7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili, müvekkili şirketin özel bir eğitim kurumu olduğunu, davalılar ait ------ okul malzemeleri sipariş ettiklerini; böylece aralarında bir alım satım akdi kurulduğunu, emtialar için havale+çeklerle ödeme yaptığını; ancak emtiaları almadığını belirterek; ---------- fiziken yapılan ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, müvekkili tarafından verilen ----- bedelli, ------bedelli, -------- bedelli, ------ bedelli, ------ bedelli çeklerden dolayı da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini,Ayrıca sözleşmede edimlerini yerine getirmeyen taraftan 500.000,00 TL cezai şart alınacağı düzenlendiğinden söz konusu bu cezai şartında dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, firmanın sahibinin------ olduğunu, diğer davalı müvekkilinin sadece yönetici olduğunu, firma sahibi olmadığından onun hakkında açılan davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini,Davacının 4 adet sipariş listesi verdiğini, ilk 2 sipariş için önce ---- ardından ----- nakit ödeme aldıklarını birde ---- bedelli çeki tahsil ettiklerini böylece toplam ----ödeme aldıklarını; toplam sözleşme bedelinin ---- olduğunu, ödenmeyen çekler bedelinin---- olduğunu, ayrıca açık hesaptan davalının ----borcu olduğunu belirterek; Ürünlerin tamamının kendileri tarafından imal edilip davacıya teslim edildiğini, davacının ticari yönden çok zor durumda olduğunu belirterek ürünleri iade etmek istediğini; bunu kabulle mecbur olmamalarına rağmen iyi niyet göstererek kabul ettiklerini, aralarında bir iade sözleşmesi düzenlenip imzalandığını, iade sözleşmesinde yapılmış olan montaj + demonte montaj giderlerinin, emtiaları davacıya getirirken ve geri alırken gerçekleşen taşıma giderlerinin davacıya ait olacağının kararlaştırıldığını, bunların 64.900,00 TL tuttuğunu; davacıdan aldıkları çeklerin dava dışı olan ve ticari ilişkileri bulunan 3.şahıslara ciro ettiklerini, bu çeklerin tamamını onlardan geri aldıklarını; ancak malların geriye iadesi için gittiklerinde esasen çok hasar gördüğünü, değerinin çok çok düştüğünü, bu hususta tanıklarının bulunduğunu; söz konusu ürünlerin bu sebeple çok çok ucuza elden çıkarıldığını belirterek; emtialarda oluşan ve davacı nezdinde iken oluşan bu hasarlarda hesaplandığında aslında davacının hiçbir alacağı kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alım satım akdinden kaynaklı alacak davasıdır. Davacının alıcı, davalının satıcı olduğu bir alım satım akdinin yazılı olarak oluşturulduğu, davalı satıcının alım satıma konu emtiaları davacı alıcıya teslim ettiği, bilahare tarafların iade konusunda anlaştıkları ihtilafsızdır. Satış bedeli, bu bedele mahsuben verilen nakit miktar ve çekler ihtilafsız olup; taraflar arasındaki ihtilaf iade edilen emtianın davacı tarafından hasarlandırıldıktan sonra iade edilip edilmediği, buna göre de nakit ve çekler yönünden iade alacak ve menfi tespite konu bir miktar kalıp kalmadığı hususundadır.Taraflar arasındaki iade protokolünde bir miktar malın (teslim ettiği yada üretimine devam ettiği) 3.şahıslara satılmasından sonra satış bedelinden 220.000,00 TL nin davacıya ödeneceğini, onun hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığı, davaya konu 5 adet çekinde iade edileceğinin kararlaştırıldığını; dolayısıyla nakit verilen paranın iadesi konusunda bir süre konmadığı, çeklerin iadesi konusunda ise iadenin herhangi bir şarta bağlanmadığı, bu nedenle makul süre içinde iade edilmesi gerektiği ancak yine iade sözleşmesinin ----- tarihine kadar bu bedel ödenmez ve çekler iade edilmezse davalının ---- ödeyeceğinin düzenlendiği; söz konusu bu düzenleme gereğince -------- bir cezai şart niteliğinde olmadığı, çeklerin iadesi ve nakit ödenen paranın iadesi sağlanamazsa kaim bedel olarak kararlaştırıldığı mahkememizce anlaşılmıştır.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, çeklerin akıbetleri sorulmuş olup; çek asıllarının davalı tarafta olduğu 5.celsede davalı vekili tarafından kabul edilmiştir.
Davalı tarafından üretilen ve dava ile ilgili olan emtianın artık mevcut olmadığı, bu sebeple üzerinde inceleme yapılması mümkün bulunmadığı nazara alınarak;Mahkememizce, malların hasarlı olup olmadığı konusunda tanıklar da dinlenmiş olup; Öncelikle dosya içindeki tanık beyanları, hasarlı emtianın satışına ilişkin belgeler ve sözleşmeye konu emtiaların değeri konusunda mobilyacı bilirkişi -------- rapor alınmıştır. Bilirkişi sözleşmeye konu olan emtianın monte bilahare iade için demonte bedellerini, nakliye ve nakliye için taşınmaz giderlerini, işçilerin yemek masraflarını ve emtianın değerine ilişkin tüm doneleri rapor halinde sunmuş, bu aşamadan sonra mahkememizce nitelikli hesap uzmanından rapor alınmıştır.Bu raporda nakliye ve demontaj giderleri konusunda taraflar düzenlemeye nazaran sorumluluğun davacıya ait olduğu mahkememizce kabul edilmiş olup; mahkememizin talimatı doğrultusunda bilirkişi %20 - %30 - ve %40 hasara nazaran hesaplama yapmış; mahkememizce söz konusu emtia üzerinde artık bir inceleme yapılma imkanının kalmadığı bunların davalı tarafından elden çıkarıldığı, ancak hasar yönünden dinlenen tanık beyanlarına göre söz konusu hasarın esasen en az %40 oranında gerçekleştiği kabul edilerek %40 hasar oranına göre hasar tutarının 198.000,00 TL olduğu; bilirkişi monte demonte ve nakliye giderlerini 92.000,00 TL olarak tespit etmişse de davalının kendi beyanında bunun 64.900,00 TL olduğunu bildirdiği, böylece hasar ve demonte bedelinin 262.900,00 TL tuttuğu; davada her iki tarafında kabulünde olan nakdi ödeme bedelinin 220.000,00 TL olduğundan dolayı nakdi alacaktan davacının talep edebileceği herhangi bir miktarın kalmadığı; 42.900,00 TL davalının ------------ miktarından kalan bedelin, dava konusu çeklerden mahsup edildikten sonra çeklerin kalan kısmından davacıların borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği; protokolde düzenlenen 500.000,00 TL lik bedelin esasen cezai şart değil kaim zarar olduğu, verdiğimiz hükme nazaran karşılıklı olarak alacak ve borç sona erdiğinden dolayı 500.000,00 TL lik kaim zarardan davalının sorumlu olamayacağı nazara alınarak, Davalı her ne kadar ----- yönünden davanın husumetten reddini talep etmiş ise de; satış sözleşmesinde her iki davalının da imzasının bulunduğu, bu nedenle şahıs firması olan alıcının tüzel kişiliği bulunmadığından satış sözleşmesi imzalayan her iki davalının davadan sorumlu olacağaı nazara alınarak aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
DAVANIN KISMEN KABULÜNE
Davacının dava konusu olan------bedelli
----- bedelli
-----bedelli
Çek ile--------- kısmından
Borçlu olmadığının tespitine
Fazlaya dair borçlu olmadığına yönelik talebin reddine,
Cezai şarta ilişkin talebin reddine,
Alınması gereken 14.283,62 TL nispi ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan dava adli yardımlı olarak açıldığından mahsup edilecek bir miktar bulunmayıp, 14.283,62 TL ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
Tamamı suç üstü giderlerinden karşılanan 6.000,00 TL bilirkişi ücretlerinin toplamı ile 91,00 TL davetiye giderinin toplamı 6.091,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı gereğince 1.647,45 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak, kalan 4.443,55 TL ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dava açılmadan önce gidilen zorunlu arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL nin kabul ve ret oranı gereğince 355,80 TL sinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 964,20 TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye irat kaydına; bu amaçla harç tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Karar tarihindeki AAÜT gereğince 42.064,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden ise 111.040,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------Adliye Mahkemesinde oy birliğiyle İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu, usulen tefhim olundu. 26/12/2024