12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili şirketin 31.10.2015 tarihli, 195.689,81 TL olan cari hesap alacağına ilişkin, davalı/borçluya 04.01.2016 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu iş bu takipte borca ve yetkiye itirazda bulunduğunu, davalı/borçlunun yetki itirazı üzerine dosya .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı (Eski No ...) esasına kaydedildiğini, davalı/borçlu iş bu takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk gereği başvuru yaptıklarını, anlaşamadıklarını, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında ticari alım-satım ilişkisinin bulunduğunu, muhtelif tarihlerde davalı/borçluya ürün satışı yapıldığını, satışlara istinaden 28.12.2011 tarihli 2.261,23 TL satış bedelli, 0612.2011 tarihli 2.171,49 TL satış bedelli, 03.11.2011 tarihli 2.723,20 TL satış bedelli, 29.09.2011 tarihli 2.415,94 TL satış bedelli, 14.03.2012 tarihli 2.697,15 TL satış bedelli, 21.03.2012 tarihli 3.109,29 TL satış bedelli, 27.03.2012 tarihli 3.446,53 TL satış bedelli, 13.04.2012 tarihli 1.640,50 TL satış bedelli, 27.04.2012 tarihli 4.557,43 TL satış bedelli, 04.05.2012 tarihli 5.288,45 TL satış bedelli, 07.05.2012 tarihli 3.390,65 TL satış bedelli, 11.05.2012 tarihli 2.026,08 TL satış bedelli, 22.05.2012 tarihli 2.404,11 TL satış bedelli, 30.05.2012 tarihli 1.133,17 TL satış bedelli, 13.06.2012 tarihli 2.955,16 TL satış bedelli, 29.06.2012 tarihli 4.692,34 TL satış bedelli, 27.07.2012 tarihli 3.631,75 TL satış bedelli, 08.08.2012 tarihli 1.187,68 TL satış bedelli, 30.08.2012 tarihli 2.577,88 TL satış bedelli, 06.09.2012 tarihli 5.545,29 TL satış bedelli, 14.09.2012 tarihli 2.725,11 TL satış bedelli, 27.09.2012 tarihli 6.730,32 TL satış bedelli, 04.10.2012 tarihli 3.757,05 TL satış bedelli, 11.10.2012 tarihli 1.595,19 TL satış bedelli, 19.10.2012 tarihli 1.587,90 TL satış bedelli, 31.10.2012 tarihli 7.760,29 TL satış bedelli, 07.11.2012 tarihli 4.041,97 TL satış bedelli, 14.11.2012 tarihli 1.233,79 TL satış bedelli, 16.11.2012 tarihli 2.935,77 TL satış bedelli, 16.11.2012 tarihli 7.760,29 TL satış bedelli, 16.11.2012 tarihli 1.587,90 TL satış bedelli, 16.11.2012 tarihli 3.757,05 TL satış bedelli, 23.11.2012 tarihli 2.395,65 TL satış bedelli, 03.12.2012 tarihli 2.072,91 TL satış bedelli, 07.12.2012 tarihli 6.776,49 TL satış bedelli, 14.12.2012 tarihli 941,10 TL satış bedelli, 19.12.2012 tarihli 8.518,75 TL satış bedelli, 28.12.2012 tarihli 3.899,36 TL satış bedelli, 29.12.2012 tarihli 278,59 TL satış bedelli, 29.01.2013 tarihli 1.924,78 TL satış bedelli, 30.01.2013 tarihli 7.636,43 TL satış bedelli, 28.02.2013 tarihli 2.197,70 TL satış bedelli, 07.03.2013 tarihli 7.706,85 TL satış bedelli, 15.03.2013 tarihli 8.632,10 TL satış bedelli, 18.03.2013 tarihli 1.830,19 TL satış bedelli, 20.03.2013 tarihli 1.693,06 TL satış bedelli, 03.04.2013 tarihli 1.749,95 TL satış bedelli, 11.04.2013 tarihli 10.527,76 TL satış bedelli, 18.04.2013 tarihli 6.983,39 TL satış bedelli, 24.04.2013 tarihli 5.677,12 TL satış bedelli, 29.04.2013 tarihli 3.341,09 TL satış bedelli, 02.05.2013 tarihli 4.774,78 TL satış bedelli, 10.05.2013 tarihli 336,42 TL satış bedelli, 14.05.2013 tarihli 7.250,27 TL satış bedelli, 24.05.2013 tarihli 4.708,89 TL satış bedelli, 05.06.2013 tarihli 3.778,41 TL satış bedelli, 11.06.2013 tarihli 4.601,31 TL satış bedelli, 02.07.2013 tarihli 8.155,64 TL satış bedelli, 04.07.2013 tarihli 2.139,34 TL satış bedelli, 12.07.2013 tarihli 607,29 TL satış bedelli, 16.07.2013 tarihli 8.776,42 TL satış bedelli, 26.07.2013 tarihli 1.015,84 TL satış bedelli, 15.08.2013 tarihli 10.605,11 TL satış bedelli, 23.08.2013 tarihli 482,21 TL satış bedelli, 28.08.2013 tarihli 10.546,70 TL satış bedelli, 12.09.2013 tarihli 14.403,38 TL satış bedelli, 18.09.2013 tarihli 13.426,72 TL satış bedelli, 20.09.2013 tarihli 346,62 TL satış bedelli, 09.10.2013 tarihli 4.021,14 TL satış bedelli, 08.11.2013 tarihli 8.267,59 TL satış bedelli, 15.11.2013 tarihli 1.248,16 TL satış bedelli, 21.11.2013 tarihli 2.507,91 TL satış bedelli, 27.11.2013 tarihli 1.289,79 TL satış bedelli, 05.12.2013 tarihli 3.318,49 TL satış bedelli, 13.12.2013 tarihli 1.467,05 TL satış bedelli, 27.12.2013 tarihli 4.192,05 TL satış bedelli, 17.01.2014 tarihli 1.841,45 TL satış bedelli 77 adet fatura tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından, müvekkiline yapılan satışlara istinaden muhtelif ödemeler yapıldığını, müvekkili şirketin alacaklarını ayrı ayrı talep etmediğini, faturalara ilişkin cari hesap ekstresi kestiğini, müvekkili şirket tarafından 30.11.2015 tarihinde sayılan faturalara dayanılarak kesilen cari hesap ekstresine göre borç kalemi olarak kaydedilen miktar 223.689,81 TL, alacak kalemi olarak kaydedilen miktar 28.000,00 TL olup davacı müvekkile ödenmesi gereken bakiye borç miktarının toplam 195.689,81 TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların, davalı/borçlu tarafından iade olunmadığını, faturaların içeriğine dair itirazda bulunmadıklarını,
TTK 21.maddesi 2.fıkrası uyarınca davalı/borçlunun içeriğini kabul ettiği faturalara göre kesilen 30.11.2015 tarihli cari hesap ekstresine göre davacıya borcu toplam 195.689,81 TL olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sayılan fatulara ilişkin kesilen cari hesap ekstresi ve bakiye borç miktarının davalı/borçlu tarafından ödenmediğinin mevcut olduğunu, davalı/borçluya karşı asıl alacak 195.689,81 TL ve takip tarihine kadar işlemiş olan 3.136,40 TL faizi ile takip tarihinden itibaren işleyecek (yıllık %9,00 yasal faiz) faiz olmak üzere cari hesap alacağına ilişkin .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile yapılan takibe davalı borçlu hem satış bedelini ifa zamanında ödememiş hem de takibe haksız ve dayanaksız olarak takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlu için % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: huzurdaki davanın 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, icra takibine müvekkili tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğini, belirtilen itiraz sonucunda yetkili olan .... İcra Müdürlüğünün 2016/21334 Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, yeni ödeme emri üzerine, 20.07.2016 tarihinde müvekkili tarafından borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, bir yıldan fazladır işlem yapılmadığını, dosya işlemden kaldırıldığını, 24.04.2018 tarihinde dosyanın yenilendiğini, .... İcra Müdürlüğünün ... numaralı esasını aldığını, huzurdaki itirazın iptali davasına konu edildiğini, yenilenen dosyada iki yıl boyunca hiçbir işlem yapılmadığını, 2021 yılında işbu davanın açıldığını, yapılan yenileme işlemi sırasında müvekkilinin 20.07.2016 tarihli itirazı alacaklı davacı tarafından öğrenildiğini, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, harca esas değer olarak gösterilen 198.826,21 TL bedelin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sözlü satış sözleşmesi uyarınca edimini yerine getirdiği tahsilat makbuzları ile sabit olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinde dayandığı faturaların varlığı taraflar arasındaki temel borç ilişkisini ispata yeterli olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebi haksız ve hukuka aykırı olup, işbu talebin reddinin gerektiğini, müvekkili aleyhine haksız olarak icra takibinde bulunan davacının, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanununa aykırı bir şekilde açılan davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 21/04/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, yapılan incelemesinde; 195.689,81 TL asıl alacak 3.136,40 TL faiz olmak üzere toplam 198.826,21 TL alacak için ödeme emrinin karşı tarafa tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından ödeme emrine yönelik asıl alacak başta olmak üzere tüm ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğinin bildirdiği tespit edilmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 06/12/2022 tarih ... sayılı raporunda: "İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ...'in inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temini, ...'in huzurda en az dört sayfa imza örneklerinin alınması ve tutanakların kime ait olduğunun belirtilmesi ve mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir rapordur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda: Dava ve icra dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ibraz edilen ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, raporun "Ill.l.a." bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı şirketin 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu; ancak, 2012, 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadıklarının belirlendiği, davalı ...'ın, ticari hesaplarını 2012, 2013 ve 2014 yılında 2. sınıf tacir statüsünde işletme defterinde takip ettiği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 2015 yılı sonunda davalıdan 193.689,81 TL alacaklı bulunduğu; ancak, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının işletme defterlerinde tespit edilemeyen toplam 15.546,77 TL, tutarlı faturaların davalıya teslimi olgusunun ispata muhtaç kaldığı, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen tahsilat makbuzundaki toplam 33.000,00 TL'nin davacı şirketin ticari defterlerinde tamamının kayıtlı olduklarının tespit edildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan, dava dışı ... adına ödendiği görülen toplam 236.800,00 TL tutarlı para makbuzlarının kaydına davacı şirketin ticari defterlerinde rastlanılmadığını, raporun "III.2. ve 3." bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, tarafların ticari defter kayıtlan ile fatura ve ödeme belgelerinin birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan 178.143,04 TL talep edebileceği, davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği; davacı şirket vekilince 04.01.2016 tarihli takip talebinde %9 yasal faiz talebinde bulunulduğundan, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihinden itibaren yasal faiz üzerinden faiz talep edebileceği" şeklinde raporunu sunmuştur. Somut olayda, davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarında, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalar toplamının 233.651,27 TL olduğu, davalı ...'ın incelenen işletme defterlerinde, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalar toplamının 218.104,50 TL olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki (davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalara ilişkin) farkın (233.651,27 — 218.104,50 —) 15.546,77 TL olduğu, davacı şitket tarafından davalı adına düzenlenen 3 adet faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı oldukları, ancak davalının işletme defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının işletme defterlerinde tespit edilemeyen faturalar toplamının 15.546,77 TL olduğu, faturalar üzerinde davalı tarafından teslim alındığına ilişkin teslim alan adı, soyadı ve/veya teslim alan imzasının bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtları üzerinden yapılan incelemeler ile dava dosyasına ibraz edilen fatura ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının ispatladığı alacak miktarının 178.143,04 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından sunulan ödeme makbuzlarının toplamının ise 236.800,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında alım satım ilişkisinin söz konusu olduğu, ticari ilişki kapsamında davacı tarafça bakiye cari hesap alacağına dayanılarak icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine işbu davanın ikame edildiği, davalı tarafın dosya kapsamında ödeme makbuzları ile ödeme iddiasının bulunduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda anılan ödeme makbuzları hesaba dahil edilmeksizin davacının 178.143,04-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacı tarafın ödeme makbuzlarını kabul etmediği, bu nedenle ödeme makbuzlarında davacı adına tahsilat yapan olarak adı geçen ...'in mahkememizce tanık olarak dinlendiği, davacı taraf tanık olarak gösterilmeyen kişilerin mahkememizce resen dinlenemeyeceğini beyan etmiş ise de mahkememizce aslında yeni bir delil olarak tanık dinlenmediği, önceden delil olarak sunulan ödeme makbuzlarının delil olarak kabul edilip edilemeyeceğini tespit etmek ve sunulan delilin sıhhatini araştırmak,
HMK 31 maddesi uyarınca davayı aydınlatma ödevi kapsamında sunulan makbuzlardaki imzaların imza atanlara ait olup olmadığı ve yine imza atanların davacı şirket çalışanı olup olmadığı hususlarında muğlak durumu aydınlatmak amacıyla resen inceleme yapıldığı ve ...'in tanık olarak dinlendiği, dinlenen tanık beyanlarında davacı şirket adına tahsilatlar yaptığını, ...'in hem antetli makbuzlardaki hem antetsiz tahsilat makbuzlardaki hem de yine antetsiz para makbuzu yazan makbuzlardaki ... ismi yazan ve yanında imza bulanan imza ve yazıların kendisine ait olduğunu ve davacı şirketin antetsiz makbuzlar ile de ödeme aldığını beyan ettiği, dosya kapsamında ödeme makbuzları dikkate alındığında davalıdan tahsil edilen tutarın 236.800,00 TL olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen 178.143,04 TL borca yettiği, bu durumda davalının davacı tarafa bir borcu kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın reddine,
2.Davalının tazminat talebinin reddine,
3.Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.401,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.973,73 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 31.812,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8.Mahkememiz kasasına 1725 nolu makbuz ile saklanılan evrak asıllarının talep halinde karar kesinleştiğinde iadesine,
8.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair,
HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/11/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)