2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/398 E. , 2024/11062 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131616 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda ilk yargılamada görev alan Hakim Recep Şahin'in yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararda da görev almış olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE-KARAR 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 318/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına karar verir. Bu olağanüstü kanun yolunun birinci aşamasını yenileme isteminin kabule değer olup olmadığını belirlemek için yapılacak inceleme oluşturur. İstemin yerinde olup olmadığı istemi, duruşma açılmaksızın başvurunun öngörülen biçime uyup uymadığı, dilekçe ya da tutanakta ileri sürülen nedenlerin, yenilemeyi gerektirir nitelikte olup olmadıkları, kanıtların gösterilip gösterilmedikleri hususlarıyla sınırlı olarak esas hükmü veren mahkeme tarafından incelenir. Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu başvurunun kabule değer görülmediği taktirde istemin reddine, aksi durumda ise ikinci aşamaya (yani yargılamanın yenilenmesine) geçilmesine karar verilmesi gerekir. Yargılamanın yenilenmesine yönelik istemin kabule değer olduğuna karar verilip, yeniden yapılacak olan "Yargılamanın yenilenmesi" aşamasına yani ikinci aşamaya geçildikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesi dikkate alınacaktır. 5271 sayılı Kanun’un 23/3. maddesinde "yargılamanın yenilenmesi halinde" davaya bakma yasağı getirilmiştir. Böylece, aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hâkimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek, hâkim tarafsızlığı bu yönüyle de sağlanmak istenmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin karar belirtildiği gibi, dosya üzerinden yani duruşma açılmaksızın yalnızca 5271 sayılı Kanun’un 301. maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerin mevcut olup olmadığı ve başvuru koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden yapılan değerlendirme sonucunda verilmektedir. İstemin reddine ilişkin kararlara da itiraz mümkündür ve itiraz üzerine istemin kabule değer olup olmadığı başka bir hâkim tarafından da değerlendirilmektedir.
İstemin kabule değer görülmesi halinde ise; 5271 sayılı Kanun’un 321/2. maddesi uyarınca mahkemece, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilmektedir. Bu aşamadan sonra aynı Kanun’un 23/3. maddesindeki düzenleme uygulanmaya başlanacaktır. Zira amaç, yargılamayı yani kanıtların değerlendirilmesini başka bir hâkime yaptırmaktır. Aksinin kabulü halinde; sadece biçimsel bir inceleme olan birinci aşama içinde, başka bir hâkim görevlendirmesi gerekecek olup, bu durum uygulamada gereksiz, dayanaksız ve çoğu kez temyiz nedenleri tekrar edilerek yada tebligatlara yönelik itirazları içeren başvurular nedeniyle merci sıfatıyla görevlendirme yapan mahkemelerin ve görevlendirilen hâkimlerin gereksiz mesai harcamalarına neden olmaktadır.
Ayrıca yargılamanın yenilenmesi talebi geldiğinde mahkeme diğer hâkimin görevlendirilmesi konusunda merciine dosyayı göndermesi, mercinin görevlendirme yapması ve görevlendirilen hâkime dosyanın gönderilmesi onun dosyayı inceleyerek talebin kabule değer olup olmadığına karar vermesi özellikle işi yoğun olan yerlerde uzunca bir zaman alıp, tutuklu ve hükümlü dosyalarda derhal tahliye edilmesi gereken tutuklu ve hükümlülerin bu süre zarfında haksız yere cezaevinde kalmalarına da yol açmaktadır. Oysa ki; talebi alan mahkemenin hâkimi yargılamanın yenilenmesi gerekliliğini gördüğünde, dosyaya yeni bakacak olan hâkime göre daha kısa zaman içerisinde olacağından bu kararı vermesi makul sürede yargılanma ilkesine de daha uygun olacaktır. Kaldı ki; 5271 sayılı Kanun’un 318/1. maddesi birinci aşama olup, istemin nereye yapılacağı, bu mahkemenin ne karar vereceğini açıkça belirtmiş, mahkeme kabule değer görürse zaten dosyadan el çekecek ve yeni bir hâkim görevlendirilmesi için merciine dosyayı gönderecek, aksi takdirde istemi kabule değer görmeyecek, bu karar da zaten itiraz merciince incelenecektir. Bu açıklamalar ışığında, kanun yararına bozma talebine konu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 15.09.2022 tarihli ve 2022/824 Değişik İş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.