Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/272
Karar No
K. 2024/155
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/272 Esas
KARAR NO: 2024/155
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 22/03/2023
KARAR TARİHİ: 08/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/02/2024

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle; davalı şirkette 1/3 oranında pay sahibi olan müteveffa ...'nun 10/03/2024 tarihinde vefatı sonrası şirketteki payların davacı taraflara ve dava dışı diğer kardeşe intikal ettiğini, söz konusu devir işleminin .... tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan olunduğu, davalı şirketin 2014 yılından beri bilgi ve belge vermediğini, genel kurul toplantılarını yapmadığını ve kar dağıtmadığını, bu nedenle bilgi ve belge inceleme talebinde bulunularak arabuluculuğa başvurulduğunu, talebin şirketin mesul müdürlerince talebin şirket mesul müdürlerince reddinden ötürü talebin genel kurula iletilmesi için genel kurul yapılması talep edildiğini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ile şirketin genel kurul yapmadığı tespit olunarak, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 Eylül dönemine ait genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini ve kayyum atandığını, 24.12/2022 tarihli genel kurulda şirkete ait bilgi ve belgelerin incelenmesi talep edilmiş ve süre istenildiğini, bunun üzerine de toplantı genel kurulunun 28/01/2023 tarihine ertelendiğini, davacılarca yapılan incelemelerde resmi kayıtlarda ciro ve özvarlığın gerçeğe aykırı olarak sunulduğunun, şirkete ait gayrimenkullerin satıldığının veya ipotek edildiğinin, gelen paraların eksik işlendiğinin, gerçek satış değerlerinin gösterilmediğinin ve rayiç üzerinden para alınmış gibi işlemler yapıldığının, usulsüz faturalar düzenlendiğinin, kar paylarının gerçeğe aykırı olduğunun tespit edildiğini, 28/01/2023 tarihli genel kurulda bu hususların belirtildiğini ve özel denetçi atanarak şirket mesul müdürlerinin sorumluluklarının tespit edilmesi talebinde bulunulmuşsa da bu talebimiz genel kurulda mesul müdürlerin oylarının çokluğu nedeniyle reddedildiğini, davalı şirketin mesul müdürlerinin emredici hukuk kurallarına aykırı olarak ibra oylaması yapıldığını, ibra yönünde karar aldırttıklarını, bu kararların TTK 619/1 hükmüne aykırı olarak verildiğini, iptaline yönelik dava açıldığını, davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esası ile ikame olunduğunu ve derdest olduğunu, davacılarca Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan usulün tamamen uygulandığını, mahkemece görevlendirilecek özel denetçinin şirketin 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 Eylül dönemine ait; mali kayıtlar, şirket defterleri ve bilançoları incelenerek, genel kurulda sunulan bilançolarda ki usulsüzlük ve hataların tespitini, şirkete ait gayrimenkulün gerçek değeri 750.000,00 USD olmasına karşın kayıtlara 733.000,00TL olarak işlendiğinden söz konusu usulsüzlüğün incelenmesini, şirkete ait olan menkul ve gayrimenkullerin gerçek değerlerinin bilançoda yazılmamasını, 2014 yılından beri ödenmemiş olan kar paylarının tespitini, Sırbistan da PATİ DO adlı kurulan şirketin, şirketin parası ile kurulmuş olmasına karşın, paylarının kim adına göründüğünün tespitini, firmaya ait açıktan yapılan işlemlerde dışarıdan fatura girişleri yapılarak reel olmayan alımlar yapıldığını, resmi olarak ödemelerin yapılmış olmasına karşın gelir ve özvarlık olarak firmaya yansıtılmadığını tespitini, ..., ..., ..., .... işlemlerinin örnek gösterilebileceğini, yüksek miktarlı para tahsilatlarının karşılığı görünmediğinden bunların tespitini, firmaya yapılan alımların sevk irsaliyeleri ile faturaların karşılaştırılarak usulsüz işlemlerin tespitini açısından davalı şirkete özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: öncelikle davacı tarafın, genel kurul yapılmasına ilişkin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı kararından sonra kayyım huzurunda yapılan 24.12.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında bilanço ve faaliyet raporlarının dayandığı belgeleri incelemek için süre talebinde bulunduğunu ve bunun üzerine kendilerine yasal 1 ay süre verildiğini, davacı tarafın, bu süre zarfında istediği şekilde ve istediği zaman kendilerine açılan ve her anlamıyla hazır edilen tüm evrak ve belgeleri ayrıntılı olarak incelemek ve şirket ortağı olarak bunlara ilişkin gerekli her türlü evrak,doküman ve belge örneklerini alabilmek imkanına sahip olduğunu, davanın dayanağı olan TTK.md.439/2 uyarınca; dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanabileceğini , özel denetçi atanabilmesi için davacı tarafın,davalının, kanun ve esas sözleşmeyi ihlal ederek,şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını,ikna edici bir şekilde ortaya koyması gerektiğini, davacıların dava dilekçesine bakıldığında ise,davacılara Genel Kurul kararı ile şirkete ilişkin her türlü belge ve evrakı inceleyebilmek adına 1 aylık bir süre verilmesine rağmen özel denetçi atanmasını haklı gösterecek hiçbir belge ve delilin dilekçelerinde olmadığının görüldüğünü, davacıların dilekçelerinde ileri sürdükleri iddiaların tümüyle rastgele veya dedikoduya dayalı iddialar olduğunu, itibar edilemeyeceğini, ayrıca davacıların özel denetim talebinin, yerindelik ve hukukilik değerlendirmesi içerecek şekilde ileri sürülmüş olduğunu; talebin bu yönden de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada ismi geçen ortaklardan bu süreci bizzat yürüten olduğunu düşündükleri ... ile ...'nun şirket merkezine hemen her gün gelmek sureti ile şirket işleyişini bizzat takip eden ortaklar olduğunu, zira davacıların, şirket ortağı olan müteveffa ...’nun vefatının ardından miras yolu ile şirket ortağı sıfatını kazanmaları itibari ile davalı şirket yönetimi tarafından ve yasal olarak her zaman ve her aşamada kendilerinin bilgilendirilmiş olduğunu, ayrıca, her olağan genel kurul toplantısından önce de şirket hesap ve kayıtlarının davacı pay sahiplerinin incelemesine yasanın kabul edip izin verdiği sınırlar dahilinde daima açık tutulduğunu, davacılar tarafından açılan işbu davanın, şirket ortaklarından ....’na ait hisselerin davalı şirket tarafından satın alınmasına müteakip davacıların, kendi hisselerinin de davalı şirket tarafından fahiş bedel ile satın alınması yönündeki yoğun baskısının ve davalı şirket yönetimini bu şekilde olumsuz yönde etki altına alma çabasının tezahüründen başka bir anlam taşımadığını, davacıların hissesinin davalı şirket tarafından istedikleri bedelden alınmasını zorlamaya yönelik kötüniyetli bir amaç güttüklerini, TTK.MD.439/ 2 deki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin 11.6.2014 tarih ve ... e.-... k. Sayılı içtihatında da bu durum iş bu dava ile birebir aynı davadaki gibi davanın reddi gerektiğini, 28.01.2023 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında, ilgili yıllara ait tüm bilanço, finansal tablo ve faaliyet raporlarının kanuna ve usule uygun bir şekilde onaylandığını, davacıların ileri sürdüğü Bakırköy .. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ... esas sayılı dosyasının yalnızca müdürlerin ibrasına ilişkin genel kurul kararının iptali ile ilgili olduğunu bilanço ve finansal tabloların onaylanması maddesi ile ilgili olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava davalı şirkete TTK 439.maddesi gereği özel denetçi atanması talebinden ibarettir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak istenilmiş ise de; davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının inceleme gün ve saatinde tarafların hazır bulunmadıkları ve yerinde inceleme de talep etmemeleri nedeniyle inceleme yapılamamıştır.. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; dava dışı ..., dava dışı ..., davacılar ..., ..., ... ve ...'nun şirket ortağı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (“TTK”) m. 438/1 hükmü uyarınca “Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.” Özel denetim isteminde bulunabilmek için birtakım koşullar yerine getirilmelidir. Davacıların huzurdaki davayı 23.08.2021 tarihinde (yani özel denetim talebinin genel kurulca reddedildiği tarih olan 29.07.2021 tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde) ikame ettikleri, bu sebeple huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği görülmektedir.

Pay sahibi daha önce bilgi alma ve/veya inceleme haklarını kullanmış ancak bu girişimi, genel kurulun hareketsiz kalması veya geç tepki vermesi, bilgi vermeyi reddetmesi ya da tatminkâr bir cevap vermemesi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmış olmalıdır. Bu, özel denetim talebinde bulunabilmenin ön koşuludur. Madde gerekçesinde ifade edildiği üzere, bu önşart özel denetim talebinin kötüye kullanılması ve şirkete zarar vermesi tehlikesinin azaltılması amacıyla getirilmiştir. Böylece özel denetim talebi, bilgi alma veya inceleme yapma hakkının kullanılmasının pay sahibine yardımcı olamadığı durumlarda başvurulabilecek fer'i (ikincil, tali) bir yoldur. TTK.'nun 439. madde ve fıkrasına göre; genel kurulda özel denetçi tayini isteği reddedilen pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır. İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.

İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Bilgi alma ve inceleme hakkının genel kurulda kullanılmış olması gerekli olup bu husus madde gerekçesindeki “Bu şartın gerçekleştiği genel kurul tutanağıyla ispatlanır.” ifadesinden anlaşılmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar vekili her ne kadar pay sahibi oldukları davalı şirketten bilgi alamadıklarını bu nedenle özel denetçi atanmasını talep etmiş ise de, TTK m. 439/2 gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere mahkemece azlığın talebi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TK m. 438'deki koşulların somut olayda var olup olmadıklarının incelenmesi gerekir.

Davacı tarafın, davalı şirketin 24/12/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında bilanço ve faaliyet raporlarının dayandığı belgeleri incelemek için süre talebinde bulunduğu bunun üzerine iş bu toplantıda davacılara 1 aylık süre verildiği, şirketin belge ve evraklarına ulaşma imkanı bulduğu, davacıların bilgi alma hakkına sahip olduğu, davacının dava dilekçesindeki iddialarının tespiti için davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması adına, mahkememizin 14/07/2023 tarihli duruşmasında inceleme günü verildiği, inceleme gününde hazır bulunmadıkları, yerinde inceleme de talep etmedikleri anlaşılmıştır. Davacıların davalı şirket ortağı olduğu, dolayısıyla yerinde inceleme talebinde bulunarak, özel denetçi atanmasını talep ettikleri davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının yerini bildirebilecekleri, buna rağmnen davacı tarafça defterlerin nerede olduklarını bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyaya sunulu tüm deliller kapsamında, davacının davasını somut bilgi ve belgelerle ispat edemediği anlaşıldığından, davalı şirkete özel denetçi atanmasının talep edilmesinin mümkün olmaması karşısında huzurdaki dava bakımından “özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturması” gerektiği şeklindeki maddi koşulun mevcut olmadığı anlaşılmakla davalı şirkete özel denetçi atanması koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davanın reddine,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye ‭247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

6.HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair kesin karar olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog