18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/140
- Karar No
- 2024/991
- Karar Tarihi
- 31.12.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının 2018 yılında yurt dışından tedarik ettiği ... marka motosikletleri yurtiçinde satışa sunduğunu, bu satışa ilişkin beyan ettiği ÖTV/KDV matrahlarını olması gerekenden düşük gösterdiğini, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç, paylar ve benzeri unsurları matraha dâhil etmediğini ve satışlarına ilişkin karlılık oranlarını düşük göstererek ÖTV ve KDV yönünden bilerek ve isteyerek vergi ziyanına sebebiyet verdiğini, bu nedenle, ... Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 05.10.2020 tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile davalı adına 2018/01-12 dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası verildiğini, davalının bu cezaya karşı ... Vergi Mahkemesi 2021/... E, sayılı dosyası ile dava açtığını, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinden taraflarınca bu dava ile haberdar olduklarını, davalının eksik vergi ödediğinin Vergi Mahkemesinde görülen dava ile tespitinin ardından, müvekkili tarafından yapılan araştırma ve müşteri beyanları neticesinde, davalının eksik vergi ödemesine bağlı olarak daha uygun fiyata satış yaptıkları tespit ettiklerini, davalı ile müvekkilinin zaman zaman müşterilerinin talepleri doğrultusunda ellerinde olmayan motosikletleri birbirlerinden tedarik ettiklerini, 05.05.2018 tarihinde müvekkili tarafından davalıdan motosiklet satın alındığını ancak, söz konusu işleme ilişkin davalı tarafından 2 adet fatura düzenlendiğini, ödeme belgelerinden eksik bedel hesaplamak suretiyle motosiklet bedellerinin bir kısmının ortaklardan ... ve davalı şirketin genel müdürü ... adına açıktan alındığını, davalı tarafından kesilen 30.04.2018 tarih ve ... no.lu faturanın bedelinin 105.266.15 TL olduğunu, bu fatura bedelinin bir kısmının ... Dış Ticaret tarafından ... hesabına gönderildiğini, mahkemece tayin edilecek bilirkişinin davalının ticari kayıtları üzerinde davalının kurulmuş olduğu 18/12/2006 yılından başlayarak bugüne değin benzer vergi ziyama neden olan usulsüzlüklerin tespit edilmesini ve davalının haksız rekabet fiili sonucunda fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi (belirsiz alacak), 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet eylemlerinin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada davacı, müvekkilinin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisini olması gerekenden düşük gösterip elindeki ürünleri daha düşük bedelle satarak, bu şekilde rakiplerinden daha çok satış yaptığını iddia ettiğini, ancak davacının bu bilgiye nasıl ulaştığının anlaşılamadığını, söz konusu iddialara dayanak yapılan vergi tekniği raporu vergi mahremiyeti içerisinde yer aldığından hukuka uygun şekilde elde edilmesi mümkün olmayan bu raporun huzurdaki davaya dayanak yapılmasının kabulü mümkün olmadığını, huzurdaki davada hukuka aykırı deliller kullanıldığını, bu nedenle kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, huzurdaki davada davacının ortaya koyduğu hiçbir zararı olmadığı gibi, zarar tehlikesi de bulunmadığını, müvekkilinin, rakip sayısının az olduğu bir piyasada ticari faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkili gibi ... türkiye bayiliği yapan başka 3 şirket bulunduğunu, müvekkilin 3 rakibinden 2'sinin müvekkiline ait ticari sırları elde etmiş olması müvekkilinin mahvına yol açacağı gibi bu durum haksız rekabet teşkil edebileceğini, zararın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının zarara uğradığı kabul edilse dahi davacı talep ettiği zararlarını bilebilecek durumda olduğundan, maddi tazminatın belirsiz alacak davası ile talep edilmesi mümkün olmadığını, davacının manevi tazminat talepleri mantık dışı ve hukuka aykırı olduğunu, her türlü haklarını saklı tutmak kaydıyla, huzurda açılan kötüniyetli, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, haksız rekabetin tespiti ile davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkememizce yapılan kontrolde; işbu davanın mahkememizin 19/03/2024 tarihli celsesinde davacı vekili Av. ... 'nın e-duruşma talebinde bulunduğu, celse açıldığında yapılan çağrıya rağmen katılmadığı, yapılan kontrolde e-duruşma talebinin içeriğinde ayrıca duruşmaya katılınılmadığı takdirde mazeretli sayılması talebinde bulunmamış olduğu, aynı gün mahkememizce yapılan pek çok duruşmaya başka taraf vekillerinin katıldığı, mahkememiz nezdinde herhangi bir teknik aksaklık olmadığı görülmekle HMK madde 150 hükmü kapsamında dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yenileme dilekçesi sunulması akabinde 21/03/2024 tarihinde yenileme tensip tutanağının düzenlenerek yeni duruşmanın 16/07/2024 gününe bırakıldığı, yenileme tensip tutanağının tebliğ edildiği, mahkememizin 16/07/2024 tarihli celsesine davacı vekili tarafından usulüne uygun sunulmuş yetki belgesinde yazılı olan Av. ... 'ın bizzat katılması ile duruşmanın görüldüğü ve duruşmanın 31/12/2024 tarihine bırakıldığı, 31/12/2024 tarihli celse açıldığında duruşma saatinin 10:30 olmasına rağmen 10:46'da celse açılmış ve 10.50'ye kadar beklenildiğinde davacı ya da vekili tarafından katılım sağlanmadığı, UYAP'tan yapılan kontrolde herhangi bir mazeret dilekçesi sunulmadığı, aynı celsede davalı vekili tarafından "Davacının takip etmediği davayı takip etmiyoruz bu doğrultuda karar verilsin dedi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlığını taşıyan 150. Maddesinin "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi ile aynı kanunun Basit Yargılama Usulünün düzenlendiği Altıncı Kısım başlığı altında yer alan 320. Maddesinin 4. Fıkrasının "(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, mahkememizin 19/03/2024 tarihli celsesinde dosyanın HMK madde 150 kapsamında işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yenileme dilekçesi sunulması akabinde 21/03/2024 tarihinde yenileme tensip tutanağının düzenlenerek tebliğ edildiği, dosyanın 1 kez işlemden kaldırıldıktan sonra 2. Kez işlemden kaldırılmasına karar verilemeyecek olması sebebiyle davanın HMK m.320/4 hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlığını taşıyan 331. Maddesinin 3. Fıkrasının "Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca yargılama gideri davacı üzerinde bırakılmış, işbu davada davacının talebinin "şimdilik 10.000,00 TL maddi (belirsiz alacak), 100.000,00 TL manevi tazminat" olduğu görülmekle her bir talebinin ayrı bir dava konusunu oluşturması sebebiyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlığını taşıyan 7. Maddesinin 1. Fıkrasının "(1) Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez." şeklindeki düzenlemesi ve aynı tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. Maddesinin "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.HMK madde 320/4 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılırken peşin alınan 1.878,53-TL'den mahsubu ile bakiye artan 1.450,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından sarf edilen toplam 15,00-TL gider avansının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacının reddedilen maddi tazminat talebi bakımından Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükmü uyarınca hesap ve takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacının reddedilen manevi tazminat talebi bakımından Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükmü uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.