Aramaya Dön

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/181
Karar No
K. 2025/202
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/181 Esas
KARAR NO: 2025/202
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2021 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki ve davalı ...'un ruhsat sahibi olduğu ... plaka sayılı aracın, dava dışı...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ve müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı kaza sonucunda müvekkili davacının yaralandığını, müvekkili ...'ın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası sonucunda sürekli iş gücü kaybına uğradığını, Mevcut trafik kazasındaki yaralanması sonucunda müvekkilinin sürekli maluliyet oranının %6 olduğunu, tazminata esas olmak üzere geçici iş göremezlik süresinin 120 gün olduğunu ve geçirdiği trafik kazasından dolayı mevcut lezyonlar göz önünde bulundurulduğunda; 60 gün geçici bakıcıya ihtiyacı olduğunu bildiren, İstanbul ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 12.01.2023 tarihli raporu ile tespit edildiğini, Dava konusu trafik kazası sonucunda T.C.... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... Soruşturma numaralı dosyada bilirkişi raporu alındığını, Kazada ... plakalı motosiklet sürücüsünün çarpması neticesinde yaralanan müvekkilinin hem fiziki hem de sosyal anlamda imkanlarından geri kaldığını, karşı tarafın kusuru sebebiyle sağlığını yitirdiği gibi, tüm yaşam biçiminin altüst olduğunu, Kaza sonucunda sürekli olarak malul kalan müvekkilinin meydana gelen trafik kazasından önceki hareket kabiliyetini kaybettiğini, Söz konusu husus da, müvekkilinin günlük rutin işlerini yapmasına engel olduğunu, Açıklanan bütün nedenlerle 21.10.2021 günü ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın trafik kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yaralanması ve bedensel zararlarının yanı sıra bu zararların sebep olduğu manevi zararlarının da bulunması nedenleri ile 80.000,00 TL manevi zararının tazmini için araç ruhsat sahibine işbu davayı ikame etme zorunluluğu olduğunu, 21.10.2021 tarihli kaza nedeniyle müvekkilinde meydana gelen manevi zarara ilişkin 80.000 TL'lik tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte araç sahibi davalıya yükletilmesine ilişkin davanın kabulüne, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir.

Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.

Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

2.Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog