12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/3079 E. , 2024/6827 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2015 tarihli ve 2015/79 Esas, 2015/442 Karar sayılı kararının eski hale getirme talepli dilekçe ile sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin,
CMK'nın 42/1. maddesinde yer alan "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir." şeklindeki düzenleme uyarınca, Yargıtay'a ait olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın “Eski Hâle Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde; kusuru bulunmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin eski hale getirme isteminde bulunabileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir.
İncelenen dosyada; Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın yokluğunda verilen hükmün yasa yolu kısmında, kararın sanığın yüzüne karşı verildiği ve tefhimden itibaren 7 gün içinde temyiz hakkı olduğunun belirtildiği ve kesinleştirilerek infaza verilmiş olduğu, mahkemece gerekçeli kararın tebliği hususunda sanığa hiç bir şekilde tebligat gönderilmediği, sanığın eşi ...'ın 24.12.2018 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın kesinleşme şerhinin tarafına verilmesi talepli dilekçe verdiği, ayrıca sanığın 27.12.2018 tarihinde verdiği dilekçe ile eski hale getirme talepli temyiz talebinde bulunduğu mahkemece işlem yapılmadığı, sanığın 04.04.2024 tarihli dilekçe ile yeniden eski hale getirme talepli temyiz talebinde bulunması üzerine mahkemece sanığın son duruşmaya gelmediği, sanığın yokluğunda karar verilmiş olduğu ve gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediğinin belirlenmesi üzerine, 05.04.2024 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına, ek kararın ve gerekçeli kararının sanığa tebliğine, 04.04.2024 tarihli dilekçenin temyiz dilekçesi olarak değerlendirilmesine karar verildiği anlaşılmakla, yasa yolunun yanlış gösterildiği hükmün usulüne uygun şekilde tebliği hususunda sanığa hiç tebligat gönderilmediği, bu nedenle sanığın 04.04.2024 tarihli dilekçesinin kararı öğrenme tarihi olarak kabulü ile süresi içinde eski hale getirme talepli temyiz talebinde bulunduğu kabul edilmiştir. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3-2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 10.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının Tebliğnameye aykırı olarak, DÜŞMESİNE,27.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.