12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/4236 E. , 2024/7498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
İlk derece mahkemesinde davacı vekilinin haksız tutukluluk tedbiri nedenile 50.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine iişkin talebinin davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın hukuka aykırı olduğuna, davanın süresinde açıldığının ve istemleri gibi kabulü gerektiğine ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan 30/05/2008-19/09/2008 tarihleri arasında 112 gün tutuklu kaldığı ve bu suçtan dolayı yürütülen soruşturma sonucunda 17/03/2014 tarihinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, soruşturma dosyasından ayrılan ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcığına görevsizlik ile gönderilen suç işlemek amacı ile kurulmuş örgüte üye olmak suçu yönünden davacı hakkında verilmiş bir tutuklama kararının bulunmadığı, davacı vekili her ne kadar tazminat davası açmak için Kayseri Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunu beklediklerini ileri sürmüş ise de; davacı hakkında Kayseri Asliye
Ceza Mahkemesinin 2011/65 Esasında görülen davada davacı ile ilgili verilmiş bir tutuklama kararının bulunmaması nedeni ile haksız tutuklama nedeni ile açılacak tazminat davasında sürenin askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçundan davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara göre belirlenmesi gerektiği, CMK'nın 142/1 maddesinde yer alan “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında; 17/03/2014 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının davacı hakkında verdiği 2004/2630 EV. 2013/2 E. 2014/22 K numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmediği ve kesinleştiği, haksız tutuklama nedeni ile tazminat davasının kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılması gerektiği, davacının dava tarihinin ise 05/09/2018 olduğu anlaşılmakla, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, davanın süresinde açılmadığından tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.
Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.12.2024 tarihinde karar verildi.