12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/9064 E. , 2024/6670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının CMK 141/1-a, e, h, i ve j bentlerine dayanarak talep ettiği tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; karara el koymaya ilişkin kararı veren hakimin katıldığına, taleplerin karşılanmadığına, derdest dava olmasının tazminata engel olmayacağına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacı hakkında her ne kadar tutuklanmasına esas olan suçlamalardan "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme" suçu yönüyle verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mevcut bulunsa da İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan açılan davanın 2017/55 Esas sayılı dosya ile halen derdest olduğu, davacının hakkında iddia olunan suçların her ikisinin de 5271 sayılı CMK'nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca tutuklama kararı verilebilecek suçlardan bulunduğu, bu suçlardan biri hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi halinde dahi diğer suç yönüyle tutuklanmasına engel yasal bir engelin bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma sürecinin davacının üzerine atılı suçların içeriği uyarınca herhangi bir ayrım yapılmaksızın yasal mevzuata uygun şekilde sağlandığı, davacının iddialarının soyut bulunduğu ve delillendirilemediği,bu aşamada davacının mağduriyetinden ve zarar gören bir hakkından söz edilemeyeceği, anılı anlatımla 5271 sayılı CMK'nun 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın istenebilmesinin yasal koşullarının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; 5271 sayılı CMK'nın142/2. maddesine göre''İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Davacının talebinin el koymaya ilişkin hukuka aykırılıkla olduğu da gözetildiğinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Uşak 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/57 Değişik iş numaralı el koyma kararının incelenmesinde; soruşturma aşamasında davacının el koyma tedbirine itiraz etmesi üzerine itirazın reddine karar verilmesi suretiyle değerlendirmeyi yapan hâkim İsmail Çevik tazminat konusu işlem ile ilişkili olup tazminat davasına bakamayacağı gözetilmeyerek CMK'nın 142/2. maddesine aykırı davranılması, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-g maddesi gereğince hukuka kesin aykırılık hali olarak değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.