1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : Müvekkili ile davalılar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu ilişkiden kaynaklanan alacaklar nedeniyle davalılara İzmir... Noterliği'nin 25.03.2019 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarname sonrası tarafların bir araya geldiği ve 29.04.2019 tarihli "Anlaşma" başlıklı belgeyi düzenleyip imzaladığı, bu sözleşme gereğince davalıların ödemeyi taahhüt ettikleri 108.000,00 TL ve 60.000,00 TL'lik tutarların ödenmediği, bunun üzerine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibiyle davalılara karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, her iki davalının da borca itiraz ederek takibi durdurduğu, bu nedenle davalıların haksız itirazlarının iptaliyle takibin devamına, davalıların kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı ...'e usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
2.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı ... Petrol Ürünleri Akaryakıt İnş. Tur. Nak. Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olup, mahkememizin 08.10.2020 tarihli duruşmasında davalı vekili beyanında müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğu, mahkemece bu hususun dikkate alınması gerektiği, cevaplarını sunmak üzere süre verilmesi gerektiği, ancak bu talepleri kabul edilmez ise müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığı, dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, ancak şirket yetkilisi diğer davalı ... ile davacı arasında faizli para alışverişi olduğu, bu paranın kısmen ödendiği, daha sonra ... kalan parayı ödemeyince bu kez ...'un yetkilisi olduğu müvekkili şirketin bulunduğu akaryakıt istasyonunun başka bir şirketle işletilmesi bakımından ...'a baskı suretiyle davacı ... ve ... birlikte...Akaryakıt isimli şirketi kurdukları, hal böyle olunca müvekkili şirketle olayın doğrudan bir bağlantısı olmadığı, davacı ile davalı ... arasındaki adi ilişkiden doğan bir alacak verecek ilişkisi söz konusu olduğu, bu nedenle iş bu davada mahkemenin görevsiz olduğu, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davanın ; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili için davacı tarafça davalılar hakkında başlatılan icra takibine vaki davalıların itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu görüldü.
Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurul'u Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı ve davalı için ilgili ticaret sicil müdürlüklerine müzekkere yazılarak davacı ve davalının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, dosyaya davalı için Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden, davacı için de İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılarının incelenmesinden ; davacı ve davalının şahsi ticaret sicil kayıtlarının olmadığı anlaşılmıştır.
Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacının tacir olup olmadığının tespiti açısından Karşıyaka Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ilgili kayıtlar istenillmiş olup vergi dairesinden gelen 14.07.2020 tarihli cevabi yazıda 31.12.2009 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydını terk ettiği, 2019 ve 2020 yılları itibariyle mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Yine davalı için Manisa Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış olup, gelen 08.10.2020 tarihli cevabi yazıda davalının Manisa Vergi Dairesi'nde herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ancak Çiğli ve Karşıyaka Vergi Dairesi'nde mükellefiyet kaydının bulunduğunun bildirilmiş ise de, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı anlaşılmakla sonuca etkili olmadığından davalı için ayrıca Çiğli ve Karşıyaka Vergi Dairelerine müzekkere yazılmamıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.
Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda İzmir Ticaret Sicil ve Karşıyaka Vergi Dairesi'nden gelen yazı cevaplarının incelenmesinden takip ve dava tarihi itibariyle davacının tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur.
İşbu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı ve davalı ... Petrol vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza