17. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1376 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:11/02/2021
NUMARASI:2019/36 Esas, 2021/102 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 18.01.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereği davalıdan ödenmeyen üye aidat borcunu ödemesinin istenildiğini, ödememesi üzerine hakkında ... sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borçlu olmadığını ileri sürerek icra takibine itiraz ettiğini, toplanacak deliller ile kooperatif defter, belge ve kayıtları incelendiğinde itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun görüleceğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi 12/03/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davalı vekili 19/09/2019 tarihinde uyap üzerinden gönderdiği dilekçesinde özetle; Kooperatifin davalıdan hak talep etme yetkisine sahip olmadığını, müvekkilinin 18.08.2006 tarihinde tahsisen tescil alarak malik olduğunu, bu tescil tarihi itibariyle kooperatifin fiilen devamını gerektirir bir durumun kalmadığını ve fiilen sona erdiğini, satın aldıktan sonra hataya uğratılarak üye yapıldığını, takibin ... daire... in aidatları için yapıldığını, davalının bu daireyi 29.07.2012 tarihinde tescil yoluyla dava dışı ... 'ya sattığını ve başka dairesinin olmadığını söylemesine rağmen üyeliğinin sonlandırılmadığını, Üsküdar ... Noterliğinden gönderdiği 25.05.2015 tarihli ... sayılı ihtarname ile kooperatiften istifa ettiğini ve ödemiş olduğu fazla bedelin iadesini istediğini, fiilen ve resmen 2012 yılından beri taşınmaz maliki dahi olmayan hiç bir faydası bulunmayan bir kooperatifteki sona erdirilmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirterek alacağın likit olmaması ve husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine,davacının %20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Davacının taşınmazı 2012 yılında 3.kişiye sattığı, davalı bu satış işlemiyle birlikte ortaklığını da yeni malike devrettiğini gösteren bir belge ibraz etmediği, yeni malikin de bu yönde talepte bulunduğunu gösteren belgeye de rastlanamadığından davalının taşınmazı devretmekle kooperatif üyeliğinin son bulduğu yönündeki savunmalarının dinlenebilir olmadığı, davalının istifasını 28.05.2015 tarihli ihtarnameyle davacı kooperatife bildirdiği, aynı site içerisindeki farklı bir adrese yapılan tebligattan kooperatif yönetimin haberdar olamayacağını ve tebligatı almadığı bundan ötürü davalının üyeliğinin devam ettiği yönünde iddialarının dinlenilebilir olmadığı, davacı kooperatif ile davalı arasında üyelik aidat alacağından doğan İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1536 Esas sayılı dava dosyasının dava dosyası içerisine alındığı ve dava dosyasının irdelenmesinde ;davalının üyelik sözleşmesinin sona erdiğini bu minvalde üyeliğin devamına yönelik her hangi bir delilin bulunmadığı, davalının ayrılma iradesinin mezkur dava dosyasında da açıkladığı, davacının istifa iradesine dayalı davalı kooperatif yetkililerince son ihtar tarihine değin istifa iradesinin davalı kooperatif yetkilileri tarafından hiç bir aşamada değerlendirilmemesinin kabulünün 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde zikrolunan "karşılıklı yardım ve dayanışma" ilkelerine de ters düşeceği, davalının sorumluluğunun nihai olarak keşide edilen istifa ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ tarihi bulunan 28/05/2015 tarihinde son bulduğu kabul edilerek davacının bu tarihe kadar kooperatif aidat ve işlemiş faizden sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.278,00 TL aidat borcu (ana para) ve 1.815,10 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, kabule konu asıl alacak tutarı 4.278,00 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %18 ve değişen oranlarda temerrüd faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit, kabule konu tutar için itiraz haksız görüldüğünden İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20 si 855,60 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, redde konu asıl alacak tutarı için davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede, kooperatif kayıtlarında herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığının tespit edildiğini, böyle bir ihtarnamenin varlığından haberlerinin bulunmadığını, ihtarnameyi kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, ihtarnamenin aynı sitede kooperatifin eski adresine tebliğe çıkarılarak muhtarlığa teslim edildiğinden kooperatifin eski adresine yapılan bu tebligatın kooperatifi bağlamayacağını, yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 12.13.maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddesine aykırı olduğunu, kooperatifin temsil ve ilzama yetkili yönetim kuruluna tebligat yapılmadığını, kooperatifin eski adresine çıkarılan tebligatın kooperatif açısından herhangi bir bağlayıcılığı olmadığını, Mahkemece bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, kararın bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere takip ve davaya konu aidat alacağının doğumunun 18.01.2015 tarihli genel kurulunda alınan aidat alacağı olduğunu, davalı tarafından iddia edilen ihtarnamenin tarihinin 25.05.2015 tarihi olduğu ve mahalle muhtarlığına 28.05.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu ihtarnamenin borcun doğumu olan genel kuruldan 4 ay sonra keşide edildiğinden davalının iş bu genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu olduğunu, Mahkemece davalının istifa anına kadar doğmuş borçtan sorumlu olduğu yasa ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olmasına rağmen bu hukuki gerçek dikkate alınmadan eksik ve hatalı bir karar verildiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, kooperatif tarafından davalı üyeye ferdileşme yolu ile konut tahsisi yapılarak tapu verildiğini, buna rağmen ortaklıktan çıktığını iddia eden davalının, aldığı konutu kooperatife iade etmediğini, kooperatifle hesaplaşma yapmadığını, bu nedenle davalının kooperatife karşı sorumluluklarının aynen devam ettiğini, kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalının istifa ettiği kabul edilse dahi, Kooperatifler Kanununun 81/2 maddesi uyarınca kooperatiften çıkan ve çıkarılan ortakların daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılacağını, aidat alacağının tasfiyeye ilişkin alacakları da ifade ettiğini, müvekkilinin tasfiye sürecinde olduğunu, tasfiyeye girmiş kooperatiflerde alınan aidat kararlarının zaten tasfiye sürecine ilişkin masraflar olduğunu, davalının aidatlardan bu yönüyle de sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, kooperatif aidat alacağı nedeni ile girişilen icra takibinde itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyası ile 17.112,00 TL kooperatif aidat alacağının ve 6.183,14 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile 22/08/2017 tarihinde icra takibine girişildiği, davalı borçluya ödeme emrinin 24/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun vekili marifeti ile takibe karşı itirazlarını 29/08/2017 tarihinde bildirdiği, icra dairesince genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine yönelen itiraz nedeni ile takibin durdurulmasına karar verildiği, verilen durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığından iş bu davanın İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.İstinafa konu uyuşmazlık, davalının istifa nedeni ile üyeliğinin sona erip ermediği, istifanın kooperatife usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir.Davalı, Üsküdar ...Noterliği 22.08.2000 tarihli...sayı ile onaylı Yönetim Kurulu Karar Defterindeki 18.08.2006 tarihli 281 sayılı yönetim kurulu kararıyla ....Blok ...Kat ...numaralı daire için ortak kaydedilmiş ve aynı gün kooperatiften Ümraniye,...Pafta, ... parsel arsadaki ... Blok ...Kat ... numaralı kat irtifaklı bağımsız bölümün tapusunu 15.000,00 TL tahsis bedeli ile almıştır. Davacının muavin defter kayıtlarına göre, davalıdan 20.08.2006 tarihinde 107.500,00 TL tahsil edilmiş; ortak olma başvurusunun ise 06.09.2006 tarihinde, kooperatif antetli form dilekçenin, aynı tarihli kooperatif antetli form "Taahhütname"nin imzalanarak yapıldığı anlaşılmıştır.Davalının 18.08.2006 tarihinde tapusunu aldığı daireyi 27.12.2012 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye sattığı anlaşılmıştır.Bir yapı kooperatifi ortağının ortaklığı istifa , ihraç, devir, ölüm ve kooperatifin ticaret sicil kaydının silinmesi hallerinden biriyle sona ermektedir.Bu nedenle sahip olduğu kooperatif dairesinin mülkiyetini tapu tescili yoluyla üçüncü bir kişiye devreden ortak, tescille birlikte ortaklığını da devir etmek durumundadır. Bunun için devir edenle devralan arasında, mülkiyetin devriyle birlikte ortaklığın da devir edildiğine dair bir ortaklık devir senedi yapılmasına ve tarafları keyfiyeti yazılı olarak kooperatife bildirmesine ihtiyaç vardır. Zira devir edenin kooperatifte daire dışında haklarının olması yada devir alanın mülkiyetin devriyle birlikte ortaklığı devir almak istemesi mümkündür. (Kooperatifler Kanunu Madde 8,14) Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/02/2003 tarihli 2002/9163 Esas, 2003/1171 Karar sayılı ilamında özetle; Yapı Kooperatiflerinde, kooperatif tarafından yaptırılan ve müstakil tapu ile ortağı adına tescil edilen taşınmazın ortak tarafından üçüncü kişilere satışı halinde ortaklık payınında satın alana geçmeyeceği, payın ayrıca devredilmesi gerektiği, ortaklık payının devredilmedikçe kooperatif karşısında taşınmazı satan ortağın, ortaklık sıfatı ve sorumluluğunun devam edeceği ifade edilmiştir.Somut davada, kooperatif üyeliği nedeniyle kazanılan bağımsız taşınmazı üçüncü kişiye devreden davalı tarafça, yasa ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde üyeliğin devrine dair herhangi bir belge dosyaya ibraz edilememiştir.Kooperatif ortaklığından çıkmak isteyen ortağın yazılı olarak yönetim kuruluna başvurması, yönetim kurulunun bir ay içinde istifayı kabul etmemesi halinde ortağın çıkma isteğini noter aracılığı ile bildirmesi gerekmektedir. İstifa bildiri tarihinden itibaren geçerli olacaktır. (Kooperatifler Kanunu Madde 10,11,12,13, )1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir. Bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir.( Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2013/9355 E-2014/3627 K sayılı 09.05.2014 tarihli kararı)Somut olayda, Mahkeme ilamında; davalının 25.05.2015 tarihinde istifa talebini noter aracılığıyla davacı kooperatife bildirdiği, aynı site içerisindeki farklı bir adrese yapılan tebligattan kooperatif yönetimin haberdar olamayacağını ve tebligatı almadığı bundan dolayı davalının üyeliğinin devam ettiği yönünde iddialarının dinlenilebilir olmadığı, davalının sorumluluğunun keşide edilen istifa ihtarnamesinin davalı şirkete tebliğ tarihi bulunan 28/05/2015 tarihinde son bulduğu belirtilmiş ise de, tebligat evrakının incelenmesinde, Kooperatifin adresinin "... Çekmeköy" olarak gösterildiği, bu adrese gönderilen ve yetkilinin olmadığı gerekçesiyle teslim edilmediği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı belirtilerek mahalle muhtarlığına bırakıldığı anlaşılmıştır. İhtarname tarihi itibariyle kooperatifin adresinin "... Çekmeköy" olduğu, bu hususun 03.12.2009 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinden tespit edildiği bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Bilindiği üzere, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinde; ''Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.'' hükmü yer almaktadır.Yukarıda değinilen düzenleme karşısında, ihbarnamenin davalı kooperatifin eski adresindeki binaya yapıştırıldığı, kooperatifin ticaret sicil gazetesinde kayıtlı adresine yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı, bu nedenle davalı kooperatifin aynı sitedeki önceki adresine T.K.
21.Maddesi hükmüne göre yapılan 28/05/2015 tarihli tebligatın, Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca istifaya ilişkin bildirimin davalı kooperatife ulaştığı şeklinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca bu tebligatın kooperatif ilgililerince Muhtarlıktan tebliğ alınıp alınmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşılmıştır.Genel Kurul, bütün ortaklan temsil eden, terk ve devir edilemeyecek yetkileri bulunan, kooperatifin en yetkili karar ve danışma organıdır. Bu yetkilerden biri de "Ortaklardan tahsil edilecek aidatların miktarı, ödeme tarihleri ve Ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak gecikme cezasını "tespit etmektir. Ortaklar da kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca , ortakların en az 1/4 ünün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile kararlaştırılacak miktarlardaki, arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini ödemek zorundadır .Genel kurul kararlarının iptali 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53.maddesinde düzenlenmiştir. Genel kurul kararı iptal edilmedikçe taraflar yönünden bağlayıcı olacaktır. Somut davada, kooperatif üyeliği nedeniyle kazanılan bağımsız taşınmazı üçüncü kişiye devreden davalı tarafça, yasa ve anasözleşme hükümleri çerçevesinde üyeliğin devrine dair herhangi bir belge dosyaya ibraz edilemediği gibi davalı tarafından gönderilen istifaya ilişkin tebligatın da davacı kooperatife tebliğ edildiğine dair bir bilgi belge bulunmamaktadır. Bu nedenle, takip tarihi itibariyle davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiğinin kabulü gerekir.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi kök raporunda; davalının üyeliğin devri hususunda kooperatife başvurusunun olmadığı, davalının istifa ettiğini bildirmek amacıyla gönderdiği 25.05.2015 tarihli ihtarnamedeki adresin kooperatifin aynı site içerisindeki bir önceki adresi olduğu, kooperatifin adresinin 03.12.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetisine göre değiştiğinin tespit edildiği, davacı kooperatifin takip tarihi itibarıyla davalıdan 17.112,00 TL aidat alacağı ve 6.098,00 TL gecikme faizi alacağı olacağı belirtilmiştir.Davacının takibe konu ettiği alacak miktarı genel kurul tarafından belirlenmiş, genel kurul kararınının iptaline dair herhangi bir dava açılmamıştır. Genel kurul kararı iptal edilmedikçe taraflar yönünden bağlayıcı olacaktır. Bu durumda bilirkişinin kooperatif kayıtları ve özellikle genel kurul kararını inceleyerek hazırladığı raporun, dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğunun kabulü ve kooperatif üyesi olan ortağın bilirkişi raporunda hesapladığı üzere 17.112,00 TL aidat alacağı ve 6.098,00 TL gecikme faizi alacağından sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Mahkemece anılan kök rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur.