Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C.

KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2017 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olan davacı ... ve müteveffa ... Beyhekim Hastanesi psikiyatri kliniğinde yatmakta olan davacı ...'ı ziyarete gittikleri esnada, ...' in sürücüsü ve maliki olduğu ... plaka sayılı araç davacı ...'ın da içinde bulundukları araca sağ ön tarafından çarptığını, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 57/1-a maddesi gereğince " Kavşaklara yaklaşırken kavşaklardaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş önceliği vermemek" trafik kuralını ihlal ettiği diğer ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise KTK'nın 52/1-a maddesi " Kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak" maddesini ihlal ettiğinden tâli kusurlu olduğunun görüldüğünü, bu çarpma neticesinde; davacılar murisi ... Selçuklu Tıp Fakültesi acil bölümüne kaldırıldığını, akabinde aynı gün Medicana Hastanesine sevk edildiğini, kaza sebebi ile beynine pıhtı atan ve sağ tarafı felç olan, konuşamayan, bilincini kaybeden müteveffanın günlerce yoğun bakımda kaldığını ve ...'ın hayatını kaybettiğini, kaza sebebiyle Konya .Ağır Ceza Mahkemesi ... E.-...

K. Sayılı dosyası üzerinden sözkonusu kazada kusurlu olan sürücülerin cezalandırıldığını, davalı sigorta şirketine zamanında başvuru yapıldığı fakat eksik evrak sebebiyle işlem yapılmadığını, müteveffa ... kaza tarihinde 72 yaşında olduğunu ve hiçbir ağır hastalığı olmayan sağlıklı bir insan olduğunu, kaza tarihinden öncesinde çocuklarına ve eşine maddi manevi destek olduğunu, psikolojik olarak sıkıntıları olan ve %80 oranında engelli olan davacı ... ailesinin (özellikle babasının) desteği ile ayakta durmaya çalışmakta iken vefatından sonra davacı ... açısından da telafisi mümkün olmayan zararlar doğurduğunu, ömür boyu ailesinin bakımına muhtaç olan davacının destekten yoksun kalma zararının davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, davacının 05.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden babası müteveffa ...'ın desteğinden yoksun kalması sebebiyle oğlu malül ... açısından şimdilik 1.000 TL, destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesine, bu kaza nedeni ile doğmuş ve doğacak sair her türlü hak ve taleplerinin fazlaya ilişkin hak ve taleplerinin saklı tutularak, yargılama sırasında daha yüksek bir tazminat çıkması halinde dava değerini bu miktara yükseltme veya ek dava açma haklarının saklı tutularak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının annesi olan ... ile 28/03/2019 tarihinde zorunlu arabuluculuk yolu ile 74.000 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, davayı kabul mânâsına gelmemek kaydı ile davalı şirket yalnızca kalan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, mahkemece alınacak aktüer hesapta anne de hesaplamaya dahil edilip garameten hesaplama yapılması gerektiğini, akabinde yapılan ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini, davacı ile müteveffa arasındakij destek ilişkisinin tespiti için, davacının engelli raporunun mahkemece temin edilmesini, akabinde de destek ilişkisi gerektirip gerektirmediğinin tespit edilmesini, usulüne uygun olarak davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını, zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, talepte bulunan davacı yada müteveffa, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerektiğini, kaza ile meydana gelen ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesini, hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, ZMMS genel şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususların yazılı olduğunu, manevi tazminatın ZMMS kapsamı dışında olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.

Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı "Maddi Tazminat" talebine ilişkindir. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı kusur oranlarına yönelik düzenlemiş olduğu 11/09/2024 tarihli raporda; sürücü ...'ın %75, sürücü ...'in %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Davalı sigorta şirketi Mahkememize sunduğu 23/09/2024 tarihli dilekçesi ile; sulh anlaşması gereği davacı taraf ile sulh olduklarını, davacının davadan fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, tarafların anlaştığını, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Dilekçe ekinde sunulan sulh anlaşmasında arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketince karşılanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili mahkememize sunduğu 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile; haklarından davalı sigorta şirketi yönünden feragat ettiklerini, karşılıklı olarak avukatlık ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307. md.) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafından ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. 6100 Sayılı HMK yönetmeliğinin Karar verilmiş dosyalara ilişkin işlemler başlığının 57. Maddesi ile Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 215. Maddesi ve (HMK 311. md.) Feragat ve kabul, beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (HMK 312 md.) Vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamede buna ilişkin özel yetki bulunması gerekir. (HMK 74/1. md.) Dâvadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemesinin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1. md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6. md.) Feragat edilmiş olmasından dolayı davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren davacı lehine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılmalıdır.

Ayrıca feragat halinde alınacak harç ise; Davadan feragat halinde nispi değil maktu harç alınır. Yargıtay . HD.'nin ... Esas, ...

K. Sayılı 25/03/2014 tarihli kararı ile davadan feragat edilmesi halinde davacıdan nispi değil maktu karar ve ilam harcının 2/3 üne hükmedilmesi gerekir.

Feragat beyanı belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde ve Yargıtay HGK 25/01/1984, ... , HD'nin 14/12/2010 tarihli ... -... sayılı ve . HD'nin 10/02/2005, ... -... sayılı ilamlarının da aynı doğrultuda olduğu anlaşıldığından davacı yanın davadan feragat ettiği anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1.Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

4.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,

Dair ; tarafların yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024

Katip Hakim

Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog