12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/10465 E. , 2024/2623 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; eksik inceleme yapıldığına, hükmedilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde saat 22.20 sıralarında sanık ... yönetimindeki "..." plaka sayılı otomobil ile kendi beyanına göre kazadan önce dört adet 50 cc’lik bira içtikten sonra Ferizli yönünden Karasu yönüne aydınlatma bulunmayan yolda seyri sırasında olay yerine geldiğinde, ön ilerisinde seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki arka stop lambaları çalışmayan "..." plaka sayılı motosiklete arka kısmından çarpması sonucu, motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda sanığın arkadan çarpma kural ihlali nedeniyle asli kusurlu olduğu anlaşılmakla, TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yukarıda izah edilen oluşa ve dosya kapsamına göre asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında tayin edilen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bilinçli taksire yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte olup; kazadan önce dört adet 50 cc'lik bira içtiğini beyan eden, ancak olay yerini terk etmesi sebebiyle olaydan sonra alkol ölçümü yapılamayan sanık hakkında dosya kapsamında alkol miktarına veya sanığın dış görünüş itibariyle emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyeceğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 85. maddesinin hangi fıkrasının uygulandığının gösterilmemesi,
3.Sanığın sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilirken uygulama maddesi olan TCK'nın 53/6 maddesinin gösterilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.