2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/13681 E. , 2024/18822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 27.11.2023 tarih, 2021/18259 Esas, 2023/7692 Karar sayılı ilâmı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca reddine karar verildiği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Dairemizin 28.03.2024 tarih, 2024/4077 Esas, 2024/5126 Karar sayılı kararı ile de yalnızca hırsızlık suçundan verilen temyiz isteminin reddi kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; temyiz incelemesinin yalnızca hırsızlık suçu yönünden yapılmasına karar verilerek yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyizinin yakalandığında üzerinden çıkan bütün paraların katılana iade edilerek zararın karşılanmış olmasına karşın, katılanın zararının karşılanmadığı yönündeki beyanına itibar edilerek, zararın gidermediği gerekçesiyle hakkında fazla cezaya hükmolunduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü uyarınca hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri hükümlerinin uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "cezanın infazından sonra denetimli serbestlik uygulanmasına" cümlesinin çıkarılması suretiyle hükmün diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname'ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.