12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/3641 E. , 2024/7180 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karaburun Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2014 tarih, 2013/69 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
2.Dairemizin 21/12/2017 tarih, 2015/16298 Esas, 2017/10640 Karar sayılı bozma ilamında;" 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde, 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
Diğer yandan, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde öngörülen “maliklere tebliğ” usulünün, bölge bazındaki tescil işlemlerinde değil, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının tescili söz konusu olduğunda uygulanacağı, başka bir deyişle, bir bölgenin sit alanı olarak belirlenip tescil edilmesi halinde, o bölgede yaşayan tüm vatandaşlara tebligat yapılmak suretiyle tescil kararının duyurulması şeklinde bir yöntem izlenmeyeceği, karar Resmi Gazete'de yayımlanıp Bakanlığın internet sayfasında bir ay süre ile duyurularak, bölge halkının sit tescilinden haberdar olmasının sağlanacağı;
Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07/05/1992 tarih ve 3683 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisindeki tapulu taşınmazına izin almaksızın 60 metre kare ebadında prefabrik yapı inşa ettiği, Karaburun Belediye Başkanlığınca düzenlenen 01/05/2000 tarihli tutanak ile 02/05/2000 tarihli hoparlör ilan zabıt varakası ve Mordoğan Belediye Başkanlığınca düzenlenen 05/05/2000 tarihli hoparlör ilan zabıt varakasından, bölge tescilinin mahallinde mutat vasıtalarla halka duyurulmuş olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında mevcut 21/05/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, suça konu yapının bina nitelikli olup, ruhsat alınarak yapılması gerektiğinin belirtildiği, suç tarihi itibariyle, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili olan idari birimin bünyesinde koruma uygulama ve denetim bürosunun faaliyet göstermediği anlaşılmakla; unsurları oluşan atılı suçtan 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, anılan Kanun değişikliği hatalı değerlendirilmek suretiyle beraate dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Karaburun Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2018 tarih, 2018/41 Esas, 2018/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.12.2019 tarih, 2019/81144 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, 1/6 indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın yasaya aykırı olduğuna, prefabrik yapının temelsiz ve sökülebilir nitelikte olduğuna, imar barışından faydalanıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamında; "... sanığın, İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07/05/1992 tarih ve 3683 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanı içerisindeki tapulu taşınmazına izin almaksızın 60 metre kare ebadında prefabrik yapı inşa ettiği, Karaburun Belediye Başkanlığınca düzenlenen 01/05/2000 tarihli tutanak ile 02/05/2000 tarihli hoparlör ilan zabıt varakası ve Mordoğan Belediye Başkanlığınca düzenlenen 05/05/2000 tarihli hoparlör ilan zabıt varakasından, bölge tescilinin mahallinde mutat vasıtalarla halka duyurulmuş olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamında mevcut 21/05/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, suça konu yapının bina nitelikli olup, ruhsat alınarak yapılması gerektiğinin belirtildiği, suç tarihi itibariyle, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili olan idari birimin bünyesinde koruma uygulama ve denetim bürosunun faaliyet göstermediği anlaşılmakla; unsurları oluşan atılı suçtan 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği" nin belirtildiği, iddia, savunma, Yargıtay bozma ilamı, bilirkişi raporları, yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nin yüklenen suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığın eyleminin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan 2863 sayılı Yasa'nın 65/1.maddesine uyduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.