6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/7494 E. , 2013/25495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.) Sanığın, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “Posta ve davetiye masrafından ibaret 4 YTL, Adli Tıp ücreti olarak 80,00 YTL olmak üzere toplam 84 YTL yargılama giderinin beraat eden sanık hariç tutularak sanık ...’dan tahsiline” karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’un temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin bölümden “Posta ve davetiye masrafından ibaret 4 YTL, Adli Tıp ücreti olarak 80,00 YTL olmak üzere toplam 84 TL yargılama giderinin beraat eden sanık hariç tutularak sanık ...’dan tahsiline” sözcükleri çıkartılarak yerine “İş bu yargılama nedeniyle yapılan ve beraat eden sanık ...’ün sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına; sanık ...’un sebebiyet verdiği 40 TL Adli Tıp Kurumu gideri ile 4,00 TL tebligat ve posta giderinden ibaret toplam 44,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline ve Hazineye irat kaydına” ifadesi ile TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, 53.madde yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Üye ...'un muhalefetine karşın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY:
11.3.2008 tarihinde yapılan tek oturumda bitirilen davada, sanık ... ifadesinde "Müştekinin zararını karşılamaya hazır olduğunu, dükkânı şu anda kapalı olduğundan zararı karşılayamadığını, ancak en kısa zamanda karşılayacağını" söylediğinden; sanığa bu konuda uygun bir mehil verilmesi ve zararın karşılanması hâlinde, hakkında TCK'nın etkin pişmanlıkla ilgili 168. maddesinin uygulanması gerektiği görüşündeyim.