1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiğini, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturalardan;
26/04/2021 tarihli 24.437,88-TL;
26/04/2021 tarihli 2.243,77- TL;
30/04/2021 tarihli 18.832,76-TL;
30/04/2021 tarihli 17.099,50-TL;
30/04/2021 tarihli 20.673,57-TL;
30/04/2021 tarihli 665,41-TL;
10/05/2021 tarihli 16.267,65-TL;
10/05/2021 tarihli 25.318,93-TL;
10/05/2021 tarihli 27.806,39-TL;
10/05/2021 tarihli 13.924,06- TL;
10/05/2021 tarihli 53.311,89-TL;
10/05/2021 tarihli 19.878,19-TL;
10/06/2021 tarihli 4.085,66-TL;
17/05/2021 tarihli 2.747,42-TL;
17/05/2021 tarihli 23.531,69- TL;
17/05/2021 tarihli 18.135,82-TL;
24/05/2021 tarihli 7.675,15-TL ve 27/05/2021 tarihli 323,20-TL bedelli fatura olmak üzere toplamda 18 adet fatura bedelinin ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedellerini ödememesi sebebiyle faturalardaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını, reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazların yerinde olmayıp reddi gerektiğini, 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturaların gönderildiğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafın fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneğinin de dilekçe ekinde ve delillerinde sunulduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalı taraf ile yapılan abone cari hesap anlaşmasının Madde II - Tarafların Hak ve Yükümlülükleri alt başlıklı maddede "Faturaların ödeme vadesi, fatura tarihinden başlamak üzere on beş (15) gündür. Vadesinde ödeme yapılmaz ise, MÜŞTERİ, ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık yüzde üç (%3) veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi ödeyeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder" şeklinde ifade edildiğini iddia ederek; takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 296.958,94- TL asıl alacaklarından dolayı ve 6.028,21-TL işlemiş faiz olarak toplamda 302.987,15-TL ile ilgili olarak borca, faiz ve feri’lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında bahsedildiği gibi herhangi anlaşma, protokol ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, bugüne kadar da davacı ile arasında hiçbir akit düzenlenmediğini, şayet bir sözleşme varsa bile bunun müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas numarasıyla başlatılan haksız ve hukuka aykırı takibin iptali gerektiğini, ayrıca müvekkiline herhangi bir fatura gönderilmediğini, kaldı ki;
TTK 21/2 'ye göre faturayı alan kimsenin aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa içeriğini kabul etmiş sayılacağını, ancak 8 günlük sürenin ne zaman başladığının önem arz ettiğini, bu nedenle düzenlenen herhangi bir faturanın karşı tarafa gönderilmesi halinde teslim alınış tarihinin ispata imkan verecek şekilde olması gerektiğini, bunun da noter, kargo, iadeli- taahhütlü vs. gönderim ile ya da faturanın karşı tarafa bir zabıtla teslim edilmesi ya da imza karşılığı verilmesi halinde mümkün olduğunu, dolayısıyla müvekkiline usulüne uygun gönderilmiş bir fatura bulunmadığını ve bahsi geçen faturalardan haberdar olunmadığı için faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılamayacağını, işbu ticari ilişkiye ilişkin olarak müvekkiline Bakırköy ..... Noterliğinin 25.05.2021 tarihli ve ..... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkili şirketin de Kartal ...... Noterliğinden 03.06.2021 tarih ve ...... yevmiye numaralı karşı ihtarıyla işbu faturaları ve ticari ilişkiyi kabul etmediğine dair cevabi ihtarını gönderdiğini, bu sebeple borcun kabul edildiğine dair dosyada hiçbir emare bulunmadığını savunarak; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas numarasıyla başlatılan haksız ve hukuka aykırı takibin iptaline, alacaklının başlatmış olduğu takibe konu alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında taşıma işinden kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında takibe konu davacı tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının alacağının olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu, faturadan kaynaklı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı; davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklı 296.958,94-TL asıl alacak, 6.028,21-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 302.987,15-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete 20/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekilinin aynı tarihli dilekçesi ile borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu şirket vekilinin itirazı üzerine 20/08/2021 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Beşiktaş ...... Noterliğinden; 25/05/2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ mazbatasının aslından çekilme fotokopisi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Zeytinburnu ve Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Vergilendirme Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; taraf şirketlerin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın savunması, sunulan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davacının talep edebileceği faiz var ise, türü oran ve miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ..... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi ...... 'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 08/01/2022 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
08/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...
Davacı tarafın 2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 04.01.2022 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2021 yılında 18 adet ve KDV dâhil 296.958,94 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, 17 Adet KDV Dahil 296.635,74 TL tutarlı faturanın, AWB/HİZMET kısımlarına İşlem Numaralarının- Yakıt Farkı- Acil Durum Ücreti-posta Hizmeti Ücreti açıklamalarının yazıldığı ve ÇIKIŞ-VARIŞ-ÜRÜN-AĞIRLIK bilgilerinin belirtildiği, bir (1) adet KDV dahil 323,20 TL tutarlı faturanın 27.05.2021 tarihli ...... numaralı olduğu, açıklama kısmına Noter Faturası diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatı bilgilerinin belirtildiği, davalı tarafın iş bu faturalara itiraz ettiğine dair dosya muhteviyatında tevsik edici belgeye rastlanılmadığı, davacı tarafın 2021 yılında, BS Formu ile davalı tarafa ait 19 adet faturayı KDV hariç 302.071,00 TL üzerinden beyan ettiği, BA Formu ile davalı tarafa ait herhangi bir faturayı beyan etmediği, davalı tarafın 2021 yılında, BA-BS Formları ile davacı tarafa ait herhangi bir belgeyi beyan etmediği, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu Cari Hesap Ekstresinde, 2021 yılı: davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 19.04.2021 tarihli 5.162,80 TL (A) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 27.05.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 296.958,94 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter, kayıt, belge ve bilgilerini dosya muhteviyatına sunmadığı, davacı tarafın 23.06.2021 tarihinde 18 adet faturanın toplam tutarın olan 296.958,94 TL üzerinden 296.958,94 TL asıl, 6.028,21 TL işlemiş faiz ve 302.987,15 TL toplam alacak olarak takibe geçtiği, buna karşın, 04.06.2021 temerrüt tarihinden – 23.06.2021 takip tarihine kadar olan 18 adet faturanın toplamı olan 296.958,94 TL üzerinden %16,75 faizi ile işlemiş faizin 2.589,24 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren asıl alacağa %16,75 avans faizi talep edebileceği, davalı tarafça, her bir fatura ve fatura dayanakları taşımalar açısından somut itiraz ileri sürülmediği, ancak ticari ilişkinin inkar edildiği; dosyaya sunulan çerçeve lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında, davalının kaşe ve imzası ile teyit edildiği gözetilerek, davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin teyit edildiği, davacının düzenlediği faturalara somut olarak itiraz olmadığı gözetilerek, davacının kendi ücret tarifesine uygun faturalar olduğunun karine olarak kabulü gerektiği, tarifelerine aykırı düzenleme varsa ancak davacının bu aykırı talepleri fatura konusu edemeyeceği, ancak bu yönde bir itiraz söz konusu olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmamıştır. 16/03/2022 tarihli ara kararı gereğince; davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle ek rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 12/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"...
Davalı tarafın 2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2021 yılında 18 adet ve KDV dâhil 296.958,94 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, davacı tarafın 2021 yılında, BS Formu ile davalı tarafa ait 19 adet faturayı KDV hariç 302.071,00 TL üzerinden beyan ettiği, BA Formu ile davalı tarafa ait herhangi bir faturayı beyan etmediği, davalı tarafın 2021 yılında BA/BS formları ile davacı tarafa herhangi bir belgeyi beyan etmediği, davacının davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 19.04.2021 tarihli 5.162,80 TL (A) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 27.05.2021 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 296.958,94 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacı taraf ile ilgili herhangi bir cari hesap hareketinin borç veya alacak durumunun olmadığı, davacı tarafın alacak mesnedi faturalarının taşıma ilişkisini teyit ettiği gözetilerek; davalı taraf ticari defter kayıtlarında olmamakla birlikte ek inceleme neticesinde kök rapor sonuç ve kanaatlerinin aynen devam ettiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce davalı şirket yetkilisinin imza örnekleri alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalı şirket yetkilisinin imzalarının bulunduğu belge asılları imza incelemesine esas olmak üzere celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dava konusu edilen Abone Cari Hesap Sözleşmesi ve ekleri altındaki davalı şirket yetkilisine atfen atılan imzaların şirket yetkilisi ...... 'ın toplanan emsal imzaları ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması için dosyanın imza incelemesi konusunda uzman üçlü grafolog bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 17/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;" ...Tetkik konusu ...... antetli 05.04.2021 tarihli Abone Cari Hesap Anlaşmasında iki adet ve ekleri içinde yer alan ...... başlıklı 05.Apr.2021 tarihli 1 nolu sayfada bir adet, aynı tarihli müşteri detay bilgileri sayfa aslında bir adet olmak üzere ..... Deri ve Lojistik İth. İhrc. San. Tic. Ltd. Şti. kaşeleri üzerine atılmış imzaların mevcut mukayese imzalara kıyasla Tasfiye Halinde ..... Deri ve Lojistik ithalat ihracat Sanayi Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ......'ın eli ürünü OLMADIĞI " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulduğu görülmüştür.
24/03/2023 tarihli ara kararı gereğince; davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle; davacı tarafça taşımanın gerçekleştirildiği ve tesliminin yapıldığı şirketler ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, taşıma ve teslim tarihleri gözetilerek davalı tarafça bu tarihler veya yakın tarihlerde teslim yapılan şirketler tarafından yapılan ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, gerçekleştirilen taşımalar ile davalı ticari defterlerinde alış-satış faturaları ve ödeme kayıtlarının incelenerek bu hususta ek rapor düzenlenmek üzere dosyanın kök bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
01/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosya muhteviyatına sunulan davalı tarafın 2021 yılı yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin tekrar incelendiği, davacı tarafından dosya muhteviyatına taşımanın gerçekleştiği ve teslim yapıldığı şirketlere dair bir tablo sunulduğu, tablonun ek olarak rapora eklenerek dosya muhteviyatına daha önce de sunulduğu, yapılan incelemede, davacı tarafça taşımanın gerçekleştirildiği ve tesliminin yapıldığı şirketler için dosya muhteviyatına sunulan tabloda, bahsi geçen şirketler ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında aralarında herhangi bir ticari ilişkiye, fatura veya ödeme kaydına rastlanılmadığı " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmamıştır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yemin delili,
HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulması üzerine 17/07/2024 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisi tarafından yemin eda edilmiştir.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, 08/01/2022 tarihli bilirkişi kök ve 12/04/2022 ile 01/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporları, 17/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve yukarıda özetlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; davacı tarafın 2020-2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 2021 yılında 18 adet ve KDV dâhil 296.958,94 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının bulunmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlenmediği, davacı tarafın 2021 yılında, BS Formu ile davalı tarafa ait 19 adet faturayı KDV hariç 302.071,00 TL üzerinden beyan ettiği, BA Formu ile davalı tarafa ait herhangi bir faturayı beyan etmediği, davalı tarafın 2021 yılında, BA-BS Formları ile davacı tarafa ait herhangi bir belgeyi beyan etmediği, davacı tarafça taşımanın gerçekleştirildiği ve tesliminin yapıldığı şirketler için dosya muhteviyatına sunulan tabloda, bahsi geçen şirketler ile davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında aralarında herhangi bir ticari ilişkiye, fatura veya ödeme kaydına rastlanılmadığı, davalının ticari defterlerinde davalı şirketin davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, dolayısıyla davacının fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğu, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca Mahkememizce yaptırılan imza inceleme sonucunda düzenlenen 17/11/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafça dayanılan 05.04.2021 tarihli Abone Cari Hesap Anlaşmasında davalı şirket kaşeleri üzerine atılmış imzaların şirket yetkilisi ...... 'ın eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirilmiş olduğu görülmekle, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacının iddiasını ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalıya gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı davalının davacıya borcu bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
Davanın REDDİNE,
Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 3.659,33 TL harçtan mahsubu ile artan 3.231,73 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden ve devlet hazinesinden kaynaklanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 47.448,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024 Katip ...... Hakim .......