2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/4046 E. , 2024/14909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık müdafinin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği, katılan vekilinin ise kamu malına zarar verme suçundan hükmedilen beraat hükmünü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I)Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, suça konu tellere zarar verdiği şeklinde isnat edilen eylemine uyan, 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 23.02.2016 olan mahkûmiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.10.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 23.03.2016 tarihli kararda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a, 143, 35, 62 maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun’un 142/2-h, 143, 35, 62. maddeleri gereğince hükmedilen 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasının, 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazı yerine, sanığın sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.