3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/478 Esas - 2024/621
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/12/2019 günü saat 12:10 saatleri sularında... sevk ve idaresindeki ... istikametinde önünde seyir halinde olan müvekkil ...'nın sevk ve idaresindeki.... plakalı araca arka kısımdan çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza nedeniyle davalılardan .... Araç, kaza sonrası davalı sigorta şirketince perte ayrıldığını, olay sonrası hazırlanan maddi hasarlı trafik kaza tutanağından ve ceza dosyası kapsamında alınan ... düzenlenen 22/03/2021 tarihli adli tıp raporundan anlaşılacağı üzere müvekkilinin dava konusu trafik kazasında kusuru bulunmadığını, kaza sonrası müvekkili, tedavi amaçlı hastaneye kaldırıldığını ve boynuna boyunluk takılarak ileri tetkikler için... sevk edildiğini, burada yapılan tetkikler sonucu; Müvekkilinin birçok yerinde kırıklar tespit edildiğini, müvekkiline boyun kırığı ve incinmesi nedenleriyle boynunda koruyucu sünger boyunluğun 3 ay süreyle takılması gerektiği söylenmiş ve müvekkilinin tedavisine başlandığını, müvekkilinin 10.12.2019- 22.01.2020 tarihleri arasında toplam 44 gün istirahat raporu verildiğini, ayrıca müvekkilinin 44 günden sonra da problemler yaşamaya devam ettiğini, istirahat süreci boyunca müvekkili bakıma muhtaç hale geldiğini, hastaneye kontrole gittiğini ve yeni tetkikler için ücret ve yol ücreti de ödediğini, müvekkili, kaza sonucu duyduğu fiziksel ve duygusal acı, elem ve ızdırap sonucu geceleri uyumakta zorlandığını, doktor önerisiyle müvekkiline 23.01.2020 tarihinde işbaşı yapabileceğini, işte de koruyucu boyunluğu takması söylendiğini, müvekkili, kaza sonucu takmak zorunda olduğu koruyucu sert boyunluk yüzünden işinde büyük zorluk çektiğini, duygusal olarak ezilmiş, psikolojik olarak ciddi anlamda etkilendiğini, bu nedenlerle 14.02.2020 tarihinde emekliye ayrılma zorunluluğu hissettiğini, müvekkilinin zararlarının tazmini amacıyla 09/07/2021 tarihli dilekçe ile davalı Sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak bu başvurunun sonuçsuz kaldığını, uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabii olduğundan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak müzakerelerde bir anlaşmaya ulaşılamadığını, izah edilen ve mahkemenin re'sen nazara alacağı nedenlerle; Meydana gelen trafik kazası sebebiyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere;Şimdilik; 150,00 TL maddi tazminat ( tedavi masrafı, bakıcı gideri, yol masrafı), 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, (Belirsiz olarak), 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, (Belirsiz olarak) olmak üzere toplam 250,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin trafik kazası nedeniyle duyduğu acı, elem, ızdırap için 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans Faizi ile davalı ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 20.05.2024 tarihli dilekçesi ile: Dava dilekçesi ile talep edilen 50 TL geçici işgöremezlik tazminatını, artırım yoluyla 1.414,64 TL'ye çıkardıklarını, iş bu alacak ile dava dilekçesindeki maddi tazminat alacakların temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müşterekken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle: İşbu dava da "Yetkili Mahkeme”, müvekkili sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; ... gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf, başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sürekli sakatlığı bulunmadığından haksız taleplerin reddi gerektiğini, adil ve güvenilir bir yargılama açısından maluliyet oranının kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplanması gerektiğini, davacının taleplerine konu geçici iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve sgk üzeri tedavi giderine ilişkin talepler trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda öncelikle başvuranın sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, tazminata hükmedilmesi halinde, uyuşmazlığa konu kazada başvuranın müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, başvuranın faiz taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek trafik kanunu ve trafik sigortası genel şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan sigorta tahkim komisyonuna başvurmuş olması nedeniyle,
HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddini, müvekkili sigorta şirketinin yönlendirdiği medikal tarafından incelenen evraklar doğrultusunda mağdurda maluliyet oluşmadığı açık olduğundan haksız başvurunun reddini, her durumda maluliyetin tespitine yönelik mevzuata uygun rapor alınmasını, tazminat hesaplamasının ZMSS Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halde kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, başvuranın müterafik kusuru bulunup bulunmadığı araştırılarak hesaplanacak tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını, teminat kapsamında bulunmayan taleplerin her durumda reddini, her durumda müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:
Davacı taraf , dava açmadan önce müvekkilim yönünden arabuluculuk başvurusu yapmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sebebi ile ... E. sayılı dosyası ile dava açılmış olup yargılama devam ettiğini, ilgili dosya kapsamı incelendiğinde davalının kazadan kaynaklı her hangi bir yaralanmasının mevcut olmadığının açıkça görüleceğini, dava konusu kaza ile davacının iddia ettiği zararları arasında illiyet bağı bulunmadığından müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ...'nın dava konusu kaza sonrası yapılan genel adli muayenesi sırasında; kendisi tarafından herhangi bir şikayet bildirilmediğini ancak önlem amaçlı olarak boyunlukla taburcu edilmesinin uygun görüldüğünü, kazadan 1 hafta sonra alınan ve ceza dosyasında mevcut 18.12.2019 tarihli adli tıp kurumu raporunda dahi; "vücut dokunulmazlığının ihlali niteliğinde tıbben yaralanma olarak değerlendirilebilecek travmatik bulgu tanımlanmadığı" açıkça ve tereddüte yer vermeyecek şekilde yazıldığını, tüm bu tıbbi tespitlere ve gerçekliğe karşın davacı ...'nın mahkemede açtığı iş bu dava ile ileri sürdüğü iddia ve taleplerin açıkça haksız kazanç sağlamak amacını taşındığını, davacının, dava konusu kaza sebebi ile herhangi bir yaralanması olmamakla birlikte, aksi düşünülecek olursa da bu duruma davacının müterafik kusurunun sebep olduğunun açık olduğunu, manevi tazminat talebi ve talep edilen manevi tazminat miktarı hakkaniyete uygun olmadığını, dava konusu kaza sebebi ile davacının bir yaralanması söz konusu olmadığından; manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın maddi tazminat, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı taraf, dava dilekçesinde de kabul ve beyan ettiği üzere herhangi bir iş göremezliği olmamasına karşın tamamen kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, mahkemede açılan iş bu davanın öncelikle "dava şartı yokluğundan" usulden , sayın mahkeme aksi kanaatte olacak olur ise de yukarıda açıklanan sebeplerle "esastan reddine" karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin davacı tarafın davasını esastan değerlendirmesi halinde dahi takdir edilecek tazminat ve diğer alacakların; öncesinde temerrüde düşürme olmadığı da gözetilerek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle ve resen nazara alınacak durumlara istinaden; esasa girilmeden davanın ; dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olacak olur ise davanın esastan reddine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki uyuşmazlık: 10/12/2019 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacının yaralandığı ileri sürülen kazada: Kusur durumu, geçici, sürekli ve bakıcı gideri ile tedavi masrafı ve yol masrafı olup olmadığı, varsa miktarı, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği, maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin davaya bakmaya yetkili ve görevli olduğu, davalının başvuru dava şartına ilişkin savunmasının usule uygun olmadığı iddia edilen evrak yargılama aşamasında tamamlanabileceğinden... yerinde olmadığı dava belirsiz alacak davası olarak açılacağından davalı itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. değerlendirilmiştir.
Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanılmış; nüfus kayıt örnekleri, davacının ekonomik ve sosyal durum araştırmasına ilişkin kolluk tutanağı, davacının kaza nedeniyle görmüş olduğu tedaviye ilişkin evraklar, davacıya kaza nedeni ile ödeme yapılmasına ilişkin ... E. sayılı dosyası örneği dosya içerisine kazandırılmış, ... maluliyet raporları, aktüerya bilirkişiden hesaplama raporları dosyaya alınmıştır. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişiden alınan 05/04/2022 tarihli raporda: ... Plakalı Araç Sürücüsü ... 2918 sayılı karayolları trafik kanununun asli kusurlardan 84/d, diğer kusurlardan 56/1c md ve 52/1b-c md kurallarını ihlalen % 100 oranında Tam Kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, ... Plaka Sayılı Araç Sürücüsü ... açıklanan sebeplerden dolayı kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, ...Plaka Sayılı Araç Sürücüsü ... nın kaza öncesinde emniyet kemeri kullanımına ilişkin durumun kaza tespit raporuna göre belirsiz olarak işaretlendiği görülmekle beraber ancak sürücünün emniyet kemeri kullanmadığına dair dosya muhtevasında herhangi bir bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından Müterafik Kusura ilişkin durumun takdirinin mahkemeye ait olduğunu, kazanın meydana gelmesinde başkaca etkenin bulunmadığı bildirilmiştir. ... Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/03/2022 tarihli raporda:... doğumlu ...'nın dosyasının incelenmesi, yapılan muayene ve değerlendirme sonucunda; 10/12/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen C5-C6 diskindeki protrüzyonu dikkate alınarak; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; Kas-İskelet Sistemi - Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik .. Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme - Tablo 1.2-Servikal omurganın özürlülük oranları (yaralanma modeli) - "Kategori II. Öykü ve muayene bulguları spesifik travma veya hastalık ile ilişkilidir, belirgin adale spazmı vardır, omurganın hareket genişliği asimetrik olarak azalmıştır veya radiküler ağrı var ancak objektif bulgu yoktur, yapısal bütünlükte bozulma yoktur veya hastada klinik olarak belirgin radikülopati ve görüntüleme tetkiklerinde aynı seviye ve tarafta herniye disk vardır ancak konservatif tedavi ile düzelmiştir" maddesine göre %8 olduğunu, 10/12/2019 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %8 (yüzde sekiz) olduğunu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığını, 11 Ekim 2009 tarih ve 27021 SAyılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla ve meslek grup numarası bildirilmediğinden düz işçi alınarak iş gücü kaybı oranı hesaplandığında; Gr 1 ........X (4-B-a ............30)A ..............%34 olduğunu, hastanın kliniğine göre 1/5 oranında klinik kanaat uygulandığında %7 olduğunu, olay tarihindeki yaşına (49) göre (E cetveli) %8,0(yüzde sekiz virgül sıfır) olarak bulunduğunu, 10.02.2019 tarihli kazaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %8,0 (yüzde sekizvirgülsıfır) olduğunu, sekel halini aldığını ve sürekli olduğunu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. ... Dairesinden alınan 08/09/2022 tarihli raporda:Dosya kapsamında davacı sürücü ...’nın emniyet kemeri takıp takmadığıyla ilgili somut herhangi bir tespit bulunmadığının anlaşıldığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve değerlendirilmesinin takdiri sayın Mahkeme’ye bırakıldığını, müterafik kusur dikkate alınmadan sürücülerin, kazanın oluşumundaki kusur durumu gözetilerek kaza irdelendiğini, olayda;... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’nın kusursuz olduğu bildirilmiştir. ...nun 13/12/2023 tarihli raporunda:... doğumlu, ...’nın 10/12/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. ...
14/09/2023 tarihli raporunda:... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, ... doğumlu, ...’nın 10/12/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında malüliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan;Kişinin malüliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğunu, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceğini, bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 28.04.2024 tarihli raporda:
Davacı vekilince; davacı lehine 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı ve 150,00 TL tedavi, bakıcı ve yol masrafı olmak üzere toplam 250,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğunu, davalı ... şirketine sigortalı 14 KM 800 plakalı araç sürücüsü davalı ...’ın % 100 kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’ın kusursuz olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığını, davacı ...’nın 10.12.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Çalışma Gücü…Yönetmeliğine göre maluliyet oranın % 0 olduğunu, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre engel oranının %0 olduğunu, iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği ve sürekli ya da geçici bakıma muhtaç olmadığının tespit edildiğini, davacı lehine 1.414,64TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, inceleme konusu trafik kazası nedeniyle, adli tıp raporuyla davacının engel oranı 0 (sıfır) olarak belirlendiği için davacının sürekli maluliyetine ilişkin maddi zararının bulunmayacağı değerlendirilerek sürekli malüliyet zararı hesaplaması yapılmadığını, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru evraklarının davalıya tebliğ edildiği tarihi gösterir bilgi-belge bulunmadığından temerrüd tarihinin hesaplanamadığını, davalı Ethica sigorta tarafından ... poliçesi ile sigortalanan 14 KM 800 plakalı aracın hususi-otomobil olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebidir.
Davalı yan müterafik kusur savunmasında bulunmuştur. Davalının yaralanmasının niteliği ve bulunduğu yer ile kaza tespit tutanağından davacının emniyet kemeri kullanmadığına dair dosya muhtevasında herhangi bir bilgi ve belge olmadığı anlaşıldığından ilişkin belirleme yapılmamış olması karşısında bu savunmaya itibar etmek mümkün olmamıştır.
Maluliyet Tazminatları yönünden yapılan değerlendirmede; davacının ve davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı, tarafların kusur durumlarının belirlendiği, geçici iş görmezlik ve sürekli kısmi iş görmezlik (maluliyet) durumunun, bakıcı gideri ve tedavi giderinden kaynaklı tazminatın usulüne uygun raporla belirlendiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini artırdığı, Sağlık kurulu raporuyla, davacının özür-sürekli maluliyet oranı (sıfır) bulunmadığının tespiti sonucu davacının sürekli maluliyetine ilişkin maddi zararının bulunmayacağı, davacının lehine 1.414,64 TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı bu hali ile davalıların ... poliçesi kapsamında poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu ve davacının geçici iş göremezlik yönünden davasının sübut bulduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplanan 1.414,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davanın kabulüne, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri ile tedavi masrafı ve yol masrafı talepleri yönünden davacının sürekli malüliyet tazminatı alacağının bulunmadığı tespit edildiğinden ve davacı vekilince tedavi masrafı ve yol masrafı taleplerine ilişkin davadan feragat edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, somut olayda; kaza tarihi olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular davacının meydana gelen yaralanması ve niteliği, sürekli maluliyetinin bulunmaması ile TBK'nun 56. maddesi dikkate alındığında manevi tazminatın şartları oluşmadığından davacının manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1.414,64TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta yönünden 05.01.2021 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden 10.12.2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
1.a)Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 175,05TL ile ıslah harcı olan 23,31TL'nin düşümü ile kalan 229,24TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
b)1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre 1.148,40TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
c)Davacılar tarafından yatırılan toplam 198,36TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/1 uyarınca 1.414,64TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
e)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekalet ücreti davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ....'ye verilmesine,
f)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekalet ücreti davacı vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan 200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
g)Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 4.439,20TL yargılama giderinin (Hastane masrafı dahil) kabul oranına göre hesaplanan 3.862,10TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
2.a)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 427,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
b)Manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 10/3 uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'a verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair,
Davacı vekili (e duruşma yoluyla) ile davalı ...vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/07/2024 ...