Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/958
Karar No
K. 2024/1042
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/958 Esas
KARAR NO: 2024/1042
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2023
KARAR TARİHİ: 21/11/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Yukarıda yazılı taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden kaynaklı olan alacak için müvekkili şirket İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirkete icra takibi başlatıldığını, icra takibinde asıl alacak 6550,00-Euro olmakla birlikte işbu itirazın iptali davası 5150,00-Euro üzerinden açılmış olup itirazın iptali bu tutar üzerinden istendiğini, açılan bu takibe davalı tarafça itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali ile takibin 5150,00-Euro asıl alacak şeklinde devamına, davacı lehine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın müvekkili hakkında taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle kurulan cari hesap sözleşmesinde bakiye borç olarak belirtilen 6.550,00-Euro alacağın ödemediğinden bahisle İzmir... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, İzmir... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibinin haksız olması ve müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığı için icra takibine tarafımızca itiraz edildiğini, işbu itiraz üzerine davacı mahkemenizde 5.150,00 Euro dava değerinde kısmi itirazın iptali davasını açtığını, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, İrsaliyeli Fatura suretleri, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 11/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...yapılan incelemelerde; davalı şirketin E defter uygulamasına tabi olduğu ve kayıtlarının yasal mevzuata uygun tutulduğu, Davalı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarına göre 2023 yılında taraflar arasında ticari ilişkinin başlamış olduğu, davalı şirketin muavin defter kayıtlarında 2023 yılı sonunda davacı şirketin davalıdan yurt içi ve yurt dışı karşılıklı olarak nakliye hizmeti alım ve satışları nedeniyle davalı ticari kayıtlarında; davacıya takip tarihi itibariyle ; 103.089,80 TL lik borcunun göründüğü tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

Bilirkişi heyetinden alınan 11/05/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeler ile dosya kapsamında bulunan belgeler üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davacının incelemeye sunduğu 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu,

Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.

DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davacının, davalıya 23 adet fatura ile toplam KDV dahil 653.932,60 TL tutarında fatura düzenlediği tespit edilmiş olup belirtilen 23 adet fatura bilirkişiliğimizce incelenmiş ve davacı defterlerindeki kayıtların faturalar ile birebir örtüştüğü tespit edilmiştir.

Davalının davacıya 10 adet fatura ile toplam KDV dahil 304.643,88 TL tutarında fatura düzenlediği, belirtilen 10 adet faturadan 7 adedinin görüntüsünün davalı ticari defterleri incelenmek suretiyle hazırlanan, dosyada mübrez 11.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunduğu, ibraz edilen 7 adet faturanın davacı defterlerinde usulüne uygun kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacının davalıya 4 adet işlem ile toplam 136.221,14 TL ödeme yaptığı, Davalının davacıya 11 adet işlem ile toplam 418.808,34 TL ödeme yaptığı Davacı ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 66.701,52 TL alacaklı olduğu görülmektedir. BİLİRKİŞİLİĞİMİZCE YAPILAN DİĞER İNCELEMELER VE TESPİTLER

Taraflar arasındaki ticari ilişkinin, karşılıklı olarak verilen nakliye hizmetine dayalı olduğu, her iki tarafın da birbirine kestiği faturaların (23.808,00 TL hariç) tamamına yakınının Euro cinsinden düzenlendiği ve tarafların birbirine yaptıkları ödemelerin de Euro cinsinden gerçekleştiği görülmüş ise de muhasebe standartları gereği ticari defterlere Türk Lirası cinsinden kaydedilmiştir.

11.05.2024 Tarihli davalı defterleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 103.089,80 TL alacaklı olduğu tespiti yer almaktadır. Raporumuzun incelemeler ve değerlendirmeler başlıklı bölümünde sunulan tabloda detaylarına yer verdiğimiz üzere davacı ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 66.701,52 TL alacak kaydının olduğu görülmektedir.

Sayın Mahkeme’nizin bilirkişiliğimizi görevlendirmesinde “şayet ticari defter kayıtları arasında çelişki tespit edilmesi halinde kayıtlar arasında fark oluşturan hususların tespiti” istenmiş olup, taraf defterleri arasındaki 36.388,28 TL farkın sebebinin; davalının, Euro ile yapılan ödemeleri, ödeme hangi faturaya istinaden yapıldıysa o fatura tarihindeki ve fatura üzerinde yazılı TCMB kurunu baz alarak defterlerine işlemesi, buna karşılık davacının ise Euro ile yapılan ödemeleri ödeme yapıldığı tarihteki TCMB kurunu baz alarak defterlerine işlemesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Bu hususun yanı sıra tarafların defterlerinde, karşılıklı olarak tüm fatura ve ödemelerin bulunduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olan ve davacı defterlerinde kayıtlı olmayan, ya da davacı defterlerinde kayıtlı olan ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmayan bir fatura ve ödemenin bulunmadığı görülmüştür.

Raporumuzun İncelemeler ve Değerlendirmeler Başlıklı bölümünde sunulan tabloda, bilirkişiliğimizce incelenen davacı defterleri ile 11.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda incelenen davalı defterleri, kayıtlar arasındaki farklılıkların görülmesi açısından karşılaştırmalı olarak takdirinize sunulmuştur.

Vergi Usul Kanını 215/2-a maddesi gereğince, tarafların karşılıklı işlemleri ticari defterlerinde Türk Lirası cinsinden kaydettiği görülse de, karşılıklı düzenlenen faturaların ve yapılan ödemelerin Euro cinsinden olduğu, davacı tarafından takibin de Euro cinsinden başlatıldığı görülmektedir. Bu nedenle bilirkişiliğimizce her iki taraf defterlerinde kayıtlı olan işlemler Euro cinsinden raporumuzun incelemeler ve değerlendirmeler başlıklı bölümünde tablo halinde takdirlerinize sunulmuştur. Tabloda detaylarına yer verildiği üzere, taraflar arasında karşılıklı düzenlenen faturaların ve yapılan ödemelerin Euro cinsinden olduğu (23.808,00 TL hariç. Ki bu tutarda TL cinsinden tarafların birbirine borç alacak bakiyesi olmadığı tespit edilmiştir.) görülmekte olup davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.830,00 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davacının T.C. İzmir... İcra Dairesi’nin 04.09.2023 tarih ve... E.sayılı dosyası ile cari hesap bakiyesinden kaynaklandığı anlaşılan 6.550,00 EUR asıl alacak üzerinden icra takip işlemlerine başladığı, takipte işlemiş faiz talebinin görülmediği, davacının iş bu itirazın iptali davasını ise 5.150,00 Euro asıl alacak üzerinden ikame ettiği görülmektedir.

Sayın Mahkeme’niz tarafından, davacı ve davalının bağlı bulundukları Vergi Dairelerinden tarafların 2023 yılına ait BA – BS formlarının gönderilmesi istenmiş olup, ilgili Vergi Daireleri tarafından gönderilen müzekkere cevapları ekindeki Form Ba – Bs Görüntüleme ekranları incelendiğinde, tarafların birbirine düzenlemiş oldukları faturaların her iki taraf bildirimlerinde birbiri ile birebir örtüştüğü görülmekte ise de müzekkere cevabı son sayfasında da belirtildiği üzere, Form Ba Bs Görüntüleme Ekranı; mükellefler tarafından gönderilen Form BA BS bildirimlerine, 523 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren bildirimlere konu edilmeyen elektronik belgeler dahil edilerek hazırlanmakta olup 25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:396)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No:

523.ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek, sistem otomatik olarak dahil edecektir. Takibe konu faturaların tümü 2023 dönemine ait olduğu için, davacı ve davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmese dahi Vergi Dairelerinden gelen Form Ba Bs Görüntüleme Ekranında görüntülenecektir." şeklinde rapor sunulduğu görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu ve davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek alacağın 5.150,00-Euro'luk kısmına yönelik itirazın iptalin ve %20 oranından az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

3.Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının davalıda hiçbir alacağının bulunmadığını, cari hesap kaydının tek başına alacağı göstermeyeceğini, davacının takipte dayanmadığı belge ve delillere itirazın iptali davasında dayanamayacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

4.Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı takipte cari hesap alacağını takip dayanağı olarak göstermiş, yargılama sırasında bu hususta ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmıştır.

Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.

6.Somut olayda taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, ticari defter incelemelerine göre ticari ilişkinin açık hesap olarak sürdürüldüğü görülmüştür.

Mahkememizce davacı ve davalıya ait ticari defter ve kayıtlar ayrı ayrı incelenmiş, her iki tarafın ticari defterlerinin 1 adet ödeme işlemi dışında uyumlu olduğu, davacının davalı adına düzenlediği faturalar ve ödemelerin davalı ticari defterlerinde birebir kayıtlı olduğu, davalının davacı adına düzenlediği faturalar ve ödemelerin de 1 ödeme işlemi dışında davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerindeki tek farklılığın ise davalı şirketin 07/07/2023 tarihli 3.750,00-Euro tutarlı ödemesinin davacı defterlerinde 3.250,00-Euro olarak kayıt altına alınmasından ibaret olduğu görülmüştür.

Davalı şirketin 07/07/2023 tarihli 3.750,00-Euro bedelli ödemesinin gerçekte bu miktarda mı gerçekleştirildiği yoksa davacı defterlerinde kayıtlı olan 3.250,00-Euro miktarlı bir ödeme mi yapıldığı hususundaki incelemede, kural olarak bir kayıt ile lehine sonuç ortaya çıkartan taraf bu hususu ispat külfeti olduğundan ve ödemenin davalı lehine bir işlem olması nedeniyle, ödeme işleminin 3.750,00-Euro olduğu noktasında ispat külfeti davalı üzerinde olduğundan davalı vekiline bu hususta delillerini sunmak üzere veya yemin teklif edilecek ise yemin metni sunulmak üzere süre verilmiş ancak davalı tarafça verilen kesin süre içerisinde ödeme işlemini ispata yarar bir delil sunulmadığı, aksine davacı vekilinin 02/07/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan...Bankası A.Ş.'nin 07/07/2023 tarihli dekontunda davalı şirketin davacı hesabına 3.250,00-Euro havale işlemi bulunduğu görülmüştür. Bu durumda 07/07/2023 tarihli davalı ödemesinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi 3.250,00-Euro olduğu anlaşıldığından davalı ticari defterlerinde yer alan 3.750,00-Euro ödeme dikkate alınmamış ve bu ödemenin 3.250,00-Euro olduğu kabul edilerek yapılan incelemede her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının örtüştüğü anlaşılmıştır.

7.Yukarıda da açıklandığı üzere, bir fatura içeriği mal veya hizmetin karşı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olması ile karşı tarafa sağlandığı kabul edilmekte olup, davacı tarafça düzenlenen faturaların ve ödeme kayıtlarının davalı ticari defterlerinde aynı şekilde kayıtlı olduğu ve davalı tarafça gerçekleştirilen ödeme ve fatura kayıtlarının da davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 4.830,00-Euro alacaklı olduğu görülmekte ise de yukarıda açıklandığı üzere 07/07/2023 tarihli 3.750,00-Euro bedelli davalı havalesi ispat edilemediğinden bu ödemenin 3.250,00-Euro olarak dikkate alınmasıyla davacı alacağının 5.330,00-Euro olarak değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar davalı ticari defterlerinde Türk Lirası alacak cinsinden alacak bulunmadığı görülmekte ise de bu hususun davacının Euro cinsi düzenlediği faturaların Türk Lirası karşılıklarıyla davalı ticari defterlerine kaydedilmesi, buna karşılık davalının Euro cinsi ödemelerinin davalı defterlerinde ödeme tarihindeki Euro/Türk Lirası kuru ile kaydedilmiş olması nedeniyle davalının Türk Lirası cinsinden borcu sona erdiği görülmekte ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para cinsi üzerinden sürdürülmesi nedeniyle davalının ödemelerinin Euro cinsi olarak yine Euro borcundan düşülmesi gerektiği, bu halde takip tarihi itibariyle davacının bakiye 5.330,00-Euro alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı itirazlarının taleple bağlı kalınarak 5.150,00-Euro yönünden iptaline karar verilmiştir

8.Davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş olup, davacının talebine konu faturaların ve yine ticari ilişkiyi oluşturan ödeme kayıtlarının her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki süren ticari ilişkinin niteliğine göre davalının basiretli bir tacir olarak sorumlu olduğu borç miktarını belirleyebileceği anlaşıldığından alacak likit nitelikte kabul edilmiş ve kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.

9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 3.120,00 arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 5.150,00-Euro kısmının iptali ile bu miktar üzerinden takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,

2.Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değeri 160.097,53-TL'nin %20'si oranında belirlenen 32.019,51-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.936,26-TL harçtan peşin olarak alınan 1.783,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.153,03‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.783,23-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 286,75-TL posta ve tebligat ücreti, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 6.556,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

8.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 21/11/2024 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog