Esas No
E. 2023/1124
Karar No
K. 2023/1124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.

HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1124 - 2025/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/05/2023

NUMARASI : 2022/596 Esas - 2023/341 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 15/01/2025

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 16/01/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ...A.Ş. Vekili, davalı ...vasisi ve davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.08.2016 tarihinde davacının, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki taksi ile eve gitmekte olduğu sırada taksinin, ...plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, aynı kazaya ilişkin Ankara 7. Ticaret Mahkemesi’nde açılan 2017/549 Esas nolu dosyada yapılan yargılama aşamasında alınan ilk bilirkişi raporuna göre sunulan ıslah dilekçesi ile dava değerinin 90.451,86 TL olarak artırıldığını, akabinde mahkemece alınan en son bilirkişi raporunda ise davacının maddi tazminat alacağının 146.620,75 TL olarak hesaplandığını, anılan mahkemece taleple bağlı kalınarak karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu sebeple, bakiye maddi tazminat ve işlemiş faizi için Ankara 9.İcra Müdürlüğü 2021/10898 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin 95.668,11 TL üzerinden devamına, haksız ve kötü niyetli itirazda bulunulması nedeniyle %20 oranında inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., yargılamaya katılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kabulüne, Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2021/10898 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarda devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı ...yönünden itiraz bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ...A.Ş. vekili, davalı ...vasisi ve davacı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının talepte haklı olduğu maddi tazminat miktarının toplam 476.936,51 TL olarak belirlendiğini, iptale konu icra takibinde talep olunan miktarın ise 95.668,11 TL olduğunu, açıkça fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması istenilmiş ise de yerel mahkemece bu durum gözetilmeden hüküm tesis edildiğini, mahkemece icra inkar tazminatı isteminin gerekçesiz olarak reddedildiğini, alacağın likit olduğunu, davalılardan ...hakkındaki takibin durdurulduğunu UYAP ortamından öğrenmiş olmaları nedeniyle bu davalının da davaya konu edildiğini, bu konuda mahkemece araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda olan sağlık teminatı kapsamında olduğunu, hesap raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ...vasisi istinaf dilekçesinde, hesap raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan 1,8 teknik faiz hesap yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davalının cezaevinde olması ve üzerine kayıtlı mal varlığı ve geliri bulunmaması nedeniyle davalı hakkında adli yardım kararı verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde istinaf edilmemiş olsa dahi HMK'nın 355. maddesi gereğince resen nazara alınır, mahkemelerin görevi kamu düzeninden olduğundan, taraflarca istinaf edilmemiş olsa dahi resen incelenir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan alacağa ilişkin girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Öncelikle davalı ...vasisinin istinaf dilekçesi ile adli yardım kararı verilmesi talebinde bulunduğu anlaşılmakla dosya üzerinden yapılan incelemede adı geçen davalının istinaf dilekçesi,halen cezaevinde bulunması ve dosya kapsamına göre adli yardım talebinin 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne karar verilerek istinaf incelemesine devam olunmuştur.

Somut olayda, davacının davalı ...’ın sürücüsü olduğu takside yolcu olarak bulunduğu anlaşılmaktadır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da; "Tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler arasında veya tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 73. maddesinin (1) bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer Kanun'larda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.

Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece duruşma yapılmadan, yani taraflara tebligat yapılıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.

Davacı tüketici olup, taraflar arasındaki ilişki tüketici işlemi olduğundan 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73. maddeleri gereğince bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemesi tarafından bakılması gerekmektedir. Davanın görüldüğü yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi, aksi halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması Kanun'dan kaynaklanan bir zorunluluktur. Zira Tüketici Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargılama usulü farklıdır.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde davanın Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucu karar verildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacı tüketici konumunda olup, davalı ... ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.

Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı Sigorta Şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, diğer davalılara karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı Sigorta Şirketi hakkındaki davanın da Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Açıklanan bu olgu karşısında, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi yerine davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında,

Davacı vekilinin, davalı ...A.Ş. vekilinin ve davalı ...vasisinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi bakımından,

HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı ...vasisinin adli yardım talebinin 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddeleri uyarınca KABULÜNE,

2.Davacı vekilinin, davalı ...A.Ş. vekilinin ve davalı ...vasisinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 10/05/2023 tarihli, 2022/596 Esas - 2023/341 Karar sayılı kararının,

HMK’nın 353/1-a-3.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

HMK'nın 353/a maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma ve gönderme sebebine göre istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,

3.İstinaf başvurma harcı ve istinaf peşin harcı olarak istinaf eden taraflarca yatırılan harçların istek halinde ilgilisine iadesine,

4.İstinafa başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

5.Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog