Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/245
Karar No
K. 2022/245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/245 Esas - 2023/957

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/245 Esas
KARAR NO: 2023/957
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 22/09/2017
KARAR TARİHİ: 25/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 22/09/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; 20/10/2015 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun kontrolsüzce harekete geçmesi ile araca bağlı halatın davacıya takılması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, soruşturma dosyasındaki tanık ifadeleri incelendiğinde, kazanın sebebinin kamyon sürücüsünün kontrolsüz bir şekilde hareket etmesinden kaynaklandığının görüleceğini, kaza neticesinde davacının omurgasında meydana gelen kırıklar sebebi ile bel altı felç olduğunu, bacaklarını hareket ettiremediği gibi boşaltım sistemi kontrolünü de kaybettiğini, başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, çalışma gücünü yitirdiğini belirterek asgari ücret verileri dikkate alınarak kazaya neden olan kamyonun Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalıdan fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile davacının sürekli iş göremezlik zararı için 500 TL, geçici iş göremezlik zararı için 500 TL, bakıcı gideri için 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 07/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bakıcı giderine ilişkin tazminat talebini 290.000 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkememizin 18/03/2019 tarihli ... sayılı kararı ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince İstinaf edilmesi üzerine ... Dairesi'nin 04/03/2022 tarihli ... sayılı ilamı ile "... mahkemece öncelikle Savcılık dosyası fiziken getirtilip dosyaya eklenerek, bu dosyada alınan ifadelerin de kapsamlı şekilde değerlendirilmesi suretiyle dosyanın ...’ne tevdii ile davacının düşme olayının kamyonun hareketi ile ilintili olup olmadığı, kamyonun hareketi ile asansör bağlantısının kesilip kesilmediği, dolayısıyla davacının yaralanmasına neden olan olayın, davacının kolunun kamyona bağlı halata takılması ve kamyonun hareketi ile davacının inşaattan düşmesi şeklinde meydana gelip gelmediği hususunu açıklığa kavuşturur mahiyette, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması ve dosyanın belirtilen gerekçeyle yerel mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına " şeklinde karar verilmiş, bu kez dava mahkememizin ... Esasına kaydedilmekle yargılamaya devam olunmuştur. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce dosya kapsamı kusur yönünden rapor tanzimi istemi ile ...'ne gönderilmiş, ilgili Daire'nin 21/07/2022 tarihli müzekkere cevabı ile dava konusu kazanın, inşaat alanında çalışmakta olan işçi ile bu mahalde tuğla yükü boşaltıp harekete geçen sürücü idaresindeki kamyon arasında meydana geldiğinin (inşaat asansör halatının kamyona takılmasıyla işçinin düştüğü veya işçinin kendi kendine halata takılıp düşmesiyle olayın meydana geldiği iddiaları mevcut) görüldüğü, kurumları bünyesinde iş güvenliği hususunda kusur incelemesi yapan bir daire bulunmadığı ve bu husustaki değerlendirmenin trafik ihtisas dairesi görev alanı dışında kaldığı anlaşılmakla dosyanın işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği bildirilmiştir.

Mahkememizce ...'ne müzekkere yazılarak adli trafik konusunda bilirkişilik yapabilecek öğretim görevlilerinin bildirilmesi istenmiş, müzekkere cevabında iş güvenliği alanında uzman öğretim elemanı bulunmadığı bildirilmiştir.

Mahkememizce dosya kapsamı iş güvenliği uzmanı bilirkişi, adli trafik bilirkişisi, makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu kazanın davacının beş metre yükseklikten düşmesi sonucu meydana geldiği, kazaya neden olan dört temel unsurun bulunduğu, döşeme kenarında yüksekten düşme riskine karşı geçici korkuluk ve benzeri önlem alınmamış olmasının kazanın asli sebebi olan toplu koruma önlemi unsuruna aykırı olduğu, çalışanlara davranış değişikliği oluşturacak nitelikte eğitim verilmemiş olması, iş yerinde iş güvenliğini çalışanların insiyatifine bırakmayıp gerekli denetim ve gözetimin sağlanmasına yönelik olarak gereği yapılabilseydi somut iş kazasının engellenebileceği, kazazedenin ve kamyon şoförünün yaptığı işte tedbirli çalışmayarak dikkat ve özen unsurunu yerine getirmediği bu hali ile daha önce aldırılan bilirkişi raporuna katılınmadığı belirtilerek iş sahibi dava dışı ...'ın %50 oranında, davacının %25 oranında, sigortalı kamyon sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.

Mahkememizce aldırılan ... 13/09/2018 tarihli 2745 sayılı raporu ile davacının 21/10/2015 tarihli yaralanması neticesinde Özürlülük Ölçüsü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında özür oranının %90 olarak hesaplandığı, sürekli iş göremez halde kaldığı, başka birinin bakımına devamlı surette muhtaç olduğu rapor edilmiştir.

Davaya konu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi incelendiğinde; 18/09/2015- 18/09/2016 tarihleri arasında ... plakalı araç için yapılan poliçesinin aracın plaka değişikliği nedeni ile plakanın ... olması neticesinde 01/10/2015 tarihinde ek poliçe düzenlendiği, bu poliçe gereğince sakatlanma halinde ve sağlık gideri olarak kişi başına limitlerin 290.000'er TL olduğu görülmüştür.

Mahkememizce davacıya kaza nedeni ile peşin sermaye değerli rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı, bağlandı ise ilk peşin sermaye değeri ve ödeme yapılmışsa ödeme miktarı ve tarihinin ne olduğu sorulmuş, ... 20/10/2015 tarihli trafik kazasından dolayı taraflarınca herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.

Kaza tespit tutanağı ile; 20.10.2015 tarihinde, ... ...’nün aynı mahallede ikamet eden ... isimli şahsın evinin inşaatında çalıştığı esnada, inşaat yükü taşımasında kullanılan asansör tabir edilen makinanın halatına takılması sonucu evin ikinci katından ortalama 5 metre yükseklikten aşağıya düştüğü ve düşme sonucu yaralandığı belirtilmiştir. ... Soruşturma sayılı dosyasında kamyon sürücüsü ...'ın alınan ifadesinde, kendisinin 20.10.2015 tarihinde ...'ın inşaat halindeki evine araçla tuğla getirdiğini, o gün kendi aracında bulunan tuğlaları asansör sistemiyle herhangi bir sıkıntı yaşanmadan boşalttıklarını, araç boşaldıktan sonra kendisinin araca bindiğini, o esnada ... ...’nün yanında olduğunu, sonrasında ...’in yemeğini yemek için inşaatın içine yöneldiğini, onun içeri yönelmesiyle kendisinin de aracıyla hareket ederek olay yerinden uzaklaştığını, aracına takılı halatın ...’e takılmasıyla ...’in düştüğü iddialarının doğru olmadığını, kendisine seslenen kimsenin de olmadığını, tuğlaları boşalttıktan sonra herhangi bir sıkıntı yaşamadan transit olarak olay yerinden ayrıldığını belirtmiş, tanık ... ifadesinde, ...’ın evinin inşaatında amele olarak üç gündür çalışmakta olduğunu, aynı inşaatta ... ...’nün usta olarak çalıştığını, 20.10.2015 tarihinde saat 13.00 sıralarında inşaata tuğla geldiğini, tuğlaları asansör diye tabir edilen, yük taşımada kullanılan makine ile evin çatısına çıkardıklarını, asansörü ...’in kullandığını, kendisinin de tuğlaları yük taşıyan kasanın içine yerleştirdiğini, iş bitince kendisinin aşağıya indiğini,malzemeleri topladığını, tekrar çatıya çıktığını, ...’in de çatıya çıktığını, bu sırada tuğlaları getiren kamyonun harekete geçtiğini, asansörün halatının kamyonun bir tarafına takıldığını, kamyon halatı çekince bağırmaya başladıklarını, sürücünün duymadığını, o esnada asansörün halatının muhtemelen ...’in koluna takıldığını, ...’in dengesini kaybederek evin çatısından aşağıya düştüğünü beyan etmiştir.

... soruşturma nolu dosyasında yer alan; davacının 29/01/2016 tarihli ifade tutanağında; dava dışı ...'ın inşaatında dört gün çalıştığını, olay günü inşaata tuğla taşımada kullandıkları ve asansör diye tabir ettikleri aletin halatına kolu takıldığını ve kendi dikkatsizliği sonucu inşattan aşağıya düştüğünü belirttiği, anılan soruşturmada mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 21/11/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile TRH2010 yaşam tablosu, Prokgrasif rant %10 artırım-%10 yöntemi 2023 Temmuz ayı asgari ücret değişikliği dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde davasının kusuru oranında hesap edilen sürekli bakıcı zararının 1.339.070,68 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 950.038,30 TL olduğu, davacı vekilinin davalı sigorta şirketine tazminat başvurusunun 19/06/2017 tarihinde ulaştığı rapor edilmiştir.

Tüm dosya kapsamından; ... Dairesi'nin 04/03/2022 tarihli ... r sayılı kararı sonrasında dosya kapsamı kusur yönünden rapor aldırılmak üzere ...'ne gönderilmiş, ilgili Daire'nin müzekkere cevabı ile dava konusu kazanın, inşaat alanında çalışmakta olan işçi ile bu mahalde tuğla yükü boşaltıp harekete geçen sürücü idaresindeki kamyon arasında meydana geldiğinin (inşaat asansör halatının kamyona takılmasıyla işçinin düştüğü veya işçinin kendi kendine halata takılıp düşmesiyle olayın meydana geldiği iddiaları mevcut) görüldüğü, kurumları bünyesinde iş güvenliği hususunda kusur incelemesi yapan bir daire bulunmadığı ve bu husustaki değerlendirmenin trafik ihtisas dairesinin görev alanı dışında kaldığından bahisle dosyamızın işlemsiz iade edildiği, bu kez mahkememizce ... ne müzekkere yazılarak adli trafik konusunda bilirkişilik yapabilecek öğretim görevlilerinin bildirilmesi istenmiş ise de müzekkere cevabında iş güvenliği alanında uzman öğretim elemanı bulunmadığının bildirilmesi karşısında mahkememizce dosya kapsamı iş güvenliği uzmanı bilirkişi, adli trafik bilirkişisi, makine mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu kazanın davacının beş metre yükseklikten düşmesi sonucu meydana geldiği, kazaya neden olan dört temel unsurun bulunduğu, döşeme kenarında yüksekten düşme riskine karşı geçici korkuluk ve benzeri önlem alınmamış olmasının kazanın asli sebebi olan toplu koruma önlemi unsuruna aykırı olduğu, çalışanlara davranış değişikliği oluşturacak nitelikte eğitim verilmemiş olması, iş yerinde iş güvenliğini çalışanların insiyatifine bırakmayıp gerekli denetim ve gözetimin sağlanmasına yönelik olarak gereği yapılabilseydi somut iş kazasının engellenebileceği, kazazedenin ve kamyon şoförünün yaptığı işte tedbirli çalışmayarak dikkat ve özen unsurunu yerine getirmediği bu hali ile daha önce aldırılan bilirkişi raporuna katılınmadığı belirtilerek iş sahibi dava dışı ...'ın %50 oranında, davacının %25 oranında, sigortalı kamyon sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş, iş bu rapor hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmekle, mahkememizce de ... Soruşturma sayılı dosyasında yer alan beyanlar ve bilirkişi heyet raporu dikkate alınarak iş sahibi dava dışı ...'ın %50 oranında, davacının %25 oranında, sigortalı kamyon sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davacı işçinin kaza tarihi olan 20/10/2015 tarihinde 36 yaşında olup, TRH2010 yaşam tablosuna göre muhtemel yaşam süresinin 39 yıl olduğu, bakmakla yükümlü olduğu üç cocuğu ve bir eşi bulunduğu, inşaatlarda işçilik yaptığı, başkaca bir gelirinin bulunmadığı, ATK raporu gereği Özürlülük Ölçüsü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alındığında özür oranının %90 olduğu, sürekli iş göremez halde kaldığı, başka birinin bakımına devamlı surette muhtaç olduğu anlaşılmış, bu kapsamda mahkememizce aldırılan hükme esas alınabilir nitelikteki 21/11/2023 tarihli aktüer bilirkişinin TRH2010 yaşam tablosu, prograsif rant %10 artırım-%10 yöntemi, 2023 Temmuz ayı asgari ücret değişikliği dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde davacının %25 kusuru oranında hesap edilen sürekli bakıcı zararının 1.339.070,68 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 950.038,30 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı yönündeki raporu dikkate alındığında, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru şartını yerine getiren davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatlarına hak kazandığı anlaşılmıştır. Buna göre; kazanın oluşumunda %25 kusurlu olan davacı lehine, talebini sadece bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden poliçe limiti dahilinde ıslah etmesi neticesinde, poliçenin tedavi giderleri klozuna isabet eden 290.000 TL bakıcı gideri, bedeni zararlar klozuna isabet eden 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 290.500 TL tazminata hükmetmek gerekmiştir. Tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden yapılan değerlendirmede; davalı sigorta şirketinin kendisine yapılan başvurunun tebliğ tarihi olan 19/06/2017 tarihinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde belirtilen yasal süre olan 8 iş günü sonrasına isabet eden 30/06/2017 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü anlaşılmakla, davacı vekilinin kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin talebi yerinde görülmeyerek hükmedilen tazminata 30/06/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine, talep kapsamı yerinde görülmeyen faiz başlangıç tarihinin feri nitelik taşımasından dolayı, davalı taraf yararına bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, yine davaya konu kazada sigortalı araç ticari nitelikte bulunduğundan avans faizi işletilmesine, davacının tedavi giderleri klozunu tamamen tüketmesi ve nihayetinde hak kazanmadığı geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; 500 TL sürekli iş göremezlik, 290.000 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 290.500 TL tazminatın 30/06/2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı ile fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 19.844,05 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40 TL peşin harç ve 988 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.019,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.824,65 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan toplam 1.019,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Davacı tarafından istinaf kanun yolu öncesinde yapılan 31,40 TL başvurma harcı, 7 TL posta ücreti, 600 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 638,40 TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan 637,31 TL tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye tutarının davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf kanun yolu sonrası davacı adli yardımdan faydalandırıldığından, suç üstü ödeneğinden karşılanan 181 TL posta gideri, 5.750 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.931 TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre hesaplanan 5.920,92 TL tutarının davalıdan alınarak Hazineye irat, kaydına, 10,08 TL tutarının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 45.575 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.