2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynak- lanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle: Müvekkili hakkında Antalya genel icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ... tanzim tarihli ve ... vade tarihli ....-EURO bedelli bonoya dayalı olarak takibe girişildiğini, müvekkilin takibe dayanak bu bononun tanzim tarihinde yurt dışında olduğunu, ayrıca imzanın da müvekkile ait olmadığını, davalının cevap dilekçesinde belirttiği iş yeri kira sözleşmesinin feshi protokolünün düzenlendiği ... tarihinde de müvekkilinin yurt dışında olduğunu ayrıca davalı tarafın ... tarihli dilekçe ile imzanın müvekkilinin verdiği vekaletnameye dayalı olarak ... tarafından imzalandığı ve müvekkilinin borçtan sorumlu olduğu yönündeki iddialarının da savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu, bu şekilde savunmanın genişletilmesine muvafakatle- rinin olmadığını, kaldı ki bu senet kira ilişkisi sebebi ile düzenlenmiş teminat vasıflı bir senet ise davalının alacağının doğduğunu ispatlaması gerektiğini ve kambiyo takibine konu edilemeyeceğini belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu takibe dayanak bononun mü- vekkili ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesine konu ödenmeyen kira bedelinin ve de cari borcuna karşılık düzenlendiğini, zira davacının müvekkilinden kiraladığı dükkandan malzemelerini alıp dükkanı boşaltması sonrasında düzenlendiğini, aralarındaki tahliye tuta- nağının ... tarihli oluşu, aynı tarihli anahtar teslim tutanağı ve aynı tarihli iş yeri kira sözleşmesi feshi protokülünden de görüleceği üzere müvekkili şirkete davalının ...- EURO kira borcu ....-TL cari borcu olduğunun anlaşılıdığını, kambiyo senedinin illet- ten mücerret olduğunu ve borçlu olmadığını davacının ispatlaması gerektiğini, davayı görme- ye görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, belirtmiş daha sonra verdiği dilekçe ile de dava konusu bononun davaca tarafından verilen vekaletnameye uygun olarak dava dışı vekil ... tarafından imzalandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede:
HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir. Somut olayımızda; uyuşmazlık borçlu olunmadığı iddia edilen bononun davalının dayandığı kira sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kira bedeli ve kirala- nanın kullanılması ile ilgili cari borç sebebi ile düzenlendiği iddia edildiğine göre taraflar arasındaki ilişkinin mahiyetinin kira ilişkisi olduğunun kabulü gerektiğinden davaya bakmaya sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Bononun ticaret kanununda düzenlenmesinin "kira ilişki- sinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar" ın sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiğine ilişkin kanun hükmü karşısında ticaret mahkemesini görevli hali getirmez çünkü özel görev kuralı önce uygulanır. Bu sebeple davanın görev yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1.Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Sulh hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3.HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 07/12/2020 Katip ... (~e-imzalı~) Hakim ... (~e-imzalı~)