7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/1416
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:12/07/2021
NUMARASI:2018/448 Esas - 2021/677 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/01/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.07.2015 tarihinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle müvekkilinin geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığını, 500,00-TL geçici iş gücü kaybı, 3.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (HMK m.
109.davalıya başvuru tarihinden sonraki sekizinci iş gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 02.06.2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 3.031,99 TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 9.475,58 TL''ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili verdiği cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince; Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 06.12.2019 tarihli raporda özetle; davacının kusursuz olduğu, dava dışı kimliği tespit edilemeyen sürücünün ise % 100 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24.08.2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilerek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; kişinin tüm vücut engellilik oranının %2 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, mahkememizce 26.05.2021 tarihli aktüerya bilirkişisinden alınan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle davalıdan talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 9.475,58 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 3.031,99 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın başvurusu üzerine davalı tarafça 26.07.2016 tarihinde bir kısım ödeme yapıldığı, kalan kısmın reddedildiği bu nedenle davalının temerrüt tarihi 26.07.2016 tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten sonraki sekizinci iş günü olan 04.08.2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir, gerekçesiyle, a-Davanın kabulüne, b-9.475,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki sekizinci iş günü olan 04.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-3.031,99 TLgeçici iş göremezlik tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki sekizinci iş günü olan 04.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı, davalı tarafından ödeme yapıldığı, davacının tazminat alacağı kalmadığı, zararlandırıcı olay tarihi 2015 olduğundan PMF 1931 tablosunun uygulanması gerektiği, sürekli sakatlık tazminatı hesap edilirken TRH 2010 tablosu ile 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği, davalı kurumun, geçici iş göremezlik dönem zararından sorumlu olmadığı, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalının bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik dönem zararından sorumlu olmasına, tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, Mahkemece faiz başlangıcı olarak kabul edilen tarihin gerçek temerrüt tarihine göre davalının lehine olmasına, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağında dizlik, kask takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olmasına ve yaralanmaların niteliğine göre Mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalının yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.