6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2007/2072 E. , 2011/1904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmamış ise de, mahkumiyetin doğal sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş; 17.10.2003 tarihli “Yakalama ve Üst Arama Tutanağı”nın içeriğine, göre; yakınana ait büfede kepenklerle oynandığının anonsu üzerine, bahse konu adrese araştırma için ekip gönderildiği, ekibin inceleme yaptığı sırada, büfeye 100 metre uzaklıkta bir otomobilin hızla geçtiği ve 25 metre mesafe içinde üç şahsın aydınlatma nedeniyle fark edildikleri, bunun üzerine ticari otomobilin takip edilerek, selektör yapmak suretiyle durdurulduğu, sanıkların yakalandıkları, üzerlerinden yakınana ait çakmakların ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların kuşku üzerine yakalanmaları nedeniyle suçun tamamlandığı gözetilmeden, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti saat 02.00 sıralarında yakınana ait büfenin kepenginin asma kilidini, kırarak büfenin camını da kırıp içeri girerek içeriden hırsızlık yapan sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c, 151/1.maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanıkların; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, sanık hakkındaki eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’58. maddenin uygulanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.