Esas No
E. 2018/131
Karar No
K. 2018/373
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2018/131 K. 2018/373 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2018/131, K. 2018/373, T. 17.04.2018
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2018/131
Karar No
2018/373
Karar Tarihi
17.04.2018
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/131 Esas
KARAR NO: 2018/373
DAVA: Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ: 04/02/2013
KARAR TARİHİ: 17/04/2018

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 04/02/2013 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin davalı ...' nce ihalesi yapılan "... Bornova İlçesi Kavaklıdere - ... Mahalleleri Atıksu İnşaatı " işini üstlendiğini, yüklenilen işin süresinin 260 gün olarak belirlendiğini, işin devamı sürecinde ilk 3 hakedişin yapıldığını ve genel itibariyle bu hakkedişlerde bir sıkıntı yaşamadıklarını, 4. hakediş için Kavaklıdere Köyü' ndeki dar ve dik sokaklarda çalışma güçlüğü nedeniyle çalışma hızının düşmesinden dolayı 25 günlük süre uzatımı istendiğini, idarenin 26/06/2012 tarihli cevabında bunu kabul ettiğini, çeşitli zorluklar çıkartılarak müvekkil şirketin zor durumda bırakıldığını, nihayetinde 10/07/2012 tarihinde 4 no' lu hak edişin düzenlendiğini fakat haksız şekilde 33 günlük para cezasının kesildiğini, 23/07/2012 tarihinde davalı idareye bildirimde bulunarak işin tamamlandığını ve geçici kabulünün yapılmasının istendiğini ancak davalı idarenin durum tespit tutanağını öne sürerek işin tamamlanmadığını, bu sebepten dolayı söz konusu işin geçici kabulünün gerçekleştirilemediğini 16/08/2012 tarihli yazısında cevap olarak verdiğini ancak bu tarihte yönetim kurulunun fesih kararını almasına rağmen bu durumun kendilerinden gizlendiğini, davalı idarenin İzmir ... Noterliği' nin 13/08/2012 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ekinde yönetim kurulunun 26/07/2012 tarihli fesih kararını da sunarak işin feshedildiğini ve teminatların gelir kaydedildiğini belirterek Asya Katılım Bankası hesabından alınma 15/11/2011 tarihli toplam 38.520,00-TL bedelli teminat mektubunu paraya çevirerek gelir kaydettiğini, resen göz önünde bulundurulacak nedenler ile fazlaya ilişkin her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkili şirket tarafından yapılan ancak bedeli ödenmeyen imalat kalemlerinin tasfiye sonrası genel hükümlere göre bedellerinin, haksız ve hukuksuz şekilde gelir kaydedilen teminat mektubu bedelinin, haksız fesih nedeniyle uğranılan kar mahrumiyetinin ve haksız feshedilen sözleşme için yapılan noter ve resmi giderleri olmak üzere toplamda şimdilik 50.000,00-TL'nin fesih tarihi itibariyle işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi' ne verdiği 02/04/2013 tarihli cevap dilekçesinde: Müvekkili şirketin İdare Yapı Denetim Görevlileri tarafından düzenlenen " Durum Tespit Tutanağı " ile 10/07/2012 tarihli 4 no'lu hakediş itibariyle atıksu hatlarının fiziki gerçekleşme oranın % 75, nakti gerçekleşme oranının ise % 60 olduğunun tespit edildiğini, yapı denetim heyetinin 16/07/2012 tarihinde iş sahasında yaptığı incelemeler sonucunda her ne kadar tesiste yüklenici firma tarafından çalışmalara başlanmışsa da onaylı iş programının gerisinde kalındığını ve projesinde belirtilen atıksu hatlarının tamamlanmadığının tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından işin sözleşmesinin feshedildiğini ve teminatın irad olarak kaydedildiğini, davacı şirketin imalatları usulüne uygun tamamlamış gibi davranarak 5 no'lu hakedişin düzenlenmesini talep ettiğini, ancak hukuka aykırı bu talebin kabul edilmediğini, davacı şirketin idarenin denetimi dışında kontrolsüz bir şekilde iş yapmaya devam ettiğini ve biten bir işin sözleşmesinin feshedildiği sonucunu yaratmaya çalıştığını, bu sebeplerden dolayı hukuka aykırı ve haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 02/04/2013 tarih... K. sayılı ilamı ile dosyanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleştirilerek dosya mahkememize tevzi olunmuş, yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.

Mahkememizin 19/01/2016 tarih ... K. sayılı kararı Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin 09/11/2017 tarih ... K. sayılı ilamı ile " 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2.Yargılama sonucunda dava dilekçesinin talep sonucuna göre hüküm kurmak gerekmektedir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 119/ğ maddesinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlar sayılırken dava dilekçesinin diğer unsurları yanında açık bir şekilde talep sonucunu da içermesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenlerle dava dilekçesinin en önemli unsuru olan talep sonucu açık olmalı, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde davacının mahkemeden hangi konuda ne miktarda talepte bulunduğu açıkça belirtmelidir. Talep sonucunun açık olmaması durumunda mahkeme, talep sonucunu 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklattırmalıdır. Hakimin davayı aydınlatma ödevi hakim açısından bir yetki olduğu kadar zorunlu olarak yapılması gereken bir görev olarak yorumlanmalıdır. Somut olaya gelince; davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; yapılan ancak ödenmeyen imalât kalemlerinin tasfiye sonrası genel hükümlere göre bedeli, haksız ve hukuksuz şekilde gelir kaydedilen teminat mektubu bedeli, haksız fesih nedeni ile uğranılan kar mahrumiyeti ve haksız feshedilen sözleşme için yapılan noter ve resmi giderler karşılığı olarak toplam 50.000,00 TL talep edilmiş, fakat hangi kalem için ne miktarda talepte bulunulduğu açıklanmamıştır. Islah dilekçesinde ise; imalât bedeli ve sadece irat kaydedilen teminat mektubu bedeli arttırılarak arttırılan miktar için harç yatırılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu 166.350,12 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak hangi talepler yönünden hangi miktarın kabul edildiği kararda açıklanmamıştır. Verilen karar 6100 sayılı HMK' nin 297/2. maddesinde yer alan “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,sıra numarası altında ; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. ” hükmüne açıkça aykırı olmuştur. Ayrıca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş ( kesin vade bulunması ) veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. ( TBK 117 ) Somut olayda ise; davacı tarafından davalı iş sahibine gönderilen ve 22/08/2013 tarihinde davalı genel evrak kaydına girdiği anlaşılan dilekçe ile hakediş bedeline ilişkin 300.000,00-TL' nin 15 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ve TBK' nın 177. maddesi gereği bu dilekçenin kayda girdiği tarihe 15 gün eklendiğinde, imalât bedeli ile ilgili alacak yönünden 07/09/2013 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 22/08/2013 tarihli dilekçesi değerlendirilmeden imalât bedeline yönelik faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihinden başlatılması da hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece; öncelikle hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının dava dilekçesinde alacak isteminde bulunduğu 4 kalemin herbiri ile ilgili ne miktarda talepte bulunduğu açıklattırılıp açıklama dilekçesinde bildirilecek imalât miktarına ıslahta imalât ile birlikte arttırılan 118.236,28-TL eklenerek toplam ödenmeyen imalât alacağı üzerinden temerrütün gerçekleştiği 07/09/2013 tarihinde geçerli ticari faiz uygulanmak sureti ile davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı " gerekçesi ile bozularak gelmiş, Usul ve Yasa' ya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.

Bozma ilamından önce mahallinde inşaat mühendisi ve SMMM bilirkişi vasıtası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış, alınan 26/05/2014 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda: Yüklenicinin fesih tarihine kadar işi onaylı iş programına uygun şekilde yürütemediği, işin fesih anındaki fiziki seviyesinin % 75 olduğu, idarece yapılan fesih sözleşme ve sözleşmenin bağlı bulunduğu yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde haklı fesih olarak değerlendirilmesinin gerektiği, davacının davalı idareden KDV dahil 159.300,99-TL alacaklı olabileceği sonucuna ulaşıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Bozma ilamından önce taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş alınan 17/02/2015 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda: Davalı idarenin son yazdığı yazılar ve sunulan projeleri kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda: Önceki rapordan farklı olarak davacı müteahhidin davalı idareden 231.645,09-TL miktarında alacaklı olduğu, bu konuda takdir mahkemeye ait olmak üzere teknik bir kanaat arz edilmesinin gerekmesi halinde yapılmış bir feshin de isabetsiz olduğu yönünde teknik görüşlere sahip olunduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Bozma ilamından önce davacı tarafça sunulan 25/02/2015 tarihli dilekçede dava konusu edilen alacağın 16/01/2015 tarihli temlik sözleşmesi ile ... tarafından temlik alındığı belirtilmiş temlik alan ... davacı sıfatı ile davayı devam etmiştir.

Bozma ilamından önce bilirkişi kurulu kök ve ek raporunun karar vermeye yeterli olmadığı anlaşıldığından dava konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak inşaat mühendisi ve smmm bilirkişi vasıtası ile yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 21/08/2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda:...' nun yaptığı feshin ilgili kanun, şartname ve sözleşmeye aykırı olarak ve kamu çıkarını gözetmeyerek haksız yere ve dayanaktan yoksun olarak yapıldığı, bu sebeple yapılan feshin haksız fesih olduğu, yüklenicinin tahakkuk ve tahsil edilmeyen alacağının % 18 KDV dahil 168.236,28-TL olduğu, işin bitim tarihi olan 12/07/2012 tarihinden sonra yapılmış olan imalatlara sözleşme gereği % 0,05 oranında gecikme cezası uygulanması gerektiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Bozma ilamından önce ikinci bilirkişi kurulu raporunun alınmasından sonra davacı tarafça 16/10/2015 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuş, ıslah dilekçesinde alacağın 206.756,28-TL' ye yükseltildiği, 168.236,28-TL' lik hak ediş alacağının temerrüt tarihi olan 13/09/2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizinin talep edildiği, 38.520,00-TL teminat mektubu bedelini ise fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği belirlenmiştir.

Bozma ilamından önce ikinci bilirkişi kurulu raporuna davalı tarafça itiraz edildiğinden itirazlar doğrultusunda ikinci bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş, alınan 04/12/2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda:...' nun yaptığı feshin ilgili kanun, şartname ve sözleşmeye aykırı olarak ve kamu çıkarını gözetmeyerek haksız yere ve dayanaktan yoksun olarak yapıldığı, bu sebeple yapılan feshin haksız fesih olduğu, yüklenicinin tahakkuk ve tahsil edilmeyen alacağının % 18 KDV dahil 166.350,12-TL olduğu, işin bitim tarihi olan 12/07/2012 tarihinden sonra yapılmış olan imalatlara sözleşme gereği % 0,05 oranında gecikme cezası uygulanması gerektiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda taraf vekillerine yazılı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekili mahkememize verdiği 22/03/2018 tarihli dilekçesinde: Dava dilekçesinde imalat kalemleri için 48.500,00-TL, teminat mektubu için 500,00-TL, kar mahrumiyeti için 500,00-TL, sözleşme giderleri için 500,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL talep edildiğini, davayı ıslah ederken Yüksek Mahkeme kararında belirtildiği üzere 118.236,28-TL imalat alacağı için, diğer kısmı ise teminat mektubu için ıslah edip, ıslah harcını yatırdıklarını, bu kapsamda fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde talep edilen 48.500,00-TL ve ıslah edilen 118.236,28-TL olmak üzere toplam 166.736,28-TL imalat alacağı için talep mevcut olduğunu, Yüksek Mahkeme kararı doğrultusunda hükmedilecek alacağa temerrüt tarihi olan 07/09/2013 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda:

Davacı tarafça, taraflar arasında imza altına alınan İzsu Bornova İlçesi Kavaklıdere - Yeşilçam - Gürpınar Mahalleleri Atık Su İnşaatı işinin davalı idare tarafından haksız yere fesh edildiğinden bahisle haksız fesih sebebi ile oluşan zararın tahsiline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, temlik eden davacı... İnş. Turz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti ile davalı ... arasında 16/11/2011 tarihinde " İzsu Bornova İlçesi Kavaklıdere - Yeşilçam - Gürpınar Mahalleleri Atık Su İnşaatı " işi konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşmede işin bitimi için 210 günlük sürenin kararlaştırıldığı, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 17/06/2012 tarihi olduğu, davalı İzsu tarafından 14/06/2012 tarihinde davacıya 25 günlük ek süre verildiği ve verilen ek süre ile iş bitim tarihinin 12/07/2012 tarihine uzatıldığı, davalı İzsu tarafından 22/06/2012 tarihinde İzmir ... Noterliği vasıtası ile fesih ihtarnamesinin tebliğ edildiği ve bu ihtarnamede verilen sürenin 10/07/2012 tarihinde dolduğu, davalı idare tarafından 26/07/2012 tarihinde sözleşmenin fesh edildiği ve fesih kararının yükleniciye 16/08/2012 tarihinde tebliğ edildiği, fesih tarihi itibarı ile işin tamamlanmamış olduğu , 4735 Sayılı Yasa' nın 20. maddesinde: " Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. " düzenlemesinin bulunduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi' nin 47. Maddesinin 2. Bendinde " İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder; a) Yüklenicinin taahhüdünün ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine ihale dökümanında belirtilen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 Sayılı Kanun' un 25. Maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminat gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. " düzenlemesinin bulunduğu ve Bornova İlçesi Kavaklıdere -Yeşilçam - Gürpınar Mahalleleri Atıksu İnşaatı işine ait sözleşme tasarısının 26.1 maddesinde " Bu sözleşmede belirtilen süre uzatım halleri hariç yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır. " 26.3 maddesinde " İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. " düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenlemeler göz önüne alındığında davalı İzsu tarafından yapılan feshin haklı fesih niteliğinde olduğu, söz konusu düzenlemeler doğrultusunda davalı tarafça yatırılan teminatın gelir kaydedilmesi işleminin yerinde olduğu ve davacının teminatın iadesine yönelik talebinin reddinin gerektiği, yine bu düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasındaki hesabında tasfiyesinin gerektiği, davacı tarafından yapılan işler ile ilgili davalı tarafından muhtelif hak edişler düzenlendiği, düzenlenen hak edişler dışında davacı tarafça dava konusu edilen iş ile ilgili toplam 166.350,12-TL' lik iş bedeli alacağının kaldığının ayrıntılı gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli 2. bilirkişi kurulu ek raporu ile belirlendiği , bu bedelin davalıdan tahsilinin gerektiği, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının dava dilekçesinde alacak isteminde bulunduğu 4 kalemin herbiri ile ilgili ne miktarda talepte bulunduğu açıklattırılması sonucunda davacının imalat kalemleri için dava dilekçesindeki talebinin 48.500,00-TL olduğunun belirlendiği , söz konusu bedelin ıslahta imalât ile birlikte arttırılan 118.236,28-TL ye eklenmesi sonucu imalat bedeli alacağının 166.736,28 TL tutarında olduğu ancak mahkememizce verilen ilk kararda hüküm altına alınan imalat bedeli alacağı miktarı olan 166.350,12 TL lik bedel yönünden yalnızca davalı temyizi bulunduğu bedel miktarı ile ilgili davacı temyizi bulunmadığı ilk hükümdeki imalat bedeline ilişkin bedelin davalı temyizi göz önüne alındığında aleyhe hüküm verme yasağı kapsamında ilk hükümde belirlenen imalat bedeli üstünde bir bedel ile hüküm kurulamayacağı , davalının davacı tarafından gönderilen 23/08/2012 tarihli dilekçe ve dilekçede ödeme için verilen 15 günlük süre sonu olan 07.09.2012 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, ancak Yargıtay bozma ilamında söz konusu tarihin maddi hata sonucu 07.09.2013 olarak belirtildiği ,her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de faizin başlangıç tarihi konusunda maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulmasının usuli kazanılmış hak meydana getirmeyeceği ayrıca temerrüt 07.09.2012 tarihinde gerçekleşmiş ise de davacı tarafça 16.10.2015 tarihinde sunulan ıslah dilekçesinde faizin başlangıç tarihi olarak 13.09.2012 tarihinin talep edildiği ,

HMK 26 .maddesi gereğince faizin başlangıç tarihi açısından taleple bağlı kalınması ve faizin başlangıç tarihinin 13.09.2012 olarak hüküm altına alınmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, 166.350,12-TL' nin 13/09/2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Alınması gerekli 11.363,58-TL' lik harç alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 15.931,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 4.795,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından bozmadan önce yapılan yargılama gideri 2.048,90-TL ile bozmadan sonra yapılan 2 davetiye gideri 28,00-TL olmak üzere toplam 2.076,90-TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.671,00-TL' lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafça yatırılan 3.558,96-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar vekili Av. ... EMİR ile davalı vekili Av. ... 'in yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2018 Katip ... E imza Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4735 sayılı Yasa' nın 20. maddesinde: " Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. " düzenlemesinin bulunduğu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi' nin 47. Maddesinin 2. Bendinde " İdare aşağıda belirtilen hallerde sözleşmeyi fesheder; a) Yüklenicinin taahhüdünün ihale dökümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine ihale dökümanında belirtilen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere idarenin en az 10 gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 4735 Sayılı Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.26 HMK md.31 HMK md.297/2 K6100 md.31 K6100 md.297/2 K4735 md.25 K4735 md.20 TBK md.177 TBK md.117 HMK md.119
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog