6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/16502 E. , 2013/13367 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.05.2010 tarihli görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Geceleyin Fatih İlköğretim Okuluna el ve işbirliği ile hareket ederek okulun pencere korkuluğunu çıkarıp camını kırmak suretiyle giren sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c. maddelerinde düzenlenen geceleyin birden fazla kimse ile iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanıklar ... ve ... hakkında kamu malına zarar vermek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlarinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a),(b),(c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık, sanık ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar vermek suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıklar, kolluk görevlileri tarafından yakalandığında, hırsızladıkları televizyonu sattıkları, ...'u gösterip, mağdura soruşturma aşamasında iadesini sağlayarak rızai iadede bulunduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde,
TCK'nın 168. madde 1. fıkrada tanımlanan etkin pişmanlık maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık ...'in adli sicil kaydında 765 sayılı TCK'nın 522/son maddesinde ön görülen tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmadığı ve koşulları oluşmadığı halde; lehe yasa saptamasında, tekerrüre esas sabıkalarının olduğundan bahisle, sanık hakkında 765 sayılı TCK'nun 522/son maddesi uyarınca indirim hükümlerinden yararlandırılmaması,
3.Sanık ...'in yanında ikiden fazla kimse ile birlikte geceleyin Fatih İlköğretim Okuluna el ve işbirliği ile hareket ederek okulun muhkem nitelikteki pencere korkuluğunu çıkarıp camını kırmak suretiyle girip, pek hafif değerde televizyonu çaldığının anlaşılması karşısında; 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 522/1 (pek hafif), 523/2, 81/1, 59. maddelerine göre; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğü giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-a, 53, 152/1-a, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53. maddeleri ile uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması suretiyle, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yeniden yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Kasten işlemiş oldukları suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCY’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendinde yazılı “kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmalarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.