6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/15987 E. , 2013/22002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2013 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanıklar hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; 5237 sayılı TCY’nin 53.maddesinin uygulandığı kararda belirtilmemişse de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infazda gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yakınanların ahşap olan daire kapılarının zorlanarak atılı suçun işlendiğinin anlaşılmasına göre, eylemin 5237 sayılı TCY'nin 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi sonuca etkili olmadığından; sanıkların eylemine uyan hırsızlık suçunun kalkışma aşamasında kaldığı ve kalkışma aşamasında kalan suçlarda değer azlığı nedeniyle indirim yapılamayacağı gözetilmeyerek 5237 sayılı TCY'nin 145. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, şikayetçi olan yakınanlara karşı eylemin 5237 sayılı Yasa'nın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/1, 119/1-c maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasa'ya göre mala zarar verme suçunu oluşturan eylemleri nedeniyle, (mala zarar verme suçlarıyla ilgili 5271 sayılı
CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak) uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik biçimde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılıp, yargılama giderinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına cümlesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.