Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/12
Karar No
K. 2025/124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/12
KARAR NO: 2025/124
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2024
KARAR TARİHİ: 20/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 17.07.2021 tarihide Sınai ve Tıbbi Gazlar Alım- Satım ve ekipman kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile müvekkili şirket davalı şirketin sınai gaz ihtiyacını karşıladığı, davalı şirket tarafından satın aldığı ürünlere ilişkin borçların ödenmemesi üzerine ----- ; Noterliğinin 22.08.2023 tarih ve ---. sayılı ihtarnamesi keşide edildiği, o tarih itibari ile bakiye 1.227.384,14 TL olduğu ve borcun ödenmesi aksi halde yasal yollara tevessül edileceği ihtar edildiğini belirterek; davalı/borçlu tarafından ----.İcra Müdürlüğünün ----sayılı dosyasına yapılan itirazın tümüyle iptali ile takibin devamına ve ayrıca haksız ve kötü niyetli itiraz sebebi ile % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmedikleri, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddia ettiği, tüm alacak kalemleri zamanaşımına uğradığı, davanın itirazın iptali davası olduğu gözetilerek davacının davasını 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığının tespiti talep olunduğu, davacı şirket takip dayanağı olarak cari hesap alacağı ifadesini kullandığı, ancak takibinde ek herhangi bir belge ibraz etmediği, bu dayanak belge müvekkili şirkete tebliğ edilmiş olmadığı, davaya dayanak icra takibinden talep edilen miktara göre dava yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, davacı dava dilekçesinde kira sözleşmesi ibaresi kullandığı, ancak davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı görev itirazı olduğu, dava dilekçesinde ekli fotokopi olma niteliğinden öte gidemeyen icra takibinde dayanılmayan ve atıp yapılmayan ve tek taraflı olarak hazırlanıp sunulduğu düşündükleri bu belgeleri ve içeriklerini kabul etmedikleri, bir mal teslimi ve hizmet ifası var ise bunları ifa edildiğinin ispatı gerektiği, salt fatura tanzimi yada sözleşmenin varlığı, malın teslim edildiğini veya hizmetin yerine getirildiğini ortaya koymadığı, faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispatı gerektiği, davacı şirketin fatura ve ne de bir irsaliye sunmadığı, sözleşmesel ilişkinin varlığını ispata yönelik herhangi bir belge dosyaya girmiş ise ve bu belgelerde “teslim alan, teklif veren, kabul eden, sözleşmeyi imzalayan, faturayı alan, irsaliyeyi imzalayan vb.” kısımlarından bir imza ve kayıt var ise de müvekkili firmadan çalışıp çalışmadığının tespiti talep ettikleri, talep edilen faize ve türüne itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: mahkemece 23.05.2024 tarihinde uyuşmazlığın taraflar arasında bulunan Sınai ve Tıbbi Gazlar Alım-Satım ve Ekipman Kira Sözleşmesi kapsamında düzenlenen cari hesaptan kaynaklı alacağın olup olmadığı noktasında toplandığının belirlendiği, taraflar arasında adi yazılı şekilde 17.07.2021 tarihinde “Sınai ve Tıbbi Alım-Satım ve Ekipman Kira Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurul sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde TBK m. 207 hükmünce satış sözleşmesine ve de TBK m. 299 hükmüne göre kira sözleşmesine ilişkin edimleri içeren karma nitelikli sözleşme olduğu kanaatine varıldığı; buna göre davalı tarafça bedel ödeme borcunun üstlenildiği, taraflar arasında adi yazılı şekilde 17.07.2021 tarihinde “Ek Protokol” başlıklı sözleşmenin imzalandığı ve “Sınai ve Tıbbi Gazlar Alım-Satım ve Ekipman Kira Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede değişiklik ve ilaveler yapıldığı; davacı tarafından---- Noterliği'nden 22.08.2023 tarihinde davalıya gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle tebliğden itibaren 10 gün içinde “Sınai ve Tıbbi Gazlar Alım-Satım ve Ekipman Kira Sözleşmesi” başlıklı sözleşmeye dayalı cari hesap borcu olan 1.227.384,14TL.nin ödenmesinin talep edildiği, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği; dosya kapsamında tebliğ şerhine rastlanmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine.12.2023 tarihinde T.C. ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 1.329.441,98 TL Toplam Alacağın ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak cari hesap alacağının gösterildiği, dosyaya sunulan 31.07.2024 tarihli mali bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacının takip tarihi olan 02.12.2023 ve dava tarihi olan 05.01.2024 tarihi itibariyle 1.250.948,99TL. alacaklı olduğunun tespit edildiği, İcra takibinde cari hesap alacağına dayanıldığı için buna ilişkin hesaplamanın mali açıdan yapılabileceği, Mali inceleme neticesinde: İncelenen davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.250.949,02 TL alacaklı gözüktüğü, davacının anılan tutarı 1.227.384.14 TL talep ettiği, talimat ile alınan bilirkişi raporunda “Davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan; Takip Tarihi itibariyle 02.12.2023 ve Dava Tarihi 05.01.2024 itibariyle 1.250.948,99 TL alacağı bulunduğu,” şeklinde görüş bildirildiği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrular şekilde mutabık olduğu, bu tespitler doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle talebi gibi 1.227.384.14 TL tutarında alacak talep edebileceği, Mahkeme tarafından davacı lehine alacağa hükmedilmesi durumunda konu alacak için davacının davalıdan 150.775,08 TL işlemiş faiz talep edebileceği davacının anılan tutarı 102.057.84 TL talep ettiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile davalının 2021-2022-2023 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutmuş, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğunu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan; Takip Tarihi 02.12.2023 ve Dava Tarihi 05.01.2024 itibariyle 1.250.948,99 TL. alacağı bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının davaya konu faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği görülmüştür. Somut olay da basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davalının davaya konu faturayı ticari defterlerine borç olarak kaydettiği hususu bir bütün halinde görüldüğünde davacının defterleri lehine delil teşkil ettiği ,davalının defterlerinin ise kendi aleyhine delil teşkil ettiği, davacı tarafça davaya konu alacağının varlığı ispat edilmiş olmakla talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ İLE,

1.Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,

2.Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 90.814,19 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 16.056,34 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 74.757,85‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 16.056,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 16.483,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 707,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.707,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 198.121,88 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8.Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

9.Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.