16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... ... A.Ş. arasında yapısal dolgu malzemesi satın alma sözleşmesi yapıldığını, müvekkili davalıya bu kapsamda satış ve teslimatı usulüne uygun olarak yapıldığını, cari hesap ekstresinin ekte olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre faturanın kesilmesini takiben 30 gün içinde ödeme yapılacağını, Mayıs 2023 itibariyle müvekkilince kesilen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, buna istinaden de fatura tarihinden itibaren 30 gün geçmiş olan faturalar için ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu takip konusu ödeme emrini tebellüğ etmiş, yasal süresi içerisinde haksız ve mesnetsiz itirazda bulunmuş olduğunu, borçlunun haksız itirazı ile niteliği gereği durmuş olan takibin devamına ve de kötüniyetli davalı-borçlunun alacağın likid ve kesin olduğu gözetilerek takip miktarının % 20 'sından az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını açarken eksik harç yatırdığını, davanın usulden reddini talep ettiklerini, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, malzemelerin sözleşmeye uygun olduğunu, hammadde, malzeme ve işçilik de dahil olmak üzere her bakımdan teknik şartnamelere ve belirgin tüm standartlara uygun olduğunu, eksiksiz, kusursuz ve de ayıpsız olarak temin ve de teslim edileceğini Müvekkili Şirket'e taahhüt ve garanti ettiğini, malzemeler’in teslimi ardından kullanımını takiben Malzemeler’in kullanılmış olduğu iş sahasının muhtelif kısımlarında çökmeler ve oturmalar meydana geldiğini, bu kısımlarda inşa edilmiş binalarda çatlaklar ve yapısal deformasyonlar oluştuğunu, bunun akabinde çöken zeminlerde yapılan testler sonucunda Malzemeler’in Sözleşme’ye ve eklerine uygun olarak temin edilmediği ve ayıplı olduğu tespit edildiğini ve bahse konu tespit, bağımsız akredite araştırma şirketleri tarafından düzenlenen deney raporları ile de teyit edilmiş olduğunu, davacı'nın Sözleşme şartlarına ve işin yapımına uygun olmayan, ayıplı malzemeler temin etmiş olması ve Sözleşme'de taahhüt ettiği yükümlülüklerine uygun davranmaması nedenleriyle, düzenlediği faturalara konu tutarlara hak kazanmadığını ve Müvekkili Şirket'i uğrattığı zararları da tazminle yükümlü olduğunu, malzemeler'in üretim ve sevkiyatındaki usul ve işin doğası gereği, malzemeler'in tamamının kalitesinin kontrolü mümkün olmadığını, kullanılan Malzemeler'in kalitesinin Teknik Şartname'de belirlenen kriterlere ve kalite standartlarına uygun olmadığı durumda, bunun olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olduğunu ve ancak Malzeme kullanıldıktan sonra, kullanıldığı sahanın durumundan anlaşılabilecek olmasından ötürü, Malzemedeki ayıpların, Türk Borçlar Kanunu uyarınca gizli ayıp olarak nitelendirilmekte olduğunu, davacının, sözleşme ile yükümlendiği şekilde, Teknik Şartname'de öngörülen ve ocak gezisinde Müvekkili Şirket'e gösterdiği kriterlerde ve kalitede Malzeme göndermemiş, Malzemeler'de ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle bu malzemelerin kullanıldığı alanlarda çökmeler ve oturmalar meydana gelmiş olduğunu, bu kısımlarda inşa edilmiş binalarda yapısal çatlaklar ve yapısal kırılmalar oluştuğunu, zemindeki çökmelerin ve oturmaların onarılabilmesi için, bu alanda profesyonel hizmet veren altyükleniciler ve tedarikçiler ile zemin iyileştirme çalışmaları yapılması gerektiğinden ve şirketleri bünyesinde çalışan personelin devam eden başkaca işlerde çalışması gerekirken zemin iyileştirme kapsamında yapılan işlerde çalıştırılmak durumunda kalındığını, müvekkili şirket oldukça yüksek miktarda zarara uğramış olduğunu, davacının sözleşme ile öngörülen bedelin ödenmesine hak kazanmadığı gibi, Müvekkili Şirket'in uğradığı zararları da karşılamakla yükümlü olduğunu, müvekkil Şirket'in bahse konu tüm zararlarını Davacı'nın Sözleşme’den doğan hak, alacak ve teminatlarından öncelikli olarak mahsup etme hakkı bulunmadığını, davacının Sözleşme ile yükümlendiği borcunu usulüne uygun olarak yerine getirmediğini ve ayıplı malzeme teslim etmesi nedeniyle Müvekkili Şirket'i oldukça büyük bir zarara uğrattığını, davanın esastan reddine ve İcra ve İflas Kanunu’nun 67’nci maddesi gereğince, Davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Birleşen .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... İnşaat Ve Ticaret A.Ş. arasında yapısal dolgu malzemesi satın alma sözleşmesi yapıldığını, müvekkili davalıya bu kapsamda satış ve teslimatı usulüne uygun olarak yaptığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre faturanın kesilmesini takiben 30 gün içinde ödeme yapılacağını, bu kapsamda daha önce vadesi gelmiş ve 30 gün geçmesine rağmen ödenmemiş faturalar için 31.07.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ...-Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/600 esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, bu süreçte faturanın kesilmesini müteakip ödenmeyen kalan ve daha önce dava konusu edilmeyen faturalar için ise 29.09.2023 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı ilamsız takibi başlatıldığını, borçlu tarafından bu takibe de itiraz edildiğini, borçlu takip konusu ödeme emrini tebellüğ etmiş, yasal süresi içerisinde haksız ve mesnetsiz itirazda bulunmuş olup, takibin ilamsız olması niteliği göz önüne alınarak takip itiraz ile durdurulduğunu, borçlu tarafın itirazı dayanaksız olduğunu, davalı borcunu ödemekten imtina ettiği gibi, haksız ve dayanaksız olarak girişilen icra takibine itirazda bulunduğunu, borçlu alacaklıların takiplerini sonuçsuz bırakmak amacında olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile; öncelikle işbu dosyanın tarafları aynı olması ve aynı ticari defter kayıtlarının incelenecek olması gözetilerek istanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/600 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Davalı-Borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtildiği şekilde avans faizi işletilmesine, Davalı-Borçlunun Kötüniyetli olarak itirazı ve alacağın likid ve kesin olduğu gözetilerek alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, müvekkilinin alacağının sürüncemede kalmasını önlemek için tedbiren Borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeterinin haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekil sıfatı ile talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan haksız ve mesnetsiz tüm beyan, iddia ve taleplerin, hiçbir şekilde taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, işbu davanın ve ihtiyati haciz talebinin müvekkili Şirket ... İnşaat yönünden usul ve esastan reddi ile İcra ve İflas Kanunu’nun 67’nci maddesi gereğince, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Müvekkili Şirket ... İnşaat tarafından, ... A.Ş.’ye [“İşveren”] karşı yapımı taahhüt edilen ... Yapım İşleri Projesi [“Proje”] kapsamında yer alan işlerin [“Esas İşler”] ifasında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan "Yapısal Dolgu (0-38)" malzemelerinin ["Malzemeler"] temini için ... İnşaat ile Davacı ... arasında ... No.’lu “Yapısal Dolgu Malzemesi Sipariş Usulü Satın Alma Sözleşmesi” [“Sözleşme”] akd ve imza edildiğini, ihtiyati haciz şartları oluşmamış olup davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, davacı, müvekkili şirket ile akdettiği sözleşme'ye aykırı davranmış, yükümlendiği edimleri usulünce ifa edemediğini, dava konusu malzemeler'deki gizli ayıplar, ancak malzemelerin kullanıldığı alanların çökmesi ile, aylar sonra anlaşılabildiğini, malzemeler'in üretim ve sevkiyatındaki usul ve işin doğası gereği, Malzemeler'in tamamının kalitesinin kontrolü mümkün olmadığını, kullanılan Malzemeler'in kalitesinin Teknik Şartname'de belirlenen kriterlere ve kalite standartlarına uygun olmadığı durumda, bunun olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olmasından ve ancak Malzeme kullanıldıktan sonra, kullanıldığı sahanın durumundan anlaşılabilecek olmasından ötürü, Malzemedeki ayıplar, Türk Borçlar Kanunu uyarınca gizli ayıp olarak nitelendirildiğini, gizli ayıplar doğası gereği kullanımdan bir süre sonra ortaya çıktığından davacı'nın söz konusu Malzemeler için düzenlediği faturalar, Malzemeler'in teslim edilmesinden sonra Müvekkili Şirket kayıtlarına işlenmiş ve itiraz edilemediğini, ancak yerleşmiş Yargıtay kararları ile de sabittir ki faturaya itiraz edilmemiş olması, ilgili faturalara konu işin Sözleşme’ye uygun olarak gereği gibi ve eksiksiz şekilde yapıldığı anlamına gelmediğini, malzemeler'in ayıplı olduğu ortaya çıkmadan, başka bir deyişle çökme ve oturma meydana gelmeden önceki dönemde düzenlenen faturalar uyarınca yapılan ödemelerin iadesine ilişkin talep ve dava hakları saklı tuttuklarını, davacı, sözleşme ile yükümlendiği borcunu usulüne uygun olarak yerine getirmediğinden, hiçbir ödemeye hak kazanmadığını, bununla birlikte, davacı'nın Sözleşme'ye ve Teknik Şartname'ye aykırı nitelikte, ayıplı malzeme teslim etmesi nedeniyle Müvekkili Şirket tarafından katlanılan ilave maliyet ve masraflar, davacı'nın ödenmesini talep ettiği faturalardan kat be kat fazla olduğunu, arz ve izah edilen ve mahkemece re’sen dikkate alınacak nedenlere binaen, fazlaya ilişkin sair her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle, ... İnşaat'ın ekonomik büyüklüğü dikkate alındığında, işbu davanın konusu kadar bir tutar nedeniyle malvarlığını kaçırması gibi abes bir ihtimalin ve ihtiyacın bulunmadığı açık olduğundan, kanuni şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkeme aksi kanaatte olması halinde, Müvekkili Şirket'in uğradığı zararın büyüklüğü de değerlendirilerek, en az İcra Takibi ile talep edilen tutar kadar teminatın davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine, müvekkili Şirket'in İcra Takibi'ne konu edilen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının ve bu nedenle İcra Takibi’ne karşı Müvekkili Şirket tarafından yapılan itirazın haklı bir itiraz olduğunun tespiti ile Müvekkili Şirket aleyhine haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın usul ve esastan reddine, İcra ve İflas Kanunu’nun 67’nci maddesi gereğince, davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememiz dosyası birleşen .... ATM ... Esas sayılı dosyasında; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yönelik başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Mahkememize asıl ve birleşen davada davacı şirket vekili tarafından dosyaya sunulan 28/02/2025 günlü dilekçe ile asıl ve birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında davalı aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini, feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini, talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin mahkememize sunduğu 05/03/2025 günlü dilekçe ile, davacıdan masraf ve ücreti vekalet haklarından feragat ettikleri mahkememize beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin sunduğu 28/02/2025 tarihli feragat dilekçesi doğrultusunda dosya ve kapsamının incelenmesinde, davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı vekilinin de feragat ve vazgeçme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın incelenmesinde; davacı vekilinin 28/02/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davalı vekili 05/03/2025 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın davadan feragat etmesine ilişkin beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına ilişkin beyan dilekçesi ibraz ettikleri anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311.maddeleri gereğince davacı vekilinin davadan feragat etmesi ve davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
1.Asıl ve birleşen davanın 6100 sayılı HMK'nun 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince feragat nedeniyle REDDİNE,
2.Asıl davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 19.056,47-TL harçtan alınması gereken 410,26-TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Kalan 18.646,21-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
3.Birleşen davada davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.634,77-TL harçtan alınması gereken 410,26 -TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Kalan 1.224,51-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya İADESİNE,
4.Asıl ve birleşen dava bakımından davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Asıl ve birleşen dava bakımından davalı vekilince vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı beyan edildiğinden bu hususta ara karar kurulmasına YER OLMADIĞINA,
6.Davacının HMK 333. maddesi gereğince yatırdığı gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7.Asıl davada; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8.Birleşen davada; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, taraf yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/03/2025 Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)