Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2016/146
Karar No
K. 2024/625
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2016/146 Esas
KARAR NO: 2024/625
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/02/2016
KARAR TARİHİ: 24/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA /

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.05.2013 tarihinde davalı sürücü ...'in yönetimindeki davalı ... A.Ş.'ne ait ... plakalı kiralık otomobil ile ... istikametinde seyir halinde iken, yolun karşısına geçmek isteyen ...'a çarptığını, müvekkili ...'nin iyileşmesine olanak bulunmayacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, trafik kazasına sebebiyet veren söz konusu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığını, olayla ilgili olarak ...

63.Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile davalı sürücü hakkında ceza yargılaması başlatıldığını, bu dosyadan alınan muhtelif bilirkişi raporları ile davalı sürücünün KTK 52/a-b maddelerine göre kural ihlalinde bulunarak kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunduğunun ortaya çıktığını, gerçekleştirilen yargılama neticesinde ...

63.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararı ile; “suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlenmesindeki diğer özellikler, kusur durumu, yaralanmanın derecesi, yaralanmanın birden fazla fıkrayı içerir şekilde olması dikkate alınarak sanığın takdiren asgari hadden uzaklaşılarak teşdiden ve tercihen 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın eylemi ile mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olması nedeniyle TCK 89/3-a maddesi gereğince sanığın cezası takdiren bir kdt artırarak 360. GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ..Sanık hakkında CMK 231/5 maddesi mağdurun zararının karşılanmadığından uygulanmasına takdiren yer olmadığına” kanaat getirilerek sanığın neticeten 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davacı müvekkili ...'ın, dava konusu trafik kazası nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı olarak %73 oranında sürekli maluliyete uğradığını, davacı müvekkili ...'nin trafik kazası üzerine hemen ... Eğitim ve Araştırma (...) Hastanesine kaldırıldığını, burada ilk ameliyatını olduğunu ve akabinde derhal ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek yoğun bakıma alındığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir kez daha ameliyat edildiğini ve çocuk cerrahisinde midesine hortum takıldığını, hayati tehlikeyi atlatan kadar burada günlerce yoğun bakımda kaldığını, sonrasında ... Hastanesinin taşınması sebebiyle ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde üçüncü ameliyatını olduğunu, kafatasından alınarak karnına konulan kemiğin çıkartıldığını, ameliyat sürecinin tamamlanması üzerine ... Devlet Hastanesinde robotik fizik tedavisi; ... Semt Polikliniğinde botoks tedavisi ve...Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde psikolojik tedavi gördüğünü, tüm bu ameliyat ve tedavilerden sonra davacı müvekkili ...'nin, annesi ... ile birlikte babaannesinin yanına ...'ın ... ilçesine taşındığını, halen Beşinci ... Merkezi'nde fizik tedavi ve öğrenim hayatını sürdürmeye çalıştığını, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle henüz 13 yaşında bulunan müvekkilinin, söz konu olay nedeniyle %73 oranında sürekli maluliyete uğradığını, gerek ruhsal ve zihinsel gelişimi gerekse de fiziksel aktivitesi ciddi oranda zarar gördüğünü ve bundan sonra hayatını normal insanlar gibi idame ettirmesinin mümkün olmadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı çalışma gücü kaybının yanı sıra çalışma ve özel hayatında fazladan efor harcamak zorunda kaldığı dikkate alınarak çalışma gücü kaybı / ekonomik geleceğin sarsılmasından, doğal kayıp olarak HMK 107. maddesi uyarınca yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere şimdilik 10.00,00 TL tutarında maddi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı müvekkilinin, oldukça kapsamlı 3 adet ameliyat geçirerek uzun süre yoğun bakımda kaldığını, uzun süre boyunca yalnızca meyve suyu ve özel mama ile beslendiğini, dinlenme ve hareket kabiliyeti açısından özel yatak ve sair malzemeler kullanmak durumuda kaldığını, Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca hastane masraflarının yanı sıra taksi dahil olmak üzere tedavi için yapılan yol masraflarının, kullanılmış ve yaşam boyu kullanılması zorunlu ilaç giderlerini, estetik zararın yol açtığı protez vs. giderler ile refakat- bakım giderlerinin belge ile ispatlanmasına gerek olmaksızın uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılacak inceleme neticesinde maddi tazminat kalemi olarak hüküm altına alınması gerektiğini, tedavi ve bakım giderlerinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, Müvekkilinin, dava konusu trafik kazası nedeniyle oldukça ciddi bir hayati tehlike geçirdiğini, büyük acılar yaşadığını, koltuk değneklerine bağımlı kaldığını ve ruhsal / zihinsel gelişimi ciddi oranda gerilediğini, bunun yanmda kaza tarihi itibariyle henüz 13 yaşında olan müvekkilinin trafik kazası nedeniyle sosyal anlamda da birçok sıkıntılar çektiğini ve çekmeye devam ettiğini, davacı müvekkilinin, yaşıtları gibi arkadaşlarıyla gezemediğini, etkin bir eğitim alamadığını, çok sevdiği futbol oyunundan dahi ayrı kaldığını, genç bir erkek olan davacı müvekkilinin karşı cinsle olan ilişkileri dahi bundan sonra yaşıtları gibi olamayacağını, hal böyle iken, manevi tazminatın telafi edici ve caydırıcı unsurları etkin olmak üzere, davacı müvekkili ...'nin dava konusu haksız fiil nedeniyle çektiği ve çekeceği tüm maddi ve manevi acı için 100.000,00 TL manevi tazminatın ... ve Sigorta Şirketi hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, bunun yanında dava konusu olay nedeniyle davacı ...'nin yanı sıra annesinin ve babasının da duygusal ve sosyal kişilik değerleri zarar görmüş olduğunu, davacılar ... ve ... için 50.000,00 TL'şerden manevi tazminatın ... ve Sigorta Şirketi hariç diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA/

Davalı ... Başkanlığı vekilinin ...tarihli cevap dilekçesinden özetle; vekili olduğu kurum yönünden dava şartı noksanlığı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davaya bakmakla yükümlü mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu ve davanın görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, söz konusu kanun, yönetmelik ve genelge hükümleri çerçevesinde, trafık kazasi nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri (tedavi, tibbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderleri) Sağlık Uygulama Tebliği (sut) kapsamında kurumlarınca karşılanmakta olduğunu, iş göremezlik ve bakıcı giderleri gibi Kurumlarınca karşılanmayan talepler için sigorta şirketlerinin sorumluluklarının devam etmediğini, müvekkili kurumun ilgili birimi ... ile yaptıkları yazışma neticesinde, davacının herhangi bir başvurusunun bulunmadığının öğrenildiğini, davacı adına ...Sunucuları tarafından Kurumlarına fatura edilen tedavi giderlerinin ayrıntılı dökümünü sunduklarını, müvekkili kurumun mevzuat çerçevesinde üstüne düşen ödeme yükümlülüğünü ifa etmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın müvekkili Kurum yönünden reddi ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine, görev itirazlarının kabulü ile davanın görevsizlik nedeni ile reddine, dava dosyasının görevli İstanbul İş Mahkemesi'ne gönderilmesine, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .. A.Ş. Vekilinin 13.06.2016 tarihli cevap dilekçesinden özetle; davacının 16.05.2013 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda maddi ve manevi tazminat talebiyle davayı ikame ettiğini, dosya evrakından anlaşıldığı üzere, müvekkiline ait ... plaka sayılı araç şoförünün kusurlu olmadığının açık olduğunu, kaza sonrası trafik polislerince olay yerinde tutulan kaza tutanağından da anlaşılacağı üzere, davacının olayın gerçekleştiği yerin çok az ilerisinde üst geçit olmasına rağmen, üst geçidi kullanmak yerine aniden trafik akışının yoğun olduğu ana yola atlayarak karşıya geçmek istediğini, söz konusu kaza tutanağında diğer davalı, araç sürücüsü ...’e hiçbir kusut atfedilmediğini, kusur yönünden müvekkili şirkete davada husumet yöneltilemez olduğunu, uzun süreli kiralama sözleşmesi sebebiyle aracı işleten sıfatının davalı müvekkilinden kiracıya geçmesi sebebiyle kazadan doğan zarardan ötürü müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, uzun süreli kiralamalarda işleten sıfatının el değiştirdiği içtihat edildiğini, yasa hükmü ve yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğu üzere, husumetin 3. şahıs olan (işleten) kiracıya yöneltilmesi gerekirken davalı müvekkiline yöneltilmesi sebebiyle davanın müvekkili açısından husumet yönünden reddinin gerektiğini, bu bağlamda kazanın mevcudiyeti de dâhil olmak kaydı ile iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanın dilekçesinde trafik kazası esnasında diğer davalı ...’in kaza tarihinde aracı kullandığının anlaşıldığını, yani davalılardan ...’in kaza tarihi itibarı ile dava dışı ... ŞTİ.’nin emrinde çalıştığını ve zararın işin görülmesi esnasında gerçekleştiğini, davaya konu olan işin yapılması esnasında gerçekleştiğinden bir iş kazası niteliğinde olduğunu, bu sebeple de çalıştıran ... LTD. ŞTİ.’nin kusuru oranında sorumluluğu cihetine gidilmesi gerektiğini ve dolayısı ile husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın aleyhte sonuçlanma ihtimaline karşı sorumlulara zararlarının rücu edilmesi ihtimaline binaen davanın adam çalıştıran kiracı ... ŞTİ.’ne ihbarını talep ettiklerini, ayrıca düzenlenen kaza tutanağının aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, kaza sonrasında trafik polisince tespit edilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, hatalı tanzim edilen kaza raporuna dayanılarak tazminatın tespiti cihetine gidilemeyeceğinden ve hüküm tesis edilemeyeceğinden, yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesine ve düzenlenecek rapora göre kazadaki kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı vekilinin, dava dilekçesinde müvekkillerinin uğradığını öne sürdüğü maddi zararlara ilişkin olarak herhangi bir dayanak yahut belge sunmamış olduğunu, tazminat talebinin sebebi ve dayanağının, maddi zararların hangi kalemlerden oluştuğu, zararın kaynağı net olarak belirtilmemiş olduğunu ve birlikte zikredilen zarara ilişkin olarak herhangi bir fatura ve sair belge sunulmadığını tamamıyla muğlâk olan bir zarardan söz edildiğini, zikredilen hasarın mevcudiyetini kabul anlamına gelmemekle birlikte yasa ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğu üzere zarardan sorumlu olanların ancak ve ancak kusurları oranında zikredilen zararın tazminiyle mükellef olacağından öncelikle davacı vekilinin mevcudiyetini öne sürdüğü zararın ilgili belgelerin sunulması suretiyle tespitinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, manevi tazminatın, davalı tarafın kusurlu bulunduğu takdirde, davacının elem ve ızdırabını telafi edici özelliğe sahip olduğunu, zenginleşme kaynağı olmadığını, tüm izah edilen sebeplerle müvekkili şirket açısından davanın reddi gerektiğini, davanın kazaya karışan aracın işleteni ...Ltd. Şti.’ne ihbarının gerektiğini, kanun ve Yargıtay İçtihatları dolayısıyla müvekkilinin işleten olmadığından, davanın müvekkili açısından reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

27.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26.03.2021 tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde; ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'in %15 oranında kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu belirtildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları yönünden, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 198.781,80 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta yönünden 12.02.2016 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 16.05.2013 kaza tarihi; faiz nev'inin yasal faiz olduğunu, ATK 2. İhtisas Kurulunun 02.09.2019 tarihli raporunda davacının bakıcıya ihtiyacı olan sürenin tespitine ilişkin bir değerlendirmenin bulunmadığını, davacının bakıcıya ihtiyaç duyabileceği sürenin ve talep edilen, paramedikal tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden bu hususta değerlendirme yapılabilmesi mümkün görülmediğini bildirilmiştir.

06.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 16.05.2013 tarihinde trafik kazasında yaralanan 18.04.2000 doğumlu ...'ın, uyuşmazlık noktaları yönünden, 16.05.2013-31.12.2017 tarihleri arasında bakıcı ihtiyacı olduğunu, 75.792,30 TL bakıcı,2.500,00 TL bakım için tıbbi malzemeler ve 4.000,00 TL ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için olmak üzere dönemsel rayiç bedellerle 82.292,30 TL gideri olduğunu, davalıların %15 kusurları oranında 82.292,30 TL bakıcı tedavi giderinin 12.343,85 TL kısmından sorumlu olduğunu, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 253.520,03 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta yönünden 12.02.2016 dava tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 16.05.2013 kaza tarihi; faiz nev'inin yasal faiz olduğunu, ek raporda hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zararının kök raporda hesaplanan maddi zarar tutarından daha fazla olmasının bu ek raporda 01.07.2022 tarihi itibarı ile %30 oranında artan asgari ücretin nazara alınmasından kaynaklandığını, bu yönüyle kök ve ek raporlar arasında bir çelişkiden bahsedilemeyeceğini bildirmişlerdir.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... Tarih ve ...Sayılı raporunda özetle; " Tüm dosya kapsamı, ...

63.Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosya sureti, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı (2 sayfası) ve bilirkişi raporları incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; Olay mahalli yolda geçerli azami hız limiti durumu ve mevcut yol özellikleri, olay yerine yakın mesafede yaya üst geçidi mevcut iken yayanın burayı kullanmamış olması, olay mahallinde orta refüj üzerinde yaya geçişini engeller demir korkuluklar mevcut olması, bunlara karşın karşıdan karşıya geçmek isteyen birkaç yaya mevcut iken otomobil sürücüsünün zamanında gerekli-yeterli fren tedbirine başvurmamış olması durumları birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki kanaate varılmıştır; Mevcut verilerle;

A) Sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahaldeki yolda seyir halindeyken olay mahalline yaklaştığında, sağ ilerisinde karşıdan karşıya geçiş için yola girdiğini gördüğü yayalara karşı ikazda bulunduğunu belirtmesine karşın zamanında gerekli-yeterli fren tedbirine başvurmamış bulunmakla olayda kusurludur.

B) Yaya ... olay mahallinde karşıdan karşıya geçişi için kendi can güvenliği açısından öncelikle yakın mesafede mevcut yaya üst geçidini kullanması gerekirken kullanmadığı, yaya geçişine uygun olmayan kesimde ise karşıya geçişi öncesi ve geçişi sırasında taşıt yolu üzerinde seyir halindeki araç tarfiğine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını olay yerine yaklaşan araçlara vermesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, sol tarafından yaklaşan aracın hızını-mesafesini dikkate almaksızın karşıya geçmeye çalışmakla kazaya karıştığı olayda kusurludur.

SONUÇ

Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, B) Yaya ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'nun ... Tarih ve ...Sayılı Raporunda: " Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 18/04/2000 doğumlu ...’ın 16.05.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak ; Gr1 I (13b........50)A % 54 E cetveline göre %47 (yüzdekırkyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/02/2020 tarih ve 40968900-101.01.02-2020/683 Sayılı ek raporunda özetle: " Dairemizce düzenlenmiş ... tarih ... sayılı raporda; Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, yaya ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, ... 63.Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosya sureti, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağının tamamı ve bilirkişi raporları incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; Olay mahalli yolda geçerli azami hız limiti durumu ve mevcut yol özellikleri, olay yerine yakın mesafede yaya üst geçidi mevcut iken yayanın burayı kullanmamış olması, olay mahallinde orta refüj üzerinde yaya geçişini engeller demir korkuluklar mevcut olması, bunlara karşın karşıdan karşıya geçmek isteyen birkaç yaya mevcut iken otomobil sürücüsünün zamanında gerekli-yeterli fren tedbirine başvurmamış olması durumları birlikte değerlendirilmiş, kaza tespit tutanağının daha önce dosyaya eklenmemiş olan sayfaları dosyaya eklendiğinde mevcut kusur dağılımında değişiklik gerektirecek bir veri bulunmadığı görülmüş, ...tarih ... sayılı rapordaki kusur durumu gerekçeleri ve oranlarının geçerli olduğu anlaşılmıştır.

SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;

A) Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, B) Yaya ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek EK RAPORDUR. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... Tarih ve ... Sayılı raporunda: " Tüm dosya kapsamı, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, gerekçeli karar, bilirkişi raporları, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Raporu ve ek raporu incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup: Kaza tespit tutanağından olay mahallinin fiziki niteliği incelendiğinde; yaya üst geçidinin ve orta refüj üzerinde geçiş engelleyici bariyerler bulunduğu anlaşılmaktadır. 3 şeritli yol üzerinde yaya geçişinin bariyer ile kısıtlandığı ve güvenli geçiş için yaya üst geçidinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu fiziki koşullarda mahaldeki ilk geçiş hakkının sürücüde olduğu aşikardır. Yayanın kendisine yakın olan yaya üst geçidini kullanması ve bu yoldan geçiş yapmaması gerekmektedir. Normal şartlar altında 3 şeritli bu mahalde yola sürücüler açısından yaya girişinin olacağı beklenemez. Ancak sürücünün ifadesinde bahsettiği yaya topluluğu ve hız aşımı dikkate alındığında; sürücünün bu mahalden geçişini çok daha kontrollü ve hızını azaltarak gerçekleştirmesi gerekirken, sürücünün bu hususlara riayet etmemesi bir kusur sebebidir. 10.04.2019 tarihli İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Raporu ve 11.02.2020 tarihli ek raporunda belirtilen kusur gerekçelerinin; yaya ve sürücünün kazaya etki eden davranışlarına uygun olarak yazıldığı anlaşılmış ve kusur oranları heyetimizce kabul görmüştür. A) Sürücü ... idaresindeki otomobil ile yol üzerindeki seyrini kendisine ayrılan hız sınırlarının üzerinde sürdürdüğü, ilerisindeki yaya grubunu gördüğünde hızını azaltarak bu mahalden geçişini teyakkuz halinde gerçekleştirmediği, sağından başlayarak geçiş yapan yayaya karşı hızından da kaynaklı etkin tedbir alamadığı olayda kusurludur. B) Yaya ..., geçişini yakınında bulunan yaya üst geçidini kullanarak gerçekleştirmediği, orta refüjünde bariyer bulunan yol üzerinde nizamlara aykırı şekilde geçiş yaptığı, geçişini öncesinde solundan gelen araçların hız ve konumlarına ilişkin gerekli kontrolleri yapmadığı, solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermediği, kontrolsüzce geçiş yaparak solundan gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurludur.

SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;

A) Sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu, B) Yaya ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve adli tıp kurumunca düzenlenen raporlar birlikte tetkik edildiğinde; 16.05.2013 tarihind davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine doğru ... Bulvarı üzerinde sol şeritte seyir halindeyken ...Sokak kavşağına geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, sağından kaplamaya girerek geçiş yapan yayalardan davacı yaya ...'a çarpması sonucu yayanın yaralanmasına konu kazanın meydana geldiği, Trafik ihtisas Dairesi bünyesinde oluşturulan 02/06/2021 tarihli "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu" tarafından hazırlanan 07/06/2021 tarihli adli tıp raporunda sürücü ...’in %15 (yüzde on beş) oranında, Yaya ...’ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, maluliyet oranının tespitine ilişkin ATK 2. İhtisas Kurulunun 02.09.2019 tarihli raporunda ...’ın 16.05.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, kaza tarihi itibar ile11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca E cetveline göre %47 (yüzdekırkyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde davacı %85 oranında kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının %85 oranında kusur indirimi yapılması gerekeceği, davacı kaza tarihinde 13 yaşında ve sigortalı çalışan olmadığından ve somut olay iş kazası olmadığından davacıya ... tarafından herhangi bir ödeme yapılabilmesi ve gelir bağlanabilmesinin mümkün olmadığı, buna göre rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığında dair belge olmadığından ödeme tenziline mahal bulunmadığı, aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan rapora göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 253.520,03 TL olduğu,a) ... plakalı araç kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanmış olup, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı ayrı 250.000,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 253.520,03 TL olup, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 250.000-TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar aktüerya bilirkişi raporunda "dosyadaki kira sözleşmesinden mülkiyeti ... A.Ş. olan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...Ltd. Şti. ne kiraladığı görülmüştür. Bu durumda; uzun dönem kiralama sebebiyle işletenin sıfatı dava dışı ... Ltd. Şti. ne geçmiştir. Buna göre; davaya konu hasara ilişkin sorumluluk 2918 sayılı Kanunu'nun 85. Maddesi gereği, dava dışı .. Şti.” ne geçmiştir. Bu itibarla, davalı ...A.Ş.” nin sorumluluğunun bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır" denilse de mahkememizce 18/10/2016 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile davalı ... A.Ş.'den kra sözleşmesinin dosyaya sunulması istenilmiş, davalı şirket tarafından sunulan kira sözleşmesinin incelenmesinde, davalılardan ... ile ... A.Ş. Arasında imzalanan 14.04.2013 tarihli araç kiralama sözleşmesi ile "..." plakalı aracın 14.04.2013 - 14.05.2013 tarihleri için 1 aylığına ...'e kiralandığı, davalı ..., "..." plakalı aracı 14.05.2013 tarihinde davalı ... A.Ş. çalışanı ...'a teslim ettiği, bunun üzerine davalı ... 14.05.2013 tarihinde (yani "..." plakalı aracın kira süresinin bittiği gün) davalı ... A.Ş. ile yeni kira sözleşmesi imzalayarak bu kere "..." plakalı aracı 14.05.2013 - 13.06.2013 tarihleri için kiraladığı, son olarak davalı ... 16.05.2013 tarihinde "..." plakalı araçla dava konusu trafik kazasını gerçekleştirdiği, sonuç olarak davalı ... A.Ş. tarafından dosyaya sunulan belgelerle sabit olduğu üzere 16.05.2013 tarihinde dava konusu kazanın gerçekleştirildiği "..." plakalı araca ilişkin olarak bu tarihte geçerli bulunan bir kira sözleşmesi bulunmadığı gibi bir önceki kira sözleşmesinin de 1 aylık olduğu görülmekle davalı şirketinde meydana gelen kazadan sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacıların tedavi ve bakım giderleri yönünden de tazminat talebinde bulunduğu, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı SUT- Tedavi Giderleri Değerlendirme Uzmanı ... tarafından hazırlanan 06/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı ...'ın 16.05.2013-31.12.2017 tarihleri arasında bakıcı ihtiyacı olduğu, 75.792,30 TL bakıcı,2.500,00 TL bakım için tıbbi malzemeler ve 4.000,00 TL ulaşım ve bu süreçteki temel ihtiyaçları için olmak üzere dönemsel rayiç bedellerle 82.292,30 TL gideri olduğu, davalıların %15 kusurları oranında 82.292,30 TL bakıcı tedavi giderinin 12.343,85 TL kısmından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat talepleri yönünden ise; Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça belirtilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Zira kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK m. 4 hükmünde açıkça belirtilmiştir. Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, tarafların kusur durumu ve maluliyet durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 35.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 35.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, Maddi tazminat talebi yönünden ise davanın kabulü ile, 253.520,03-TL sürekli iş görmezlik maddi tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinde, diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 250.000-TL ile sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 12.343,85-TL tedavi ve bakım masrafı olarak maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinde, diğer davalı ... Sigorta A.Ş ve ... yönünden dava tarihi 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'den ve ...'dan (... yönünden 244,65-TL ile sınırlı olmak üzere )müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Maddi tazminat talebi yönünden DAVANIN KABULÜ İLE,

253.520,03-TL sürekli iş görmezlik maddi tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinde, diğer davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'den (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 250.000-TL ile sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

12.343,85-TL tedavi ve bakım masrafı olarak maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinde, diğer davalı ... Sigorta A.Ş ve ... yönünden dava tarihi 12/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'den ve ...'dan (... yönünden 244,65-TL ile sınırlı olmak üzere )müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

2.) Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile,

75.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

35.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

35.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Maddi Tazminat Yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 18.161,16-TL nispi karar harcının peşin yatırılan 720,68-TL peşin harç ve 4.352,44 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 13.088,04-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 41.879,58 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... Sigorta A.Ş ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden;

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.904,95 TL nispi karar harcının peşin yatırılan 720,68 TL peşin harç ve 4.352,44 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 4.831,83 TL harcın davalılar ... ve ... A.Ş'den alınarak müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davalı ... SAN.A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı ... SAN.A.Ş.'ne verilmesine,

Davacılar tarafından yapılan toplam 4.166,33-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.674,45 TL yargılama gideri ile 720,68 TL peşin harç, 4.352,44 TL tamamlama harcı ve 29,20-TL başvurma harcı toplamı 8.766,77 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan bakiye gider avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair davacı, davalı ..., davalı ... A.Ş, Davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca E cetveline göre %47 (yüzdekırkyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde davacı %85 oranında kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının %85 oranında kusur indirimi yapılması gerekeceği, davacı kaza tarihinde 13 yaşında ve sigortalı çalışan olmadığından ve somut olay iş kazası olmadığından davacıya ... tarafından herhangi bir ödeme yapılabilmesi ve gelir bağlanabilmesinin mümkün olmadığı, buna göre rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığında dair belge olmadığından ödeme tenziline mahal bulunmadığı, aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan rapora göre davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 253.520,03 TL olduğu,a) ... plakalı araç kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalanmış olup, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı ayrı 250.000,00 TL olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 253.520,03 TL olup, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 250.000-TL ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar aktüerya bilirkişi raporunda "dosyadaki kira sözleşmesinden mülkiyeti ... A.Ş. olan ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...Ltd. Şti. ne kiraladığı görülmüştür. Bu durumda; uzun dönem kiralama sebebiyle işletenin sıfatı dava dışı ... Ltd. Şti. ne geçmiştir. Buna göre; davaya konu hasara ilişkin sorumluluk 2918 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu HMK md.107 TCK md.89/3 CMK md.231/5 HMK md.345 K27021 md.85
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog