10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/6468 E. , 2024/5869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işlemini iptali ve aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmişitr.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yurtdışında geçen borçlanmaya esas sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre borçlandığı, tahakkuk ettirilen borçlanma bedellerini davalı Kuruma ödediği, davacının hizmet başlangıç tarihine göre yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan yaş, yıl ve prim gün sayısı şartlarını tamamladığı 02.05.2017 tarihinde 5707630 sayılı dilekçe ile tahsis talebinde bulunduğu, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 08.05.2017 tarihli yazı ile güncel tarihli hizmet belgesi vekaletname aslı ve yurtdışından yardım almadığına dair belgelerin talep edildiği, söz konusu belgelerin Kuruma ibraz edildiği, Kurumun 15.05.2018 tarihli yazısı ile tahsis talebi ekindeki vekaletnamenin süresinin dolması sebebiyle tahsis talebinin işlemden kaldırıldığı iddiasıyla davacının 08.05.2017 tarihli başvurusu sırasında yaşlılık sigortasından aylık almaya hak kazandığının tespitine, davacıya tahsis talebini takip eden aybaşından (01.06.2017) geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartının yerinde getirilmesi gerektiği, işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının vekili vasıtası ile 07.11.2012 tarihli dilekçesi ile 3201 borçlanması talebi ile başlayan sürecin ve devam eden tüm işlemlerin davacının emekli olabilmesine yönelik olduğu, davacının vekillerine verdiği vekaletnamelerin süresi sona erdiğinde noterlik marifeti ile yeniden vekaletname çıkartması vekillerinin yaptığı işlemlere sessiz kalarak zımni icazet verdiği, 3. bir vekil olarak atamadığı ve Kartal 3. Noterliğinin 02.11.2012 tarihli vekaletnamesinin süresi sona ermesine rağmen Kurum tarafından vekil vasıtası ile talep edilen 3201 borçlanma işlemlerinin yapılarak borçlanma bedelinin tahsili işleminin yapıldığı, ancak 02.05.2017 tarihli tahsis dilekçesine istinaden davacı adına yaşlılık aylığı bağlanması işlemleri sırasında davacı tarafından sonradan vekaletname çıkarılmasına rağmen Kurum tarafından tahsis dilekçesinin işleme konulmamasının yerinde olmadığı, 21.03.1971 doğum tarihli olan davacının 02.05.2017 tarihli yaşlılık aylığı tahsisi talep tarihinde 506 sayılı Kanun'un Geçici madde 81/B (f) bendi ile aranılan 20 yıllık sigortalılık süresi, 45 yaş ve 5300 günlük prim ödeme şartlarını yerine getirdiği, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2017 tarihinden geçerli yaşlılık aylığına hak kazandığı, Kurum tarafından 01.06.2018 tarihli yaşlılık aylığı tahsisi talebine istinaden davacıya 01.07.2018 tarihinden geçerli yaşlılık aylığı bağlandığından, Kurum tarafından davacının 02.05.2017 tarihli tahsis dilekçesinin işleme konulmamasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya 01.06.2017 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanması ve bağlanan yaşlılık aylıklarına ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının vekilinin tahsis talebinde bulunurken vekaletname ibraz etmesi zorunlu olup davacının söz konusu talebinin ekinde verilen vekaletnamenin süreli olması nedeniyle vekilin yetkisinin bulunmadığı, hükümsüz vekaletname ile müracaat ettiği anlaşıldığından başvurusuna işlem yapılamayacağının bildirildiği, Kurum işlemlerinin yasaya uygun olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre; 17.07.2018 tarihli Alman sigorta hizmet cetveline göre; 01.09.1992 ile 31.10.2002 tarihleri arasında çalışması nedeniyle zorunlu sigortalı olan davacının 02.05.2017 tarihli tahsis talebinin Kurumun 15.05.2018 tarihli yazısına göre; 02.05.2017 tarihli tahsis talebine ekli vekaletnamenin süresi dolduğu gerekçesiyle işleme alınmadığının bildirildiği, Kartal 3. Noterliğinin 13.06.2017 tarihli vekaletnamesi ile davacı tarafından vekaletnamenin süresinin uzatıldığı, Kurumun 13.03.2018 tarihli yazısı ile vekaletnamenin talep edilmesi üzerine yeni vekaletnamenin 26.06.2017 tarihinde Kuruma ibraz edilmesi karşısında; sonradan verilen vekaletname ile davacı asilin vekilinin yaptığı işlemlere icazet verdiği yönündeki gerekçesi yerinde ise de; 21.03.1971 tarihinde doğan davacının 05.09.2006 ile 11.09.2012 tarihleri arasında Türkiye'de zorunlu Bağ-Kur sigortalısı, 12.09.2012 ile 15.04.2017 tarihleri arasında 1635 gün 4/1-a kapsamında zorunlu sigortalı olduğu, 3212 gün 3201 sayılı Yasa kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması yaptığı, sigorta başlangıç tarihinin Almanya'da çalışmaya başladığı 01.09.1992 tarihine göre 23.05.2002 tarihinde 9 yıldan fazla 10 yıldan az sigortalı hizmeti bulunduğundan 506 sayılı Kanunun geçici 81/B-j bendine göre; sigortalılık süresi 9 (dahil) yıldan fazla, 10 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 49 yaşını doldurmaları, ve en az 5600 gün prim gün sayısı şartlarına tabi olduğundan 02.05.2017 tarihli tahsis talep tarihinden 49 yaşını doldurmadığı, 26.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmakla davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, Ankara 41. İş Mahkemesi'nin 22.10.2019 tarih ve 2018/327 Esas ve 2019/395 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından kabul edilen sigorta başlangıç tarihinin 19.03.1989 olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kazanılmış haklarını ihlal ettiği, uyuşmazlığın vekaletnamenin süreli olmasına bağlı olarak tahsis talebinin iptal edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81 inci maddesi ilgili hükümlerdir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.