10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/11944 E. , 2024/14016 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 'ın Mardin Özel Harekat Taburunda J. Uzm. Çvş. olarak görevini yaparken 02.02.2016 tarihinde Diyarbakır Sur’da BTÖ mensupları ile çıkan çatışmada kol ve bacak bölgesinden yaralandığını, GATA’da olayla ilgili ameliyata alınan müvekkiline daha sonra hava değişimleri verilmiş ve tedavisine devam edildiğini,. bu hava değişimi ve tedavi devam ederken ise ilişiğinin kesildiğini, bu sebeple müvekkili ...'ın 3713 sayılı Kanun'a göre emekli edilmemesi işleminin iptali ile özlük haklarının (3713 sayılı Kanun'a göre ikramiye, 3713 sayılı kanuna göre emsal maaş ve farkları) hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde bir hata bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
"Davanın kabulü ile
1.Dava konusu Kurum işleminin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük hakların hak ediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığa müvekkil Kurum sebebiyet vermediğini, Kurumca mevcut yasal düzenlemelere göre işlem yapıldığını, Mahkeme kararının isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Somut olayda; Özel Harekat Taburunda J. Uzm. Çvş. olarak görevini yaparken 02.02.2016 tarihinde Diyarbakır Sur’ da BTÖ mensupları ile çıkan çatışmada kol ve bacak bölgesinden yaralandığı, davacının 3713 sayılı Kanun'dan faydalanma talebinin 06.12.2016 tarihinde görevine son verildiği gerekçesi ile reddedildiği, davacının Ankara 1. İdare Mahkemesinde açtığı dava sonucunda Kurum işleminin iptaline karar verilmesi üzerine, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Vazife ve Sağlık Kurulu Daire Başkanlığının 06.11.2018 tarihli kararı ile Mardin Devlet Hastanesinin 06.11.2018 tarihli raporuna istinaden davacının malul olduğuna, 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin 6 olduğuna kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, Vazife Malullüğü tespit Kurulunun 26.11.2018 tarihli kararı ile davacının vazife malullüğünün kabul edilerek hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve davacıya 15.01.2019 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun Kapsamında aylık bağlandığı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesinin 31.03.2021 tarihli kararında dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin İş Mahkemeleri olduğundan Ankara 1. İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu nedenle davalı Kurumca davacıya 3713 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptal edilerek ödenen aylıklar nedeni ile borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 21 inci maddesi; “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Başlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a)Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine başlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hâzineden tahsil edilir... ” hükmünü içermektedir.
Söz konusu hükümden anlaşılacağı üzere; Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (i) bentleri kapsamına girenlerin, terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz ... getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanması, engelli hâle gelmesi, hastalanması veya hayatını kaybetmesi halinde 3713 sayılı Kanun'un malullük aylığına ilişkin hükümlerinden yararlandırılması gerekmektedir.
Davacının, terör eylemlerinin BTÖ mensupları ile çıkan çatışmada yaralandığından davacı hakkında 3713 sayılı Kanun'un hükümleri uygulanması gerektiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun ve kanun kapsamında mali haklarının ödenmesi gerektiğinin tespiti talebidir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile 3713 sayılı Kanun hükümleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.