Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/192
Karar No
K. 2025/191
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/192 Esas
KARAR NO: 2025/191
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 11/03/2025
KARAR TARİHİ: 13/03/2025

Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ...

37.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasında 27.02.2025 tarihli sıra cetveli düzenlediğini, sıra cetvelinin müvekkili vekiline 04.03.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin sıra cetvelinde 24. sırada yer alan haciz alacaklısı olduğunu, sıra cetveliyle müvekkilinin alacağının karşılanmadığını, sıra cetveli ile davalıya 4.000.000,00-₺ pay ayrıldığını, ... ...Satış İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının ... Bankası A.Ş. tarafından alacaklı sıfatıyla açıldığını, daha sonra yapılan temlik sözleşmesi ile davalı tarafın alacaklı sıfatı kazandığını belirterek davanın kabulü ile davalının dosya borçlusundan alacaklı olmadığının tespiti ile alacaklı ise alacak miktarının tespiti ve alacaklı olmadığı tespit edilen miktarın ...

37.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından ödemek için ayrılan paradan müvekkiline ödeme yapılmasını talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE HUKUKİ GEREKÇE Mahkememizde görülmekte olan işbu dava ... 37. İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı icra dosyasında düzenlenen sıra cetvelindeki davalı alacağına ve miktarına itiraz ile davalının alacağının tespit edilerek sıra cetvelinin düzenlenmesi isteğinden ibarettir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E ... K sayılı ilamında özetle; "14. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) “Sıra cetveli” başlıklı 140. maddesine göre; “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar 206. madde mucibince iflas hâlinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir” Aynı Kanun’un 141. maddesi uyarınca “Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.”

15.İcra ve İflas Kanunu’nun “Cetvele itiraz” başlıklı 142. maddesi, “Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakdarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir. Dava basit muhakeme usuliyle görülür. İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” Aynı Kanun’un 138/2 maddesi ise, “…Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır…” Şeklinde düzenlenmiştir.

16.Açıklanan bu yasal düzenlemeler ile İİK’nın 100 ve 101. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, borçluya ait paranın veya satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması hâlinde yapılan satış sonucu elde edilen satış tutarının bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmemesi durumunda icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılması gerekir. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m. 100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra,

İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 730, 732, 733).

17.Sıra cetveli, satış bedelinden alacakları ödenecek kimselerin ve bunların alacaklarının İİK’nın 206. maddesi uyarınca imtiyaz durumlarının ve hangi sıraya dâhil olduklarının tespiti amacıyla düzenlenir. Böylece hangi alacakların öncelikle ödeneceği, hangi mahiyetteki alacakların hangi sıraya kaydedileceği sıra cetveli yapılması ile belirlenmiş olur.

İİK’nın 206 ve 207. maddelerine göre sıra cetvelinin nasıl düzenleneceği İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 59. maddesinde gösterilmiştir.

18.Yönetmeliğin 59. maddesi uyarınca alacaklıların ad ve soyadları, talep edilen, kabul ve reddedilen para miktarlarının, alacak hakkındaki kararın ne olduğu ve hangi sıraya kabul edildiği yazılır. İİK’nın 141. maddesi gereğince de sıra cetvelinin birer suretinin icra müdürlüğü tarafından alakadarlara tebliğ edilmek suretiyle alacaklılara itiraz etme imkânı sağlanmaktadır.

19.Sıra cetveline itiraz davası açma süresi yedi gündür. Bu süre sıra cetvelinin itiraz eden (davacı) alacaklıya tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Bu yedi gün içinde hiçbir sıra cetveline itiraz davası açılmazsa sıra cetveli kesinleşir (Kuru, s. 738). Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun ... tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir.

20.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı vekili tarafından..., ... Ltd. Şti.’den olan alacağı için icra takibi başlatıldığını, Barbaros Yıldız'ın adına kayıtlı taşınmazdaki hissesine haciz konulduğunu, ancak davalının borçlu hakkında başlattığı icra takibi ile anılan taşınmazı sattırdığını, satıştan gelen paranın alacaklıların alacağının tamamını karşılamaya yetmediğinden sıra cetveli yapıldığını, sıra cetvelinde tüm bedelin davalıya ayrıldığını, davalının icra takibine dayanak senet nedeniyle bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ettiği görülmektedir.

21.İcra ve İflas Kanunu’nun 142/3. maddesinde, itirazın alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp yalnız sıraya dair ise şikâyet yolu ile icra (hukuk) mahkemesine başvurulabileceği düzenlenmiş olup, itiraz edilen alacağın esasına ve miktarına ilişkin olarak yargılama yapılması ve sıra cetvelinin doğru düzenlenip düzenlenmediğinin buna göre değerlendirilmesi genel mahkemece yapılabilecektir.

22.Alacağın esas ve miktarına ilişkin olarak açılan sıra cetveline itiraz davasında görevli mahkeme ise, davacının davasını kazanması hâlinde istifade edeceği muhtemel para miktarına [sıra cetvelinde davalı alacaklıya ayrılan paya (para miktarına)] bakılmaksızın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesidir (Kuru, s. 738; Uyar, Talih/Uyar, Alper/Uyar, Cüneyt: İcra ve İflâs Kanunu Şerhi, Ankara 2014, s. 2650; Muşul, Timuçin: İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2013, s. 808; Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/ Sungurtekin Özkan, Meral/Özekes, Muhammet: İcra ve İflâs Hukuku, Ankara 2011, s. 348).

23.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu nedenle mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması yerinde değildir.

24.Hâl böyle olunca, açıklanan bu değişik gerekçe ile direnme kararının usulden bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi gereğince şikayet yoluyla sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

Öncelikle,

HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir.

İİK' nın 142. maddesinin son fıkrası uyarınca alacaklının itirazı, itiraza konu ettiği alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp sadece sırasına ilişkinse, bunun şikayet yolu ile icra tetkik merciine arz olunması gerekir. Ancak itiraz sıraya dahil olmakla birlikte alacağın esas ve miktarına da ilişkinse bu durumda şikayet yolu ile tetkik merciinde ileri sürülemez. Bu husus Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Borçluya ait mahcuz malın satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına ya da hem sıraya hem alacağın esasına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede ( İİK'nın mad. 142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK'nın mad. 142/son) ileri sürülmelidir. Hem sıraya ve hem de alacağın esas ve miktarına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde kural olarak, önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesi, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise davalı alacağının varlığının ve miktarının incelenmesi gerekir. " şeklinde ifade edilmiştir.

Somut olayda davacının itirazı, hem davalı alacaklının sırasına hem de alacağın esas ve miktarına yönelik olduğundan davayı bir bütün halinde inceleme görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu nedenle hem sıraya ve hem de alacağın esasına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına geçilmesi hatalı olmuştur.

Kabule göre de; davalı alacağının miktar ve esasına yönelik itirazda davaya bakmakta icra mahkemesinin görevsiz olduğu kanaate varılmış ancak aynı gerekçelerle davacının genel mahkemelerde açtığı sıra cetveline itiraz davası nedeniyle kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; dava şartları başlıklı HMK 114. Maddesinde, göreve ilişkin dava şartı (114/1-c), kesin hükme ilişkin (114/1-i) dava şartından daha önce düzenlendiğinden, kesin hüküm de dahil görevden sonra düzenlenen dava şartlarının görevli mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek,

HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı olduğu biçimde karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.3 maddesine aykırı olduğundan, görev hususu HMK'nun 355. maddesi uyarınca re'sen nazara alınarak, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin kararın HMK'nun 353/1.a.3 bendi uyarınca kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilmesi gerektiği kanaatine oy birliği ile varılarak aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafından ... 37. İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı icra takibinde düzenlenen sıra cetvelindeki davalı alacağının gerçekte var olmadığını var ise de miktarının fazla olduğundan bahisle sıra cetveline itiraz edilmiş olup emsal mahiyetteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile istinaf ilamı doğrultusunda alacağın esasına ilişkin sıra cetveline itiraz edilmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca uyuşmazlığın esasını değerlendirme görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerinde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,

*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,

2.HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtaratın işbu kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)

3.HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,

Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog