7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkili bankanın ----- kredi kullandırıldığını, diğer davalıların imzalanan ------''müşterek borçlu müteselsil kefil'' sıfatıyla katıldıklarını; kredi borcu ödenmeyince hesabın banka tarafından kat edilip kat ihtarının davalılara tebliğ edildiğini; borç ödenmeyince de davalılar aleyhine ----- sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalıların haksız bir itirazla takibi durdurduklarını bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, 16/03/2021 de itiraz ettiklerini, bu tarihten itibaren 1 yıllık sürenin ziyadesiyle geçtiğini belirterek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini; kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu nedenle müvekkilleri yönünden temerrütün söz konusu olmadığını, davanın bu yönden de reddi gerektiğini, en azından faiz işletilemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini ve davacıdan %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,
İİK 67 madde gereğince açılan İtirazın İptali davası olup; davacı banka davalıların taraf olduğu kredi sözleşmesine dayalı olarak 1.569.787,07 TL asıl alacak; 69.583,89 TL işlemiş temerrüt faizi; 3.478,89 TL BSMV; 2.178,84 TL masraf olmak üzere toplam 1.645.040,49 TL üzerinden icra takibi başlatmış, asıl alacağa da takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %29,25 oranında faiz ve faiz üzerinden de %5 BSMV tahsilini talep etmiş; davalılar bu takibe süresi içinde itiraz ederek ''kat ihtarının usulünce tebliğ olmadığını, borca itiraz ettiklerini ancak itirazlarının dinlenmediğini, takibe konu edilen şekilde borçlarının da bulunmadığını'' bildirmişler; süresinde yapılan itirazla takip durmuş ve daha sonra iş bu dava açılmıştır.Öncelikle davalılar tarafından da ileriye sürülen hak düşürücü süre mahkememizce re'sen ele alınmış olup; ilk celse 4 nolu ara kararla bu hususta araştırma yapılmasına karar verilmiş; icra müdürlüğüyle yapılan yazışma sonunda borca itiraz dilekçesinin davacı tarafa 10/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği öğrenilmiş; bu tarihten sonra 1 yıllık hak düşürücü süre geçmediğinden dava açıldığı için davalıların bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı tarafın kat ihtarının tebliğine ilişkin itirazda mahkememizce incelenmiş olup; ihtarların davalıların bankaya bildirdiği adreslere tebliğe çıkarıldığı; kredi sözleşmesinde açıkça tarafların adres değiştirmeleri halinde bunu bankaya bildirmeleri gerektiği, aksi takdirde bankaya beyan edilen adreslere yapılacak tebligatların geçerli kabul edileceği düzenlemesine karşı çıkarılan tebligatların geçerli olduğu mahkememizce kabul edilmiş davanın esasına girilmiştir.İcra takibine dayanak edilen kredi sözleşmesinin mevcudiyeti yönünden herhangi bir ihtilaf yoktur, davalılarında bu yönde bir itirazı bulunmamaktadır. Sözleşmede, taraflar arasında ihtilaf doğduğunda banka kayıtlarının esasa alınacağı yazılı olup, bu kararlaştırma bir delil sözleşmesi niteliğindedir, asıl borçluyla kefilleri de bağlar. Bu sebeple mahkememizce, banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp bilirkişi raporu alınmıştır. Elbette raporda ve dolayısıyla banka kayıtlarında yer almayan ödemeler varsa bunların bildirilip belgeleri sunulması halinde banka alacağı da mahsup ettirileceği açıktır.
Mahkememizce denetlenen ve kabule şayan bulunan bilirkişi raporunda; taraflar arasında 24/03/2017 ve 25/05/2018 tarihli 2 kredi sözleşmesinin bulunduğu, her iki kredinin de asıl borçlusunun -------- olduğu, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları; her iki sözleşmeninde 1.500.000,00 TL bedelli olup, her iki sözleşmede de kefalet sınırlarının ayrı ayrı 1.500.000,00'er TL olduğu; kredi sözleşmesi gereğince taksitlerin ödenmemesi halinde bankanın hesabı kat edebileceği, bu takdirde ödenmemiş tüm kredi borçlarının muaccel hale geleceği; kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında ödenmemiş kredi borçlarına bu tür kredilere bankanın uyguladığı akdi faiz oranı üzerinden faiz uygulanabileceği, o faizde ödenmemiş miktar toplanarak temerrüt tarihinde asıl alacağa ulaşılıp, temerrüt tarihinden itibaren de asıl alacağa temerrüt faizi ve faiz miktarının %5 oranında gider vergisi uygulanmak gerektiği kuralı üzerine raporun düzenlendiği, bu çerçevede takip anında 1.563.769,41 TL asıl alacak, 49.551,94 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.477,60 TL BSMV, 2.179,84 TL masraf olmak üzere toplam 1.617.978,79 TL borcun oluştuğu, 1.563.769,41 TL olan asıl alacağa yıllık %29,25 oranında temerrüt faizi uygulanarak ve çıkacak faiz miktarına da %5 BSMV uygulanarak takibin devam edebileceği hususunda tespitte bulunulmuş;
Mahkememizce bu çerçevede hüküm oluşturulmuş,Davacının icra inkar tazminatı talebi bulunup, bu talebin kabulü için alacağın likit, itirazın haksız olması yeterlidir. Banka kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağın likit olduğu, itirazın haksız bulunduğu sebebiyle şartları oluşan inkar tazminatı talebinin asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiş,Davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı talebinde bulunduğu; bunun kabulü için başlatılan icra takibinin kötü niyetle başlatılması gerektiği; bankaca istenen alacağın senaryo bir alacak olmadığı; farkın sadece hesaplama hatalarından doğduğu nazara alınarak kötü niyetli takip tazminatı şartının reddedilen kısım yönünden oluşmadığı nazara alınarak,Aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜNE
Davalıların -------sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.563.769,41 TL asıl alacak, 49.551,94 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.477,60 TL BSMV, 2.179,84 TL masraf olmak üzere toplam 1.617.978,79 TL üzerinden ve sadece 1.563.769,41 TL olan asıl alacağa yıllık %29,25 oranında temerrüt faizi uygulanarak ve çıkacak faiz miktarına da %5 BSMV uygulanarak ve tahsilde tekerrür ettirilmemek kaydıyla devamına, Fazlaya dair itirazın iptali talebinin ve icra takibindeki depo talebine yönelik itirazın iptali talebinin REDDİNE,
1.563.769,41 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Şartları oluşmayan davalıları kötü niyetli takip tazminatı talebinin reddine, Alınması gereken 110.524,13 TL karar harcından dava açılırken peşin olarak alınan 28.093,18 TL karar harcının mahsubu ile eksik 82.430,95 TL karar harcının davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan 28.273,08 TL peşin ilam ve karar harcının tamamı ile 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.093,00 TL tebligat giderlerinin kabul ve ret oranı gereğince 7.955,00 TL lik kısmının toplamı 36.228,08 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine, Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti 3.200,00 TL'nin kabul ve ret oranı gereğince 3.146,00 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 54,00 TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 237.977,67 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından, esasen hükmedilecek vekalet ücreti de asıl alacağı geçemeyeceğinden reddedilen kısım miktarı olan 27.061,70 TL vekalet ücretinin davacı bankadan alınıp davalılara paylaştırılmasına, Dair karar, huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 26/12/2024