7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında taşıma/ nakliyeye ilişkin ticari ilişkinin olduğunu, davalı şirketin kendi düzenlendiği sevk irsaliyesinde yazılı olan tüm mallarını belirtilen adresine teslim edildiğini, davacıya nakliye bedelinin ödenmediğini, nakliye bedeline ilişkin olarak davacı tarafınca 20/12/2021 tarihinde 4.004,00 TL nakliye bedelinin fatura edildiğini,-------dosyası ile takibin başlatıldığını, davalı şirketin borcunu ödemediği gibi haksız ve kötü niyetli asıl alacak, işlemiş faiz ile takibin bütün ferilerine itiraz ettiğini, takibe itiraz ile davacının alacağını tahsil etme imkanını engellenmek istendiğini, alacak rehinle veya başkaca bir şekilde teminat altına alınmadığını, borçlunun başka borçlarının da olduğunu, malları kaçırma hazırlığı içinde olduğunun duyumunu aldıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip tarihi itibariyle borçlunun 4.004,00 TL borcunu karşılayacak miktarda davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz kararı konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesini ve davalarının kabulü ile davalının ------ dosyasına yaptığı itirazının iptalini, takibin asıl alacak ve takip tarihinden itibaren Türk Ticaret Kanununun 1530 uncu maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca uygulanan temerrüt faiz oranı işletilerek devamına, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket davacı yanla değil ------ ile iletişime geçtiğini ve anlaştıklarını, ancak sonrasında taşıma işleminin ----tarafından davacıya yaptırıldığını, davacıya tüm ödemesi teslim anında yapıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkiline ait menkuller nakliye sürecinde ciddi hasar gördüğünü ve müvekkilinin yaklaşık 40.000TL maddi kayıp yaşamış olduğunu, bu durumda -------- da bilgisinin olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddini, davacı yan aleyhine %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile her bir müvekkil açısından ayrı ayrı vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası ----- çıktıları, -----sayılı dosyası, tarafların BA-BS kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen -----dosyasının incelenmesinde; takipteki 4.091,26 TL tutarlık asıl alacağın tahsili için icra takibi başlattıkları, davalı tarafın süresi içerisinde yapmış oldukları itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;Uyuşmazlığın,----- sayılı dosyasına dayanak faturadan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, Davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için ---------Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde mali müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.--------- dosyasında alınan mübrez mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. -------Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Netice itibariyle; Davacı işletmenin, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin bu haliyle usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır. ----- çerçevesinde yapılan inceleme, kontrol ve tespitlerime göre; Dava konusu Fatura ----yevmiye kaydı ile Dönemin Yevmiye Defterinde kayıt edilmiştir. Kayıtta fatura numarası -----dır. Fatura kaydı muhasebe standartlarına uygun yapılmış, ödenmesi gereken tutar olan 4.0004,00 TL 100.01 KASA hesabıyla kapatılmıştır.100 HESAP NAKİT KASA hesabı olup nakit, peşin alış ve satışların takip edildiği hesaptır. Tahsili henüz yapılmayan hesaplar için 120 ALICILAR HESABI' na borç kaydı yapılır. 2021 yılından 2022 yılına, davalı firmaya ait herhangi bir borç devri olmadığı ve defterin yasal süresinde kapanış tasdiki yaptırıldığı görüldü. Tüm incelemelerin sonucunda, hukuki durumun takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; Nihai olarak tespiti yapılan yasal defter kayıtlarına ve ---- göre ilgili fatura kaydı nakit tahsil edilmiş olarak yapılmış olup, davalı tarafa ait borç kaydı bulunmamakta ve 2022 yılına herhangi bir alacak devretmemektedir.Davacı işletmenin, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin bu haliyle usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı ile davacı arasında taşıma/ nakliyeye ilişkin ticari ilişkinin olduğu hususunda anlaşmazlığın bulunmadığı, davalı şirketin kendi düzenlendiği sevk irsaliyesinde yazılı olan tüm mallarını belirtilen adresine davacı tarafça teslim edilmesine karşın davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça tüm ödemelerin yapıldığı savunmasında bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacının bilirkişi marifeti ile incelenen defter ve kayıtlarında davalı tarafa ait borç kaydı bulunmadığı ve 2022 yılına herhangi bir alacak devredilmediği, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davacı her ne kadar fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmiş ise de takibe konu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak kasa hesabı ile kapatıldığı deftere işlendiğinden davaya konu fatura nedeni ile davalının borcunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli olmayıp, ayrıca alacaklının kötüniyetli olması da gerekmektedir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir.
Davalı taraf davacının kötüniyetle icra takibi yaptığını tüm dosya kapsamında ispatlayamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.004,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 08/05/2024