6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/141 Esas - 2025/28
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülmekte olan rücuen tazminat davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan....”nin işyeri olarak kullandığı yine davalılardan “... Yönetiminde bulunan iş yerinde 03.06.2021 tarihinde çıkan yangın sonucu dava dışı sigortalı “... plakalı araçta meydana gelen hasar bedelinin davacı sigorta şirketince ödenmiş olduğunu ve davacının TTK md.1472 gereğince rücu talep hakkının doğduğunu belirtilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 303.600,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin karşı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarını kabul etmediklerini, davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini zira Kat Mülkiyeti Kanununa göre site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmadığını, .... Merkezinde meydana gelen yangında davalı yönetimin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususun ....İş sayılı dosyası ile yapılan tespitle de sabit olduğunu, Yangın raporunda yangının oluş şekli ve çıkış sebebi, ... Nolu işyerinin depo olarak kullanılan ve otopark kısmına açılan kapısının sağ tarafında duvar dibinde bulunan kompresörün elektrik aksamında ve kompresöre giden elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sonucu kablo izolelerinin tutuşarak yandığının belirtildiği, Yangın raporunda müvekkili yönetimin yangının çıkışı konusunda kusuru veya sorumluluğu olduğu yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığını, yine aynı şekilde ... Değişik İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile güvenlik kamerası kayıtlarına göre yangının 86 numaralı iş yerine ait hava kompresörünü besleyen enerji hattında meydana gelen aşırı ısınma ve şase olayı nedeni ile kablo izolelerini eriterek yaktığı ve oradan da dükkân içerisinde ve depo önünde bulunan kimyasal maddelere sirayet etmesi ile yangının yayıldığı tespit edildiğini, yine aynı bilirkişi raporunda olayın meydana geldiği ... otoparkında sprinkler sistemin mevcut olduğu ve aktif olarak çalıştığının belirtildiğini, yangında zarar gören aracın yangının çıkmasına sebep olan firmaya ait olduğu ve bulunduğu yerin Yönetim Planı gereği aracın olması gerektiği yer olduğunu, dolayısıyla kendi yerinde park etmiş olan bir aracın Yönetim tarafından kaldırılmasının söz konusu olamayacağını, dolayısıyla yangının dava dışı sigortalı ....nin kusuru ve ihmali nedeniyle 03.06.2021 tarihinde meydana geldiğini belirtilerek öncelikle davanın müvekkili yönetim açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, davacının haksız davasının ve taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... kayıtlarından da görülebileceğini, dolayısıyla herhangi bir faaliyeti olmayan davalı şirketin sorumluluğunun da olmayacağını, Yangın olayının ... ihmali sonucu meydana geldiğini, yangının iş merkezinin ortak alanında başladığını, ortak alanda gayrinizami malzeme depolanması ve kolay tutuşacak yangın riski barındıran malzemelerin hemen yanında sigara içilmesi gibi bu riski oluşturacak uygulamaların kontrolsüz şekilde gerçekleştirildiğini, araç park alanları ile uygunsuz depolama yapılan alanların düzen ve kontrole tabi olmadığının anlaşıldığını, ayrıca yangın esnasında dağıtıcı kurum tarafından elektrik kesildiğinde devreye girmemesi için jeneratörün devre dışı bırakıldığı, bu sebeple de sprinkler yangın söndürme tertibatının da sağlıklı olarak görev yapmadığını yangının başlaması ve büyümesinde müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını çğduzlu davanın usulden ve esastan reddine, her türlü yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ödemiş olduğu tazminatı müvekkilinden rücuen tahsil ve talep hakkı bulunmadığını, müvekkilinin işbu davaya ilişkin husumeti bulunmadığını, müvekkilinin yangın olayıyla hiçbir alakasının bulunmadığını, müvekkili ... her ne kadar itfaiye raporunda haksız ve hatalı olarak yangının başlangıç noktası gösterilen iş yerinin yetkilisi olsa da şahıs olarak bu davanın tarafı olmadığını, yangının ...iş merkezinin ihmali sonucu meydana geldiğini, yangının başlaması ve büyümesinde müvekkilinin hiçbir ilgi ve alakasının bulunmadığını beyanla davanın usulden ve esastan reddine, her türlü yargılama harç ve gideri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Yangın tutanağı -Poliçe ve hasar dosyası, -Ödeme belgeleri, -Dava konusu aynı yangın olayından kaynaklanan ve başkaca mahkemelerde görülen/görülmekte olan dosya kapsamları ve bilirkişi raporları, -Dosyamız kapsamında yangının çıkış sebebi, kusur ve hesap yönlerinden alınan bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kasko sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalıya yangın hasarı nedeniyle ödenen hasar bedelinin bu kez TTK'nın 1472. Maddesindeki halefiyet prensibi gereği rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat isteminden kaynaklanmakta olup mal sigortalarında halefiyet ilkesini düzenleyen TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca; sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.(TTK m.1472/1)
Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceğinden, sigortacı ancak sigortalısının zarar veren kişiden isteyebileceği kadar ve yaptığı ödemeyle sınırlı olarak rücu talebinde bulunabilir. Sigortalının zararını talep hakkı bulunmadığı durumlarda, sigortacı da halefiyetle talepte bulunamaz. Bilindiği üzere 6098 Sayılı TBK'nın 49/1. Maddesi uyarınca: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(TBK m.50/1) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.(TBK 50/2.) Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir. (TBK 60) Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur. Diğer yandan 6098 Sayılı TBK'nın 61. Maddesi uyarınca; Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.
Eldeki davada davacının kasko sigortacısı konumunda olduğu ve halefiyet prensibi gereği dava açma ehliyeti ve aktif husumeti(davacı sıfatı) bulunduğu sabittir. Diğer yandan davacı tarafından, davalılara karşı haksız fiil sorumluluğu ve müteselsil sorumluluk ilkelerine dayalı olarak husumet yöneltildiği görülmekle, uyuşmazlığın ele alınmasında ... iş merkezi site yönetimi açısından ayrıca ve öncelikle apartman/site yönetimlerinin temsil kabiliyeti ve davacı/davalı sıfatını haiz olup olmadıkları hususlarına değinmek gereklidir. Apartman yönetimlerinin tüzel kişiliği bulunmadığından, kural olarak apartman yöneticisi ya da yönetim kurulunun dava ve taraf ehliyeti bulunmamaktadır.
Ancak günümüz hayatının getirdiği toplu site yapılaşmaları ya da çok katlı yapılarda kat malikleri sayısının oldukça fazla olması ve maliklerin ortak kullanımına ayrılmış olan tesis ve alanların bir disiplin içinde bakılması, korunması ve onarılması, başka bir deyişle ortak kullanımdaki yerlerin yönetilmesi için tüm kat maliklerinin birlikte dava açabileceğinin veya tüm kat maliklerine karşı dava açılması gerektiğinin kabulü, uyuşmazlıkları çözümsüzlüğe terk etme sonucunu doğuracağı gibi usul ekonomisi ilkesine de uygun değildir. Bu nedenle, yönetici/yönetim kurulunun, yönetim yetkisine giren işlerden dolayı kat maliklerini temsilen dava açma (ve bu işler nedeniyle aleylerine açılan davalarda davalı olma) ehliyetinin bulunduğu varsayılmalıdır. (Bu yönde bkz. ....) Bu kısıma kadar anlatılanlar kapsamında tarafların taraf ve dava ehliyetlerinin bulunduğu ve yine davalılara haksız fiil hükümlerine dayalı olarak husumet yöneltilmesi karşısında davalıların pasif husumet(davalı sıfatı) itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmekle işin esasına geçilmiştir.
Davaya konu yangının çıkış sebebi ve kusur hususlarında tanzim edilen bilirkişi raporlarının ele alınmasında; dosyamız kapsamında aynı zamanda "elektrik kaynaklı yangınlar" alt uzmanlığı bulunan Elektrik Mühendisi, aynı zamanda "yangın" temel uzmanlığı bulunan Makine Mühendisi, aynı zamanda "yangın" temel uzmanlığı bulunan iş sağlığı güvenliği uzmanından oluşturulan üç kişilik yangın uzmanı bilirkişiler ile bir sigorta/ hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetince tanzim edilen 03/04/2024 Tarihli raporun ve yine aynı heyetçe tanzim edilen 03/07/2024 tarihli ek raporun denetime elverişli olduğu, yangın çıkış sebebinin tespiti bakımından Mahkememizin...Esas sayılı dosyalarından tanzim edilen raporlar ile örtüştüğü, yine gerek mahkememiz nezdinde gerekse farklı ticaret mahkemeleri nezdinde(örneğin ... Gibi) alınan raporlarda yangının kompresörden kaynaklanmadığı hususunun tespit edilmesine göre; 03/04/2024 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
03/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yangının çıkış sebebi olarak görülen ... no.lu davaya konu yangının davalı şirketlere ait ... no.lu işyerinde kullanılan ve işyerine ait olan kompresörden ve/veya kompresöre ait elektrik tesisatından kaynaklanmadığı, Yangının meydana gelmesinin ana nedeni hatalı depolama ve istiflemeden dolayı yanıcı e sahip vb. malzemelerin kaynaklandığı, yangının bilinmeyen ve dışarıdan kaynaklı bir nedenle başlamış olabileceği, Yangın sonucunda oluşan hasarlardan yangınının başlamasına neden olan 3. kişi veya kişilerle davalı ... yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Davacı ... takip tarihi itibariyle dava dışı sigortalıya 15.09.2021 tarihinde ödenen 303.600,00 TL'yi talep edebileceği" hususları belirtilmiştir. 05/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle kök rapordaki görüş ve kanaat yinelenmiştir.
Hükme esas alınan rapora göre esasen yangının kompresörden kaynaklanmadığı, istiflenen malzemelerin tutuşması nedeniyle oluştuğu, yangının dışarıdan izmarit/sigara vb. atılması gibi nedenle başlamış olabileceği, davalı iş merkezi yönetiminin gerekli kontrol ve denetimleri ihmal ettiği, hatalı depolama/istifleme ve düzensiz kullanıma önlem almadığı ve yine otopark alanında kontrol mekanizmasını yeterli kurmadığı, diğer yandan olayda havalandırmayı kapatmayarak körükleme etkisine yol açıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla Yangın sonucunda oluşan hasarlardan yangınının başlamasına neden olan 3. kişi veya kişilerle davalı ... İş Merkezi Yönetiminin eşit şekilde kusurlu olacakları, davalı...şirketinin yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yine davalı ...'nin yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında davalılardan ... şirketinin meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından bu davalılar açısından haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat koşulları oluşmadığı kanaat edilmiş ve bu davalılar yönünden davanın reddi gerekmiştir. Davalılardan ... iş merkezi site yönetimi ise; yangının meydana gelmesinde kusurlu bulunduğundanhaksız fiil hükümlerine dayalı olarak zarardan sorumlu görülmüştür.
Dava konusu olayda TBK'nın 61. Maddesi (müteselsil sorumluluk) uygulama alanı bulduğundan ve davacı tarafından da teselsül hükümlerine göre talepte bulunulduğundan, zarar sorumluları arasında iç ilişkide değerlendirilebilecek olan kusur oranları bakımından tazminattan ayrıca kusur indirimi yapılmamıştır. (Aynı yönde ... ilgili kararında "...Davacının davasını teselsül hükümlerine göre açmasına, ödediği zararın tamamının davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmesine, müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan her birinin borcun tamamından sorumlu olmasına, kusurun paylaştırıldığı durumlarda zarar görenin isterse tüm hasar sorumluları hakkında dava açabileceği gibi sadece bunlardan birisinden de hasarın tamamını isteyebilmesine göre kusuru olan davalıların tazminatın tamamından müştereken müteselsilen sorumlu olduğu tarafların kusurunu iç ilişkide değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir..." denilmiştir.
Yine tazminatın belirlenmesinde TBK'nın 51-52. Maddeleri çerçevesinde; olayda dava dışı sigortalının müterafik kusuru bulunduğuna dair somut delil görülmediğinden müterafik kusur indirimine gidilmemiş, diğer yandan site yönetimimin ihmali/kusurlu davranışlarının boyutu nazara alınarak profesyonel site yönetimi açısından hakkaniyet indirimine de gidilmemiştir.
Sonuç olarak davacı sigorta tarafından dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin tamamı için davalı site yönetimi aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacı tarafından, davalı ...Site Yönetimi aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ İLE; 303.600,00 TL'nin 15/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Yönetimi'nden alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacı tarafından davalı .... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
3.Alınması gereken toplam 20.738,92-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen toplam 5.184,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.554,19-TL harcın davalı ... İş Merkezi Site Yönetimi'nden alınarak hazineye irad kaydına,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 48.576,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Yönetimi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 5.184,73-TL Peşin/nisbi Harcı, 19.300,00-TL Bilirkişi ücreti, 272,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 24.837,68TL'nin davalı ... Yönetimi tarafından yapılan yargılama giderlerinin adı geçen davalının kendi üzerinde bırakılmasına,
7.Davalılar ...Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT uyarınca ve 3/2. İle 13/4. Maddeleri gözetilerek, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... verilmesine,
8.Davalı ... İşeri tarafından yapılan 200-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ....ye verilmesine,
9.Davalı .... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına,
10.Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.600-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalı ... tahsili ile hazineye irat kaydına,
11.Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde .. Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025 ...