Aramaya Dön

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/423
Karar No
K. 2024/547
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO: 2023/423 Esas
KARAR NO: 2024/547
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 31/01/2023
KARAR TARİHİ: 25/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı satıcı/gönderici ... ... Ltd. Şirketinden, 140.000 Euro CIF bedel ile, "...vasıflı" 51054.00 kg ürün satın aldığını, gönderici ... firması, faturaya konu 51054.00 kg 2 konteyner (... / ..., .../...) yükün, Jawaharlal Nehru limanından İstanbul Ambarlı limanına CIF teslim ile taşınması işini ... A/S firmasına verdiğini, bu kapsamda taşıyan tarafından yükü temsil eden ... sayılı konişmento tanzim edildiğini, konişmentoya göre 21/04/2022 tarihinde ... gemisine yüklendiği anlaşılan yükün varış limanına ulaşmaması ve taşıyan tarafından müvekkili firmaya herhangi bir varış ihbarının yapılmaması üzerine müvekkili firma ve gönderici firmanın Türkiye temsilcisince gecikme ve ürünlerin akıbeti araştırıldığını, ancak davalılara ulaşılamadığı gibi uzun süre maillere de geri dönüş alınamadığını, davalı taşıyanların, aynı göndericiden ... Varış Limanına getirilmek üzere, toplam 3 konteyner yük teslim aldığı, bunlardan ... sayılı konişmentoya bağlandığını 2 konteyner yükün davacı müvekkiline, 1 konteyner yükün ise dava dışı ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait olduğu, taşıyanların her iki firmaya ayrı ayrı hatasız tanzim ettiği konişmentoların varlığına rağmen, ... Varış Gümrüğüne indirdiği her üç konteyner yükün varış ihbarını da ... A.Ş firmasına yaptığını, yine müvekkiline ait olan ... sayılı konişmentoya bağladığı 2 konteyner yükü de gümrüğe verdiği "özet beyanla" ... firmasına ait yük olarak beyan ettiği öğrenildiğini, ısrarlı taleplerimize rağmen, varış ihbarının ve gümrüğe sunulan özet beyanın bir suretini vermekten imtina ederek, zaman kaybedildiği için malın tasfiyeye kaldığını, dava konusu taşıma işlemi CIF teslimat şekli ile yapıldığını, davacı müvekkilinin firmanın taşımadan kaynaklı olarak davalı firmaya herhangi bir borcunun olmadığını, somut olayda müvekkilinin mağduriyeti alıcının sonradan değişmesinden değil, davalı tarafın konişmentoda yazılı adreslere bir varış ihbarı yapmamasından ve gümrüğe verdiği özet beyanı hatalı bildirmesinden kaynaklandığını, varış ihbarının müvekkili şirkete 04/05/2022 tarihinde gönderilmiş olduğu iddiası ise tamamen gerçek dışı olduğunu, ... numaralı konişmentodan görüleceği üzere, davalı taraf daha önce de gönderici ... ... Ltd. Şirketinden müvekkili şirkete gönderilen malların taşıma işini yaptığını, işbu konişmento konusu mallar hatasız ve sorunsuz olarak teslim alındığını, davalıların taşıma işinin ifasında göstermesi gereken özen yükümlülüğünü düşüncesizce ve sonuca aldırmaksızın yoğun ve ağır şekilde ihlal ettiği ve bu suretle pervasızca davrandığını beyanla fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkili tarafından bedeli ödenmiş ve teslim alınamamış olan malın tutarı olan 140.000,00 Euro zararın, fiili ödeme tarihi olan 10/05/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince değişen oranlarda yıllık Euro faizi yürütülmek suretiyle, davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilafa ilişkin yüklerin, merkezi Kopenhag /Danimarka'da bulunan ve işbu davada izafeten dava edilen yabancı taşıyan ... 'in ... numaralı konişmentosu tahtında Hindistan'ın ... Limanından İstanbul ... limanına taşındığını, konişmento tahtında yapılan taşımalarda, yükleme, taşıma, boşaltma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşımaya ilişkin olan ... numaralı konişmentonun ön yüzünde yer alan milletlerarası yetki anlaşması bildirimine göre aynı konişmentonun bu sefer arka yüzünde yer alan ve hukuken navlun sözleşmesi hükmünde olan taşıma şartları arasında yer alan madde 26 da yetki anlaşması bulunmakta olup buna göre konişmento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisi ortadan kaldırıldığını, dava konusu taşımayı üstlenen yabancı taşıyan ... A/S 'in Türkiye acentesi olan ... A.Ş firması TTIK m.105 kapsamında navlun sözleşmesinin kurulmasına aracılık etmediğini, navlun faturası düzenlemediğini, konişmento imzalamadığını ve konişmentonun düzenlenmesine de aracılık etmediğini, dava konusu yükler Hindistan'dan Türkiye 'ye taşındığını, taşımalara ilişkin navlun sözleşmeleri Hindistan'ın Mumbai kentinde kurulduğunu, konişmentolar Hindistan'ın Mumbai kentinde düzenlendiği ve bu konişmentoları da yabancı taşıyan ... A/S'in Hindistan'daki temsilcisi “... Ltd” firması acente sıfatı ile imza ettiğini, bu durumda navlun sözleşmesinin ve konişmentoların düzenlenmesine yabancı taşıyan ... 'in Türkiye acentesinin herhangi bir dahiliyeti bulunmadığından, Türk Mahkemelerine TTK m.105 kapsamında mürnhasır yargı yetkisi vermediğini, davacı yan işbu davasında husumeti davalı olarak “... A.Ş.” yönünden asaleten ve doğrudan doğruya kurduğunu, oysa doğrudan doğruya, asaleten dava edilen davalı müvekkili ... A.Ş dava konusu taşımaları üstlenmediği gibi bu taşımada davacıya karşı “Taşıyan” ve/veya “Filli Taşıyan” sıfatlarına da sahip olmadığını, ayrıca asaleten dava edilen müvekkili ... A.Ş.'nin taşımanın gerçekleştirildiği geminin sahibi, donatanı, işleteni, kiracısı da olmadığı gibi dava konusu taşımalar bakımından yükün taşınması işini hiçbir şekilde üstlenmediğini, bu hususta davacıya veya başkaca birine herhangi bir fatura kesmediğini, hangi biriyle de herhangi bir navlun/taşıma sözleşmesi akdetmediğini, 6102 s. TTK m.105/2 uyarınca acenteler sadece ve sadece aracılıkta bulundukları sözleşmeler bakımından müvekkilleri olan taşıyanlar adına “izafeten” dava edilebileceğini, bu vesile ile işbu davada ... A.Ş'nin doğrudan doğruya (“asaleten”) dava edilmesi mümkün olmadığını, konteyner taşımalarında taşıyanların varış ihbarnamesi düzenlemesi veya varış ihbarnamelerini ya da gemilerin varış tarihlerini yük alıcılarına göndermeleri zorunlu olmadığını, dava konusu yükleri tahliye limanına getiren Singapur Bayraklı “... ” gemisi için ... Gümrük Müdürlüğü 'ne özet beyan verilirken yük alıcısı olarak “... Ticaret A.Ş - ... Şubesi” şu şekilde beyan edildiğini, özet beyandaki yazı (text) ile girilen “Yük Alıcısı” adı olan “... Ticaret A.Ş - Şubesi” ile, aynı özet beyan ekranında “Yük Alıcısı Vergi Numarası” olarak girilen “... ” vergi kimlik numarası uyuşmadığını, hal böyle olunca, gümrük memurlarının ekranlarında yazı ile “Yük Alıcısı” olarak “... Ticaret A.Ş - ... Şubesi” yer almakta iken, aynı ekranda gümrük memurları vergi kimlik numarasına göre yük alıcısının aynı zamanda “... San. Ve Tic. A.Ş” olarak görüldüğünü, özet beyanı veren taraf gümrük idaresine yük alıcısının kim olduğunu söylemesi gerektiği, davacı yanın ise 06.05.2022 tarihinde tahliye limanına gelen ve gemiden indirilen yükleri için aradan 7 ay 14 gün geçtikten sonra ancak 20.12.2022'de taşıyana başvurarak yükleri teslim almak istediğini belirttiğini, yani aslında davacının ortaya çıkıp yükleri teslim almak için müvekkiline başvurduğu tarihte yükleri 20.06.2022 tarihi itibariyle çoktan millileştiğini, 14.10.2022 tarihinde yükler ihaleyle satılarak tasfiye edilmek üzere gümrük idaresi tarafından ... 'e devredildiğini, 04.11.2022 tarihinde yüklerle ilgili gümrük idaresi tarafından “Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi” düzenlendiğini, davacı yanın 06.05.2022 tarihinde tahliye limanına gelen ve gemiden indirilen yükleri için aradan 7 ay 14 gün geçtikten sonra 20.12.2022'de taşıyana başvurarak yükleri teslim almak istediğini belirttiğini, işte bu müterafik kusur olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; Gemiye yüklenen eşyanın boşaltma limanında gönderilene teslim edilmemiş olması nedeniyle eşya için satıcıya ödenen fatura bedelinin gemi acentesi konumundaki davalıdan tahsili istemine ilişkin olup dava konusu tazminat talebi eşyaya ilişkin özet beyanda eşyanın alıcısına ilişkin bilgilerin yanlış verilmiş olması sebebiyle eşyanın teslim alınamaması iddiasına dayanmaktadır.

Davalı vekili konişmentodaki yetki şartına dayanarak millatlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de; davalının Türkiye'de mukim bir şirket olması nedeniyle Londra Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmesi MK 2'ye aykırı görüldüğünden yetki itirazının reddi ile davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.

Davalı vekili müvekkili ... A.Ş.'nin, fiili taşıyan ... 'in Türkiye acentesi olduğunu TTK m.105/2 uyarınca acenteler sadece ve sadece aracılıkta bulundukları sözleşmeler bakımından taşıyanlar adına “izafeten” dava edilebileceğini, bu nedenle işbu davada ... A.Ş'nin doğrudan doğruya (“asaleten”) dava yöneltilebileceğini ileri sürmüş ise de, dava davalı acentenin şahsi kusuruna dayandığından davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.

Mahkememiz dosyasına sunulan 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamı ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve tespitlere göre; uyuşmazlığın da esası konu olan hatalı alıcı bilgilerinin girilmesine sebebiyet verebilecek, yurt dışı göndericinin alıcı değişikliği talimatı, mal faturası veya davacı adına kayıtlı konteynerler hakkında ... ... unvanlı firma adına düzenlenmiş bir konişmento gibi, somut bir belge bulunmadığı, bu durumda iş bu alıcı bilgilerinin davalı ... A.Ş tarafından belge bazında değil, sehven girildiğinin müşahede edildiği, yapılan hata düzeltme sorumluluğun mevzuat gereği davalı ... A.Ş nin yükümlüğünde olduğu, bu halde; eşyaların tasfiye sürecine girmesine ve tasfiye olmasına sebebiyetin, davalı tarafından verilen özet beyanda hatalı alıcı bilgilerinin, davalının GK 35-B/6 maddesi kapsamında düzeltme işlemine gitmemesinden kaynaklı olduğu, dosyaya sunulan ve dava konusu olayın gelişimine dair bilgi içeren elektronik posta yazışmaları esas alındığında eşyanın teslim edilmesi için gerekli düzeltmelerin yapılmaması ve eşyanın tesliminin gerçekleştirilmesine ilişkin taleplerin karşılanmamasının haklı bir gerekçesinin ortaya konulamaması sebebiyle gümrük mevzuatı yönünden davalı acente ... A.Ş.’nin kusurlu olduğu tespiti de dikkate alındığında söz konusu davalının eşyanın teslim edilmemesinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Bilirkişi heyetince sunulan 02/10/2024 tarihli ek raporunda; Davalı ... A.Ş. tarafından ileri sürülen itiraz konularının gümrük mevzuatı ile birlikte teknik bilgi ve birikim gerektiren konular olup, tüm incelemeler bu birikim ve tecrübeyle irdelendiği, tüm itiraz konularının kök raporda ayrıntı gerekçeleri ve olaya ilişkin kanun maddeleri de derç edilerek açıklandığı, gümrük iş ve işlemlerinin nasıl ve ne şekilde ifa edildiği, gümrüklerimizde kullanılan bilge otomasyon siteminin nasıl ve ne şekilde çalıştığı da ayrıntıları ile açıklandığı ve kök rapor sonucunun buna göre gerekçelendirildiği, dolayısıyla kök raporda gümrük mevzuatı yönünden ulaşılan kanaatleri değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı anlaşılmakla, kök raporda varılan kanaatleri aynı şekli ile tekrar etmek gerektiği, davalının acente sıfatıyla sorumluluğu açısından sınırlı sorumluluk değerlendirmesi yapılmasının gerekmediği, acentenin şahsi kusuru sebebiyle sorumlu tutulabileceği, davacının müterafik kusuru hususunda heyetimizin görüşünün davacının müterafik kusurunun bulunmadığı yönünde olduğu ancak elektronik postalardaki ifadelerle varılan bu kanaat bakımından kanaate varılmıştır.

Dava konusu ihtilafta davacı tarafça, ... numaralı konişmento tahtında ... Limanından İstanbul ... limanına denizyoluyla taşınan ... ve ... nolu 2 adet konteyner yükünün tahliye limanı olan Ambarlı limanına gelmesine rağmen, davalı tarafından gümrüğe verilen özet beyanda yük alıcısı olarak "... A.Ş" firma bilgileri girilmesi nedeniyle, mal bedeli yurt dışındaki satıcıya ödemiş olmasına rağmen eşyasının ithalatının gerçekleştirilemediği ve gümrük idaresi tarafından tasfiyeye tabi tutulduğu belirtilerek, mal bedeli olan 140.000,00 Euro'nun davalılardan tahsili talep edilmektedir.

Davalı taraf ise, dava konusu yük ilişkin özet beyandaki yazı (text) ile girilen “Yük Alıcısı” adı olan “... Sanayi Ve Ticaret A.Ş - ... Şubesi” ile, aynı özet beyan ekranında “Yük Alıcısı Vergi Numarası” olarak girilen “...” vergi kimlik numarasının uyuşmadığını, bu nedenle“Yük Alıcısı” olarak “... Sanayi Ve Ticaret A.Ş - ... Şubesi” yer almakta iken,vergi kimlik numarasına göre yük alıcısının aynı zamanda “... San. Ve Tic. A.Ş” olarak görüldüğünü, özet beyanı veren tarafın gümrük idaresine yük alıcısının kim olduğunu söylemesi gerektiği, davacı yanın ise 06.05.2022 tarihinde tahliye limanına gelen ve gemiden indirilen yükleri için aradan 7 ay 14 gün geçtikten sonra ancak 20.12.2022'de taşıyana başvurarak yükleri teslim almak istediğini belirttiğini, yani aslında davacının ortaya çıkıp yükleri teslim almak için müvekkiline başvurduğu tarihte yükleri 20.06.2022 tarihi itibariyle çoktan millileştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Taşıma şekline göre farklılık arz etmeksizin eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getiren taşıma aracının kullanıcısı/işleticisi veya temsilcisi tarafından özet beyan verilmektedir. Özet beyan, eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmesinden önce verilir. Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmesinden önce özet beyanın ibraz edilme süresi, bu süreye getirilebilecek istisnalar ve bu süreye ilişkin değişiklikler, özet beyandan vazgeçilebilmesine dair şartlar; özel durumlar ile belirli eşya trafiği, taşıma şekli ve yükümlü türleri ile özel güvenlik düzenlemelerinin öngörüldüğü uluslararası anlaşmalar dikkate alınarak yönetmelik ile düzenlenir.

Gümrük İdaresinden celb edilen ... A.Ş. tarafından verilen 06.05.2022 tarih ve ... sayılı özet beyan incelendiğinde, davaya konu edilen ... ve ... nolu konteyner göndericisinin ... olduğu, mal faturasının ... No 02/11 olarak, konişmento numarasının ... olarak girildiği, konişmento ve mal faturası incelendiğinde her iki belgede de alıcının davacı ... San. Ve Tic. A.Ş. gözüktüğü ancak davalı tarafından verilen özet beyanda alıcının dava dışı ... ... olarak belirtildiği görülmüştür.

Gümrükçü bilirkişi tarafından belirtildiği üzere. gümrüklerimizdeki bilgi sistemi veri tekniği sistematiğine göre çalıştığından, beyan verilirken firmaların isim ve ünvanları sisteme manuel olarak girilmemektedir. Beyan yapılacak firmanın vergi sicil numarası girilerek beyan yapılmaktadır. Sisteme girilen vergi numarası kime ait ise, sitem firma unvanını otomatik olarak algılamaktadır. Dolayısıyla bir firmanın vergi numarasını hatalı girmek diye bir durum söz konusu değildir. Davalı ... A.Ş firması özet beyanı verdikten sonra davalı yana varış ihbarı gönderse dahi, özet beyandaki alıcı bilgileri değişmedikçe davalının eşyalarını gümrükten çekebilmesi mümkün değildir. Özet beyan alıcı bilgilerinin değiştirilmesi işi de, özet beyanı verenin yükümlülüğündedir. Buna göre özet beyanı verenin talep etmesi halinde, özet beyanın verilmesinden sonra bir veya daha fazla bilginin değiştirilmesine gümrük idarelerince izin verilmektedir. Ancak, özet beyanı veren kişiye eşyanın muayene edileceğinin bildirilmesinden, söz konusu bilgilerin yanlış olduğunun tespit edilmesinden ve eşyanın boşaltılmasına izin verilmesinden, sonra özet beyanda değişiklik yapılmasına izin verilmesi mümkün değildir. Görüleceği üzere; özet beyan üzerinde değişiklik talebi, sadece özet beyanı veren kişi veya onun temsilcisi tarafından özet beyanın gönderildiği gümrük idaresine yapılabilir.

Dosya sunulan belgelerde, uyuşmazlığa konu olan hatalı alıcı bilgilerinin girilmesine sebebiyet verebilecek, yurt dışı göndericinin alıcı değişikliği talimatı, mal faturası veya konteynerler hakkında ... ... unvanlı firma adına düzenlenmiş konişmentoya rastlanılmamıştır. Bu durumda iş bu alıcı bilgilerinin davalı tarafından belge bazında değil sehven girildiği anlaşılmaktadır.

Davacı ... firması Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi kapsamında beyan aşamasında, sistem özet beyan açma kısmına geldiğinde, sistemde ... firması adına tescil edilmiş herhangi bir özet beyan bulunmadığından, sistem “özet beyan hatası” verecek ve beyanname tescili mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla davacının beyan verebilmesi için öncelikle adına bir özet beyan verilmiş olması ile birlikte, konteynerlerin tahliyesinin akabinde gözetim memurunca konteynerlerin de AMBAR İÇİ onayının yapılması gerekmektedir.

Sonuç olarak davacı yanın konu eşyalar hakkında herhangi bir gümrükçe onaylanmış işlem hakkında gümrüğe bir beyan vermesi mümkün olmayıp, beyan verebilmesi için öncelikle hatalı özet beyanın düzeltilmesi gereklidir. Şu halde davacı yan gümrüğe başvurarak özet beyanın hatalı olduğunu, aslında adına verilmesi gerektiği hususuyla müracaatta bulunsa dahi bundan sonuç alınması mümkün değildir. Zira gümrük nezdinde özet beyana ilişkin her türlü konuda muhatap, beyanı veren olduğundan, somut olayda da muhatap ... A.Ş firmasıdır.

Dosya kapsamına göre uyuşmazlığın esasına konu olan hatalı alıcı bilgilerinin girilmesine sebebiyet verebilecek, yurt dışı göndericinin alıcı değişikliği talimatı, mal faturası veya davacı adına kayıtlı konteynerler hakkında ... ... unvanlı firma adına düzenlenmiş bir konişmento bulunmadığı, bu durumda alıcı bilgilerinin davalı ... A.Ş tarafından belge bazında değil, sehven girildiği, yapılan hata düzeltme sorumluluğununda mevzuat gereği davalı ... A.Ş nin yükümlüğünde olduğu anlaşılmaktadır. Gümrük mevzuatı ve uygulamasına ilişkin değerlendirme sonucunda somut olayda eşyaya ilişkin özet beyanda yapılan hatanın münhasıran davalı acente ... A.Ş.’nin kusuruna dayandığı, davacının özet beyandaki hatalı bilginin verilmesinde veya düzeltilememesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, özet beyandaki hatanın düzeltilerek eşyanın teslim alınmasını yalnızca, işlemleri gerçekleştiren davalı acentesinin sağlayabileceği anlaşıldığından, eşyanın teslim edilmesinde özet beyan hatası sebebiyle ortaya çıkan engelin davalı acentenin şahsi kusurundan kaynaklandığı, bu nedenle eşyaların tasfiye sürecine girmesine ve tasfiye edilmesine davalının sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır.

Taşıyan, navlun sözleşmesi ile eşyayı deniz yoluyla taşıma ve varma limanında ilgilisine (eşyayı teslim alma hakkına sahip olan kişiye) teslim etmeyi üstlenir. Taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan edimlerinin ifası eşyanın ilgilisine teslim edilmesi ile tamamlanmış olur. Eşyanın ilgilisine teslim edilmesi için gerekli olan ve taşıyan tarafından yerine getirilmesi mümkün olan işlemlerin de taşıyan tarafından yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu uyuşmazlıkta eşyanın teslim alınması için gereken işlemlerin davalı acente ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiği sabittir. Dosyaya sunulan “Yetkilendirme Belgesi”nden davalı ... A.Ş.’nin davalılardan ... Line A/S tarafından Türkiye acentesi olarak yetkilendirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi de dosyaya sunulmuş olup Sözleşme’de davalı ... A.Ş.’nin Türkiye genel acentesi olarak atandığı görülmektedir. Davalı ... A.Ş. Türkiye Genel Acentesi sıfatı ile dava konusu taşımada eşyanın varma limanında ilgilisine teslim edilmesi sürecini yürütmüştür.

Eşyanın akıbetine ilişkin olarak ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen cevabi yazıda, dava konusu eşyanın ... ...’ye ait gözüktüğü, 23.03.2023 tarihinde yeniden ihraç amaçlı yapılan e-ihale ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye satıldığı belirtilmiştir. Satışa ilişkin e-ihale satış sözleşmesi de dosyada bulunmaktadır. 04.11.2023 tarihli Tasfiye Tespit ve Tahakkuk Belgesi’nde de eşyanın sahibi ... ... olarak kayıtlıdır.

Kırkambar sözleşmelerine ilişkin TTK m. 1176/1 uyarınca gönderilen, taşıyanın veya yetkili bir temsilcisinin bildirimi üzerine gecikmeden eşyayı teslim almakla yükümlüdür. Gönderilen tanınmıyorsa bildirim, yerel teamül üzere ilan yoluyla yapılır. Hükme göre, taşıyanın veya temsilcisinin (örneğin acentesinin) eşyanın teslim alınması için gönderilene varış bildiriminde bulunması gerekir. Bildirimde bulunulmayacak hal gönderilenin tanınmaması halidir. Bununla birlikte söz konusu hüküm emredici nitelik taşımadığından navlun sözleşmesinde veya konişmentoda aksinin kararlaştırılması mümkündür.

Dosyaya sunulan konişmentoda 22.1. hükmünde de varış ihbarı yapılacak kişilerin belirlenmiş olduğu herhangi bir durumda bu ihbarın sadece bilgilendirme amacı taşıyacağı ve ihbarın yapılmamasının taşıyanın sorumluluğunu gerektirmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Dosyadaki elektronik posta yazışmalarından 26.12.2022 tarihli dava dışı satıcının Türkiye temsilcisi ... ... tarafından davalıya gönderilen postada dava dışı ... ...’ye varış ihbarında bulunulmuş olduğu ve devamında 25 Ekim 2022 tarihinde teslim alınmayan konteynerlerin yeniden hatırlatılmış olduğu ifade edilmektedir. Öte yandan davalı acentenin bu kişiye gönderdiği 26 Aralık 2022 tarihli elektronik postada da ... firmasına 04.05.2022 tarihinde varış ihbarının (arrival notice) yapılmış olduğu ve ihbarın “... isimli kişinin “ecebanyo.com” uzantılı mail adreslerine yapıldığı bildirilmiştir. 27.12.2022 tarihli elektronik postada ise cevaben konişmentoda ihbar adresi olarak ... @....com.tr adresinin kayıtlı olduğu, firmalarında ... Akman adlı bir kimsenin çalışmadığı ifade edilmiştir.

Bu elektronik postalar dikkate alındığında konşimentodaki bildirime ilişkin hükme rağmen fiilen davalının varış bildirimi yapmayı tercih ettiği ancak bildirimi konişmentoda yer verilen ihbar adresinden farklı ve yanlış bir kişiye yaptığı anlaşılmaktadır.

Dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarından 23 Aralık 2022 tarihli elektronik postada davalı acente tarafından sistemden kontrollerin sağlandığı ve yükleme manifestosu kapanmadan önce isim değişikliği yapılmasına rağmen vergi numarasının değiştirilmediğinin belirlendiği ve alıcı değişikliği prosedürüne gidilmesinin gerektiği bilgisinin verildiği görülmektedir. Ayrıca Ocak 2023 tarihli yazışmalarda dahi eşyanın henüz satış işleminin yapılmadığı, davacı tarafça eşyanın açık arttırma ile satıştan önce bedeli ödenerek geri alınmasının mümkün olduğunun davalıya bildirildiği, 4 Ocak 2023 tarihli elektronik posta ile ordino alınması için davacıdan kabul yazısı ve mal faturasının talep edildiği, 6 Ocak 2023 tarihli elektronik posta ile davalının davacı tarafın avukatına eşyayı halen teslim almak isteyip istemediklerini sorduğu anlaşılmaktadır. 27 Aralık 2022 tarihli elektronik postada ise davacı yetkilisine davalı acente tarafından varış ihbarlarının iletilmiş olduğu ve ...’nun borçlarının olduğu, sistemdeki blokesinin kalkması için finans birimi ile iletişime geçmesinin gerektiği bilgileri iletilmiştir. Bu elektronik postaya cevaben davacı yetkilisi tarafından davalıya gönderilen postada yanlış adrese varış bildirimi yapıldığı belirtilerek varış ihbarı ve gümrüğe verilen özet beyan talep edilmiştir. Talep edilen belgelerin sağlandığına dair bir bilgi dosyada sunulmamıştır.

Bu bilgiler çerçevesinde, davalının konşimentodaki kayda rağmen varış ihbarında bulunduğu ancak konişmentoda belirlenen ihbar adresinden farklı ve yanlış bir adrese ihbarda bulunduğu, dava konusu olmayan ... ...’ye gönderilen eşya için varış bildirimi ve devamında teslim alınmayan eşya için de hatırlatma yapıldığı, özet beyandaki hatanın davalı tarafça kabul edildiği ve düzeltme yapılması gerektiğinin açıklandığı, eşyanın tasfiye sürecinde satılmasından önce davacının eşyanın satın alınması yönündeki taleplerinin cevapsız bırakıldığı, eşyanın tesliminin talep edilmesi üzerine davacıya borçlarının olduğunun bildirildiği ancak bu borçların açıklanmadığı ve dava dosyasından bu borçların varlığının veya içeriğinin anlaşılmadığı sonuçlarına ulaşılmaktadır. Bu çerçevede davacı tarafından geç olmakla birlikte teslim talebinde bulunulduğu, eşyanın tesliminin sağlanması için özet beyan hatasının düzeltilmesinin mutlaka gerekli olduğu ancak söz konusu düzeltmenin yapılmadığı, eşyanın teslim olunması için gerekli işlemlerin yapılmamasının haklı gerekçesinin ortaya konulamadığı sonucuna varılmaktadır. Yukarıda, eşyaya ilişkin özet beyan hatasında davalı acentenin şahsi kusurunun bulunduğu değerlendirilmiş olup, eşyanın teslim alınması için gerekli işlemlerin yapılmamasının herhangi bir haklı nedeni ortaya konulmadığından davalı acentenin eşyanın teslim edilmemesinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda yapılan değerlendirildiğinde, elektronik posta yazışmalarının içeriğinden; davalının konşimentodaki kayda rağmen varış ihbarında bulunduğu ancak konişmentoda belirlenen ihbar adresinden farklı ve yanlış bir adrese ihbarda bulunduğu, dava konusu olmayan ... ...’ye gönderilen eşya için varış bildirimi ve devamında teslim alınmayan eşya için de hatırlatma yapıldığı, özet beyandaki hatanın davalı tarafça kabul edildiği ve düzeltme yapılması gerektiğinin açıklandığı, eşyanın tasfiye sürecinde satılmasından önce davacının eşyanın satın alınması yönündeki taleplerinin cevapsız bırakıldığı, eşyanın tesliminin talep edilmesi üzerine davacıya borçlarının olduğunun bildirildiği ancak bu borçların açıklanmadığı ve dava dosyasından bu borçların varlığının veya içeriğinin anlaşılmadığı belirlidir. Özellikle 26 Aralık 2022 tarihli elektronik postada davacıya eşyanın teslim alınması için “yükleme alınacaksa” ifadesine yer verilerek hesap açtırılması ve borç bakiyesinin ödenmesinin gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında (bu ifadelerle eşyanın tesliminin sağlanmasının halen mümkün olduğu görüldüğünden) eşyanın teslim alınması için özet beyan hatasının düzeltmesi bakımından davacının müterafik kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Tüm bu değerlendirmelerin neticesinde, davalı acentenin, davacının eşyayı teslim alamamaktan kaynaklanan zararından sorumlu olduğu, sorumluluk miktarının eşyanın fatura bedeli olan 140.000,00 Euro tutarında olduğu sonucuna varılmış olduğundan, bu doğrultuda davanın kabulü ile 140.000,00 Euronun dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın KABULÜ ile 140.000,00 Euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek yıllık Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 195.217,68 TL karar harcından 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 194.947,83 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3.Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 372.625,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 269,85 TL başvuru harcı, 60,00 TL posta gideri ile 14.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.329,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog