Esas No
E. 2022/6441
Karar No
K. 2024/6802
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/6441 E.  ,  2024/6802 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/339 E., 2021/1581 K.
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup,

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen maddi tazminata ilişkin esastan ret kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de, temyiz kesinlik sınırının davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının reddedilen kısmı üzerinden, davalı bakımından ise kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirileme yapılamayacağı kabulü ile yapılan incelemede, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk nedeniyle 500.000 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 55.424,42 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, davacının 28.09.2000-27.09.2001 ve 11.01.2007-27.05.2015 tarih aralıkları olmak üzere iki ayrı gözaltı ve tutukluluk döneminin bulunduğu, buna göre her bir dönem bakımından ayrı ayrı tazminat belirlenerek faiz başlangıçlarının da ilgili oldukları dönem itibariyle belirlenmesi gerektiği, ayrıca ikinci döneme ilişkin tutukluluk bakımından hesaplamanın 1 yıl eksik yapıldığından bahisle hüküm fıkrasından maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlar çıkarılarak, yerine davacının 28.09.2000-27.09.2001 tarih aralığındaki gözaltı ve tutukluluk süresi bakımından 1.237,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın 28.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; 11.01.2007 -27.05.2015 tarih aralığındaki tutukluluk süresi bakımından 65.721,53 TL maddi, 180.000,00 TL manevi tazminatın 11.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ibareleri eklenmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; esnaf olan davacı bakımından maddi tazminatın asgari ücret ücret üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olmasına karşın vekalet ücreti konusunda karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/101 Esas ve 2019/89 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan ilk olarak 28.09.2000-27.09.2001 tarihleri arasında 364 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yargılama sürecinde verilen tutuklama kararına istinaden ve yapılan yargılama sonunda mahkumiyet kararı verilerek, kararın 24.03.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine hapis cezasının infazı dahil olmak üzere 11.01.2007-27.04.2014 tarihleri arasında 2693 gün tutuklu ve hükümlü olduğu, yeniden yargılama talebi üzerine, talebin kabule değer olduğu kabul edilerek yapılan yargılama neticesinde, mahkumiyet hükmünün iptali ile davacının beraatine karar verildiği, kararın 15.03.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Davalı yönünden kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamına göre hükmün kesinlik sınırının altında kalmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk derece mahkemesi karar başlıklarında "466 sayılı Kanun gereğince tazminat ve Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün yalnızca "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacının tutukluluk ve hükümlülükte geçirdiği 11.01.2007-27.04.2015 tarih aralığını kapsayan dönem bakımından, dosya kapsamında yer alan Malatya E Tipi Kapalı İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 20.06.2019 tarihli yazı cevabına göre, davacının 11.07.2007-27.05.2014 tarih aralığında infaz gördüğü ve bu tarih itibariyle denetimli serbestliğe ayrıldığının bildirildiği, Uyap üzerinden yapılan incelemede de davacının ceza evi çıkış tarihinin 27.05.2014 olduğunun görüldüğü, bu itibarla davacının ikinci dönem tutukluluk ve hükümlülüğü bakımından bu tarihler esas alınmak suretiyle maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "54.140,40" TL olarak tayin edilmesi yerine, infaz tarihlerinin hatalı değerlendirilmesi sonucu bu miktarın üstünde kalacak şekilde "65.721,53" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminatın belirlendiği kısmında yer alan "65.721,53 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "54.140,40 TL" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog