16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından açılan ve mahkememizde görülen davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İstanbul ilinde ağırlıklı olarak tekstil işi ile iştigal ettiğini, bu nedenle bir çok banka gibi davalı bankanın da müşterisi bulunduğunu, müvekkilinin malların kendisine gönderilmemesi üzerine ya malların gönderilmesini veya verilen çeklerin iadesini talep ettiğini, davalı tarafın malların hazırlandığını söyleyerek müvekkilini oyaladığını, akabinde haksız tahsil amacı ile vade günlerinde çekleri bankaya ibraz ettiğini, davalının , müvekkili ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmamasına rağmen avans ödemesi olarak verilen söz konusu çeki kötü niyetli 3.kişi olarak icra ceza mahkemelerine konu ettiğini, müvekkilinin davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek kötüniyetli olarak açılan takibin durdurulması ve akabinde iptalini, borçlu olmadıklarının tespitini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip konusu evrak yazılı belge niteliğine sahip olduğundan, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları HMK/200 uyarınca yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki mevcut olmadığını, müvekkilinin söz konusu çeki, çekte cirosu olan dava dışı ... isimli şahıstan aldığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan doğruya bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin çekte üçüncü şahıs olduğunu, davaya konu edilen çekin davacı tarafça ödenmemesi üzerine , müvekkili tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibine müteakip borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket yetkilisi hakkında çek keşide etme suçundan dolayı İstanbul ...İcra Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası açıldığını belirterek , kötüniyetli olarak açılan davanın esastan reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yandan tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada; davacı vekilinin 06.06.2023 tarihli celsede mazeret dilekçesi sunduğu, mazeretin bir defaya mahsus kabulüne karar verilerek öninceleme celsesi olarak icra edilecek olan yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin bir sonraki celse olan 13/07/2023 tarihinde yeniden mazeret dilekçesi sunduğu, mahkememizce ; davacı vekilinin duruşma gün ve saatini bildiği ve mazereti önceki celse bir kereye mahsus kabul edildiği halde duruşmaya gelmediği, ayrıca eksik harcın da ikmal edilmediği anlaşılmakla , davalı vekili de davayı takip etmeyeceğini beyan etmiş olduğundan taraflardan birisi tarafından yenileninceye ve eksik harç ikmal edilinceye kadar Harçlar Kanunu 28.ve 30. Maddeleri ile 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmü gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacının 13/08/2023 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile dosyanın yenilendiği, taraf vekillerinin 25.06.2024 tarihli celsede mazeretli olmaları nedeniyle duruşma zaptının ve 10.12.2024 tarihine ertelenen duruşma gününün taraf vekillerine tebliğ edildiği ancak buna rağmen davacı vekilinin duruşma gün ve saatini bildiği halde duruşmaya gelmediği , mazeret bildirmediği, davalı vekilinin de davayı takip etmediklerini beyan ettiği , böylece 13/07/2023 tarihli celsede işlemden kaldırılan dosyanın , 10.12.2024 tarihli celsede yeniden taraflarca takip edilmediği ve yargılamanın basit usulde yapıldığı anlaşılmakla;
HMK 320/4 md. uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekiline, geçen celse duruşma zaptının e tebliğ yolu ile tebliğ edildiği, buna rağmen duruşma gün ve saatini bildiği halde duruşmaya gelmediği , mazeret bildirmediği, davalı vekilinin de davayı takip etmediklerini beyan ettikleri , dosyanın 13/07/2023 tarihli celsede de işlemden kaldırılarak sonrasında yenilendiği , bu celse yeniden taraflarca takip edilmediği ve yargılamanın basit usulde yapıldığı görülmekle HMK 320/4 md. uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.Davacı tarafından yatırılan 2.770,78- TL peşin harçtan alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 2.343,18 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 10/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)