Esas No
E. 2024/387
Karar No
K. 2024/2740
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/387 E.  ,  2024/2740 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2881 E., 2023/1935 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/489 E., 2023/329 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.04.2013 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde çalışmaya başladığını, işten ayrılış tarihi olan 24.05.2017 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, davalı iş yerinde ... iletişim merkezinde iletişim danışmanı olarak çalıştığını, müvekkilinin 15.04.2013 tarihinde işe girmiş olmasına rağmen yaklaşık dört aylık bir çalışması ne işe giriş bildirgesi ile davalı Kuruma bildirilmiş ne de müvekkiline ait SSK primleri ödenmiştir. Bu nedenle davalı Kurum, davacı müvekkile ait çalışmalarını sigortalı hizmet olarak kabul etmediğini, davalı işyeri davacının işe giriş bildirgesini 01.08.2013 tarihinde davalı Kuruma verdiğini, davacı müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğunu müvekkile verilen şifre ile giriş yaptığı tag.....com.tr sitesinden giriş yaptığı ... Akademi Gelişim sayfa dökümlerinin olduğunu, bu siteye kendi kullanıcı adı ile giriş yaptığını ve tarihleri gösterir bir kısım ekran görüntülerini sunduklarını, davacının kullanıcı adı ile tag.....com.tr sitesine hangi tarihlerde giriş yapıldığının sorulmasını istediğini, müvekkilinin iş akdini evlenmesi nedeniyle feshettiğini iş bu fesih dilekçesine de işe başladığı tarih 15.04.2013 olarak yazıldığı ve davalıca iş bu dilekçeye hiçbir itirazi kayıt konulmadan müvekkilinin kıdem tazminatının bir kısmını ödediğini, ayrıca 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine göre davalı kurum denetim görevini yerine getirmediğinden hak düşürücü süreye bağlı olmadığını, bu nedenlerle davacının davalı iş yerinde 15.04.2013 ile 01.08.2013 tarihleri arasında bir fiil ve kesintisiz çalıştığının ve bu süre içerisinde eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile müvekkilinin emekliliğe hak kazanabilmesi amacıyla yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını, 15.04.2013 ile 01.08.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili, davacının dava dilekçesinde bahsettiği 15.04.2013-01.08.2017 tarihleri arasında hizmet tespitine ilişkin dava açtığını, davacının müvekkil şirket bünyesinde 15.04.2013 tarihinden itibaren çalıştığını iddia etse de böyle bir hizmet söz konusunun olmadığını, işyeri özlük dosyası nezdinde de görüleceği üzere belirsiz süreli iş sözleşmesini imzalama tarihi ve işe başlangıç tarihi 01.08.2017 olarak iş akdinde belirlendiğini, hesabına yatan maaş ve düzenlenen maaş bordolarının da bu iddianın gerçek dışı olduğunu gösterdiğini, ... kayıtlarında da böyle bir hizmet kaydının olmadığının da tespit edileceğini, evrak üzerinden bu iddialarının doğru olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının açtığı dava ile davalı yanında 15.04.2013-01.08.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiğini ancak davacıya ait hizmet cetvelinden de anlaşıldığı üzere davacının 2011 yılının 3 ayı ile 2013 yılının 8. ayı arasında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, Kurumun kayıtları davacının çalışmalarına dair karine olduğunu, davalı işverenin ve davacının Kurum kayıtlarının getirtilip incelenmesi gerektiğini, aynı dönemde bulunan bordro tanıklarının dinlenilmesi gerektiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle davacı tarafından açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 15.04.2013 ile 01.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Yargıtay kararları gereği dinlenilen bağımsız bordro tanıklarının genel olarak davacının davalı işyerinde çalıştığına dair beyanları ile ... müzekkere cevabında davacının davalı işyeri çalışanı olarak görev başlangıç tarihinin 13.04.2013 tarihi olduğunun tespit edildiğinin belirtilmiş olması, dosyada mevcut diğer bilgi belgeler ile davacının talep tarihleri dikkate alınarak taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 15.04.2013-01.08.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, yerel Mahkeme kararını ve gerekçesini kabul etmediklerini, kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı davalı şirket bünyesinde 15.04.2013 tarihinden itibaren çalıştığını iddia etse de hizmetin söz konusu olmadığını, belirsiz süreli iş sözleşmesini imzalama tarihi ve işe başlangıç tarihinin 01.08.2013 olarak iş akdinde belirlendiğini, hükme esas alınan tanıklarının beyanlarını ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, diğer tanık beyanları nazara alınmadan karar verildiğini, SGK dökümleri ile dosyadaki diğer belge ve bilgilerin çeliştiğini, davacının, davalı yanında 15.04.2013-01.08.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiğini ancak davacıya ait hizmet cetvelinden anlaşıldığı üzere davalı yanında 2011 yılının 3 ayı ile 2013 yılının 8. ayı arasında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, kurum kayıtlarının davacının çalışmalarına dair kesin karine olduğunu, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceğini, iş sözleşmesinin varlığı, sözleşmenin türü ve iş yerinde işe başlama süresi ile işten ayrılma süresinin yine aralıklı çalışma olup olmadığına dair ispat yükünün işçi üzerinde olduğunu, Mahkemece dinlenen bazı tanıkların davalı şirket ile arasında husumet bulunması sebebiyle beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, somut delillerle desteklenmeyen davacı iddiasının mahkemece kabulüne karar verildiğini, davacı yanca herhangi bir ihtirazi kayıt sunmaksızın imza altına alınmış olan iş sözleşmesinin davalı lehine değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı iş yerinde birçok işçi çalıştırılmakta olup iş yerindeki tüm işçilerin zamanında primlerinin yatırıldığını ancak iş bu dava ile davalının, davacı tarafı sigortasız olarak çalıştırdığı sonucuna ulaşıldığını, davalı firmanın tüm işçilerinin sigortasını yatırıp sadece davacıya ait sigortayı yatırmayacak olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi gerçeklere de aykırı olduğunu, iş yerindeki herkesin sigortasının yatıp yatmadığını kontrol edip yalnızca davacının kontrol etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacının da kötü niyetle eldeki davayı açtığının kanıtı olduğunu, Mahkemenin sadece davacı tarafın delilleri nazara alarak hüküm tesis etmesinin usule, kanuna ve yasalara aykırı olduğunu, dosyada usule ve genel uygulamaya aykırı şekilde bilirkişi incelemesi yapılmadan hatalı hüküm tesis edildiğini, bu hatalı uygulamanın davalının mağduriyetine sebep olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

Fer'i müdahil Kurum vekili, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 15.04.2013-01.08.2013 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verildiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, kurum yararına kaldırılması gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verildiğini, hükme esas alınan tanıkların beyanlarının ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, tanık beyanlarının birbiriyle çelişkili olduğunu, diğer tanıkların beyanlarının nazara alınmadan karar verildiğini, tanık beyanlarının davacının tespitini talep ettiği tarihlerde çalıştığına dair kesin karine teşkil etmediğini, SGK dökümleri ve dosyadaki diğer belge ve bilgilerin çeliştiğini, davacıya ait hizmet cetvelinden anlaşılacağı üzere davacının, 2011 yılının 3. ayı ile 2013 yılının 8. ayı arasında herhangi bir çalışması bulunmadığını, iş bu durumun davacı ve davalıya ait Kurum kayıtlarından açıkça anlaşıldığını, kurum kayıtlarının davacının çalışmalarına dair kesin karine olduğunu, yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece davacı tarafın delilleri nazara alınarak hüküm tesis edilmesinin usule, kanuna ve yasalara aykırı olduğunu, davalı işverenin ve davacının SGK nezdindeki kayıtları dikkate alınmadan yerel mahkeme tarafından hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın hukuki dayanağının mevcut olmadığını, dosyada usule aykırı şekilde bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm tesis edildiğini, dosyada bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik incelemeye dayalı hatalı hüküm tesis edildiğini, bu hatalı uygulamanın kurumun mağduriyetine sebep olduğunu istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "...Somut olayda; 1077703 sicil numaralı davalı işyerinden 01.08.2013 - 25.05.2017 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildirimi yapılmıştır. Bu sicil numaralı işyeri 23.01.2012 tarihinde kanun kapsamına alınmış olup, uyuşmazlık konusu olan 15.04.2013 - 01.08.2013 tarihleri arasında iş yeri kanun kapsamındadır. Bu işyerinde, 2013/04 - 2013/07 dönemlerine ilişkin çalışanları gösterir aylık prim hizmet belgeleri Dairemizin kaldırma kararından sonra dosya içerisine alınmış, bordro tanıkları dinlenmiş, davacı isticvap edilmiş, ... iletişim şirketine yazılan müzekkereye davacının davalı işyeri çalışanı olarak görev başlangıç tarihinin 13.04.2013 tarihi olduğunun tespit edildiği şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Mahkemece dinlenilen bordro tanıklarının genel olarak davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığına dair beyanları ile tanıkların bir kısmının iş yerinde çalışmaya başlanıldığı an kuruma sigorta için hemen bildirimde bulunulmadığına dair beyanda bulunmuş olmaları, başka bir ifadeyle sigortasız çalışmanın yapıldığını ifade etmiş olmaları ve .... iletişim şirketine yazılan müzekkereye, davacının yapmış olduğu işlemlerden davacının davalı işyeri çalışanı olarak görev başlangıç tarihinin 13/04/2013 tarihi olduğunun tespit edildiği şeklinde cevap verilmiş olması gözetildiğinde çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmiş olup davanın kabulüne dair karar verilmesinde hata yoktur. Davanın mahiyeti itibariyle bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu değildir. Açıklanan sebeplerle davalı ve feri müdahil vekilinin aksi yöne işaret eden istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog