6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile dava dışı -------arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bunun üzerine müvekkili ve dava dışı diğer borçlular aleyhine ---- sayılı dosyası ve-----sayılı dosyası ile başlatılan icra takipleri kapsamında müvekkilden tahsil edilen tutarın müvekkilin kefalet sözleşmesi gereğince sorumlu olduğu tutardan fazla olması sebebiyle ------ sayılı dosyası ile fazla ödenen tutarın davalıdan tahsili ve müvekkiline iade edilmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının, --------- dosyasından başlatılan icra takibine konu borcu ödemediği gibi borca haksız olarak itiraz ettiğini, davalı taraf ile icra takiplerinin asıl borçlusu arasında 27.01.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, söz konusu genel kredi sözleşmesi ile müvekkilinin davalı ve dava dışı diğer borçlular arasında, genel kredi sözleşmesine ve bu sözleşmeye istinaden kullanılabilecek kredilerin teminatı olarak munzam senet imzalandığını, davalı tarafından--------- sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesi ile imzalanan munzam senet niteliğinde bononun dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile müvekkili aleyhine asıl alacak tutarı 400.944,53-TL olmak üzere 428.873,11-TL alacak bedelli icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi kapsamında müvekkiline ait taşınmazın üçüncü bir şahsa 520.000,00-TL bedelle ihale edildiğini, --------- tutardan tahsil ve sair kesintiler yapılarak 17.12.2020 tarihinde 485.286,16-TL davacı alacaklıya ödendiğini, yine müvekkiline ait olan daire niteliğindeki taşınmazın 30.09.2020 ihale tarihinde ihale edildiğini ve alacağın 270.000,00-TL'lik kısmına mahsuben alacaklıya devredildiğini, işbu satışlar neticesinde davalı tarafın alacağından fazlasını tahsil ettiğini, davalı taraf yine aynı alacak için dava dışı ----- arasındaki akdedilen genel kredi sözleşmesini dayanak göstererek -------- sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 400.944,53-TL alacak tutarlı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmesi üzerine müvekkili tarafından borca itiraz edildiğini, davalı tarafça ------ dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın itirazının iptali davasına sunduğu dilekçe ile genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağının ---- icra takibinden tahsil edildiğini belirttiğini, bu sebeple açıkça kötü niyetli ve tespit yapabilecek konumda olduğundan ödeme tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunu beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını; huzurdaki davaya bakmaya yetkili ve görevli mahkemenin de ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu davacı tarafın açtığı davanın istirdat davası olduğunu açıkça ifade etmemiş ise de davacının talebinin davacının icra marifetiyle ödediğini iddia ettiği fazla bedelin iadesini talep ettiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının davasının istirdat davası olmakla bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın dinlenilmesi mer'i yasa maddelerinin emredici hükümleri üzerine mümkün olmadığını, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.------dosyası dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine 13.04.2022 tarihinde 214.108,68 TL tutarında takip başlattığını, ödeme emrinin borçluya 18.04.2022 tarihinde tebliğ olduğu, borçlunun 19.04.2022 tarihinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği belirlendi.------sayılı takip dosyaları dosyamız arasına alınmıştır. İncelemesinde; --------Esas sayılı dosyasında davacı borçludan 28.10.2020 tarihinde 504.399,00 TL 17.12.2020 tarihinde 270.000 TL tahsilat yapıldığı belirlendi.Dosya rapor tanzim etmek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan rapor dosya arasına alındı.Dava fazlaca yapılan tahsilatın iadesine ilişkin itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı banka ile dava dışı----- imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında sözleşmede kefil olan davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar tahsilat yapıldığı, banka tarafından iadesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Davacı yan davalının iki ayrı icra takip dosyası ile borçlu olduğu miktarın üzerinde tahsilat yaptığını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Davacının ----kefil olduğu işbu sözleşmeye ilişkin senet düzenlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davacıya ait taşınmazların ihale ile satılması neticesinde yapılan tahsilatın alacak miktarından fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkememizin ----- Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekilince istinaf edilmiş olup --------- Karar sayılı ilamı ile; “HMK'nın 33. maddesinde, hâkimin Türk hukukunu resen uygulayacağı düzenlenmiş olup hukuki nitelendirme hâkime aittir.
TBK'nın 60.maddesi uyarınca, hâkim, kanunda aksi öngörülmedikçe veya zarar gören aksini istemiş olmadıkça, en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermelidir. Somut olayda davacının, dava dilekçesinde herhangi bir hukuki sebebe dayanmadığı, cevaba cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, istirdat ve sebepsiz zenginleşme hükümlerinin farklı usuli hükümlerden kaynaklandığı, bu iki dava türü için tali ve asli değerlendirmesinin yapılamayacağı, davacının TBK ve İİK hükümlerine göre dava açma hakkının bulunduğu nazara alınarak davacının talebinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu kapsamında değerlendirme yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.” şeklindeki gerekçe ile karar ortadan kaldırılmıştır.Dosya mahkememizin ---- kaydedilerek açık yargılamaya devam olundu.
Tüm dosya kapsamı yasal deliller ve ----- kararı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı Banka ile dava dışı----- düzenlendiği, davacı yanın işbu sözleşmede kefil olarak taraf olduğu, davalı bankanın ----Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, işbu dosya ile tahsilat yapıldığı akabinde davalı bankanın------ sayılı dosyası ile takip başlattığı işbu dosyada borçluların itirazın iptali davası açtığı, işbu davada alınan rapor ile mahkememiz dosyası davacısından fazla tahsilat yapıldığına ilişkin tespit yapılması üzerine davacının---- sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, mahkememizce alınan raporda----- Esas sayılı dosyasında takibin olması gerekenden 105.169,01 TL fazla açıldığı, bu kapsamda borçlu kefilden 178.440,02 TL fazla tahsilat yapıldığı, işbu bedelin --------- sayılı dosyasının takip tarihi itibari ile 219.014,35 TL miktara ulaştığını tespit etmiş olup hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasında haklı olduğu ve işbu bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği talep edebileceği kanaatine varılmıştır.İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. ----------Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile; davalının--------- sayılı dosyasında vaki itirazının İPTALİ ile, takibin AYNEN DEVAMINA,
2.Hükmedilen alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 14.625,76 TL karar ve ilam harcından 2.585,91 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 12.039,85 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 34.257,39 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 2.585,91 TL peşin harcı toplamı:2.666,61 TL ile 1.895,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8.Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.5600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024