18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ve ... ... ...'ın kullanımında olan ... plakalı araç meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı ve yoksun kalınan sürenin tazmini için 06/06/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline 13/06/2023 tarihinde 8.810,82-TL ödeme yapıldığını, fakat bu ödemenin hangi kaleme ilişkin olduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadığını, söz konusu ödemenin zararlarını karşılamadığını, taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin aracında oluşan şimdilik 50,00-TL değer kaybı zararı, 50,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL' davalılar ... ... ... ve ... ...'tan kaza tarihinden itibaren, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 16/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalılar tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda yapılan incelemede; davacı ... ...'a ait ve kaza anında kendi kullanımında olan ... plaka sayılı araç ile kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalanmış olan, davalı ... ...'a ait ve kaza anında ... ... ...'ın kullanımında olan ... plaka sayılı aracın 12.05.2023 tarihinde karışmış olduğu kazadan kaynaklı olarak HMK m.107 hükmü uyarınca şimdilik 50,00-TL değer kaybı zararı ve 50,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL'nin davalı ... ... ve ... ... ...'tan kaza tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi bakımından ise 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi istemi ile işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa'nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re'sen dikkate alınması gerekir ( Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4974 Esas, 2021/6943 Karar Sayılı, 18/10/2021 Tarihli ilamı). İşbu yasal düzenleme uyarınca somut olayda yapılan kontrolde davalı tarafından ödemenin 13.06.2023 tarihinde yapıldığı, işbu davanın ise 12.09.2023 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmekle yargılama yapılmıştır. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Yargılama esnasında kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, ... nezdinde tutulan kayıtları, hasar dosyası, ... nezdindeki kayıtları ve kazaya ilişkin tüm evraklar celp edilerek dosya trafik kazaları alanında uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişiden takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenerek, davacının ... plakalı aracında kaza sonrasında meydana gelen hasarın kapsamı, aracın hasarlı ve hasarsız olan halinin karşılaştırılması sureti ile markası, yaşı, cinsi vs özellikleri de göz önünde bulundurularak hesaplanacak olan kaza öncesindeki 2. El piyasa rayiç değeri ile birlikte yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yapılacak hesaplama uyarınca davacının aracında kaza tarihi itibariyle değer kaybının olup olmadığı, değer kaybının oluşması ihtimalinde ne kadar olduğu, aracın pert olup olmadığı, aracın tamirde kaldığı süreç içerisinde davacının talep araç mahrumiyet bedeli / kazanç kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise emsal araç kiralama fiyatları da göz önünde bulundurulduğunda ne kadar talep edebileceği, davacının aracının varsa önceki tarihlerde geçirmiş olduğu kazalar, sigorta şirketi tarafından yapılmış olan ödemeler de göz önünde bulundurularak dava dilekçesinde talep edilmiş olan değer kaybı bedeli ve kazanç kaybı/ araç mahrumiyeti bedeli bakımından hesap yapılması hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ... ... ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ın kusursuz olduğu, ... plakalı araçta hasar tutarının KDV dahil 21.864,41 TL olduğu,
Marka, tip, model, yaş, kilometre, Tramer geçmişi ve onarımın niteliği göz önüne alındığında rayiç bedeli kazadan hemen önce 265.000 TL olan aracın onarımdan hemen sonra 245.000 TL bedel ile alıcı bulabileceği kanaatindeyim. Dolayısı ile değer kaybı 265.000-245.000 = 20.000 TL dir. Kusur oranına göre davalı yan bu tutarın tamamından sorumludur. 8.810,82 TL ödeme yapıldığına göre bakiye değer kaybı 11.189,18 TL dir. Araç onarımı bürokratik işlemler dahil 13 günde tamamlanabilir ve serviste bu kadar süre kalmıştır. Muadil bir aracın günlük ortalama kirası 550 TL dir. Bu durumda araçtan mahrumiyet bedeli 13x550 = 7.150 TL olmaktadır. şeklinde kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir.
Yargılama esnasında her ne kadar davalı vekili tarafından işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar Sayılı, 07.07.2021 Tarihli " ... Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). ... Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir." şeklindeki gerekçeli ilamı uyarınca mahkememizce dava dilekçesi üzerinden yapılan kontrolde davacının davasını HMK m.107 hükmü uyarınca açtığını açıkça belirtmiş olduğu, 6100 Sayılı HMK'nın 107. Maddesinde belirsiz alacak davasının düzenlenmiş olduğu görülmekle yargılama esnasında alınan bilirkişi raporu kapsamında HMK m.107/2 hükmü uyarınca davacı vekiline davasını belirli hale getirmek için süre verilmiş olup davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 04.06.2024 tarihli dilekçede "Talep arttırım dilekçemizin kabulü ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla dava dilekçemizde talep ettiğimiz 50-TL araç değer kaybı bedeli 50-TL araç mahrumiyet tazminatı bedeli olan alacaklarımızı 18.239,18-TL arttırıyoruz. (dava dilekçemizde talep edilen harca esas miktar 100-TL; artırılan miktar 18.239,18-TL'dir) İşbu dilekçemizin davalılara, vekiline tebliğe çıkarılmasını, talebimizin kabulüne ve müddeabihi arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan; 18.339,18-TL'nin davalı sigorta yönünden sigortaya başvuru tarihinden , davalılar ... ... ve ... ... ... yönünden arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesi" şeklinde talepte bulunmuş olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında celp edilen hasar dosyası ve davalı sigorta vekilinin ödemeye ilişkin sunmuş olduğu itirazlar incelendiğinde davacıya ait aracın ... OTOMOTİV- ... isimli işyerinde tamir edildiği, hasarın onarımının yapıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından ödendiği beyan edilen 21.709,72 TL'nin hasarın onarımına ilişkin ... 'a yapılan bir ödeme olduğu, aynı şekilde 154,69 TL'lik ödemenin de hasarın onarımına ilişkin olduğu anlaşılmış olup işbu davadaki talebin değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin olması sebebiyle herhangi bir mahsup işlemi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde alınan hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının aracında meydana gelen hasar neticesindeki değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin mahsubu ile birlikte 11.189,18 TL olduğu, aynı zamanda araç mahrumiyet bedelinin ise 7.150,00 TL olduğu, davacının bu miktarlar üzerinden talepte bulunabileceği; emsal mahiyetteki Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2019/893 Esas, 2021/1467 Karar Sayılı, 16.09.2021 Tarihli "... Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ...
Sigorta A.Ş.'nin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde gerçek zarar miktarı ile sınırlıdır.
Davacı vekili değer kaybı yanında 3.677,59 TL araç mahrumiyeti zararının da tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, araç mahrumiyeti zararı, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil değildir. Bu nedenle, mahkemece davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin de 3.677,59 TL araç mahrumiyeti zararından sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 08.03.2017 Tarih 2016/8410 Esas - 2017/2491 Karar sayalı ilamı aynı doğrultudadır)" şeklindeki ilamı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/5583 Esas, 2019/11651 Karar Sayılı, 09/12/2019 Tarihli "Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. ... davalı sigorta şirketi, ZMSS poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğu ve ZMSS Genel Şartları'nın A.6-k. maddesi gereği, dolaylı zarar niteliğindeki ikame araç kira bedelinden (araç mahrumiyet bedeli) davalı trafik sigortacısının sorumlu olmadığı gözetilmeden, bu zarar kalemini de içeren tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi de doğru değildir. " şeklindeki ilamı uyarınca araç mahrumiyet bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı kabul edilmekle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar Sayılı, 04/02/2020 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır." şeklindeki gerekçeli ilamı ve güncel mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2021/2025 Esas, 2024/127 Karar Sayılı, 30/01/2024 Tarihli "... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92/k maddesinde; "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ın teminat dışı olduğu şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Aynı doğrultuda ZMSS Genel Şartları'nın "Teminat dışında kalan haller" başlıklı A.6.k maddesinde de; "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,"nin teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, Mahkemece, davalı Sigorta Şirketi'nden talep edilen ikame araç bedeli alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davalı sigorta şirketi bakımından kısmi ödeme tarihi olan 13.06.2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren; davalı asiller bakımından ise her ne kadar dava dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmuş ise de bedel arttırım dilekçesi ile birlikte bu talep daraltılarak arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminde bulunulmuş olması sebebiyle daraltılan taleple bağlı kalınarak arabulucuya başvuru tarihi olan 04.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş olup bu sebeple HMK m.341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1.12.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı bakiye 11.189,18 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den 13.06.2023 tarihinden; diğer davalılar ... ... ve ... ... ...'tan ise 04.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.12.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı 7.150,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 04.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının bu alacak kalemi bakımından ... Sigorta A.Ş.'ye yöneltmiş olduğu talebinin reddine
3.Alınması gerekli olan 1.252,75-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 315,55-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 667,35-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin işbu bedelin 407,08-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 893,65-TL (başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve tamamlama harcı) davetiye, posta gideri: 1.335,25-TL, bilirkişi ücreti: 2.500,00-TL olmak üzere toplam: 4.728,90-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin işbu bedelin 2.884,63-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 18.339,18-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin işbu bedelin 11.186,90-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 7.150,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
7.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin davalılardan (davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin işbu bedelin 1.952,00-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
8.Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK madde 341 hükmü uyarınca KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.