Esas No
E. 2022/5871
Karar No
K. 2024/10214
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/5871 E.  ,  2024/10214 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/898 Esas – 2022/488 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki, dava dışı ...'nün sürücüsü olduğu ve davacı müvekkili sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan ...'in vefat ettiğini, .... ve ...'in ise yaralandıklarını, kaza tespit tutanağına göre davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği ve kazanın tek ve asli kusurlu tarafının sigortalı araç sürücüsü .... olduğunun tespit edildiğini, Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/125 esas sayılı dosyasında davalıya sigortalı araç sürücüsü ....'nün mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili davacı şirket tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi uyarınca kazada yaralanan ...'e aktüer incelemesi sonucu tespit edilen 60.000,00 TL maluliyet tazminatının 11.04.2018 tarihinde ibraname mukabili ödendiğini, kazada vefat eden . ...'in yasal mirasçılarından eşi ....'e 03.02.2011 tarihinde 34.374,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bakiye tazminat talebi üzerine 7.860,00 TL ek ödeme olmak üzere toplam 42.234,00 TL ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından yapılan toplam ödemenin 102.234,00 TL olduğunu, sürücünün alkol raporunun eksik olması nedeniyle davacı şirketin, sigorta ettirene rücu edebileceğini, Bolu 4. İcra Dairesi'nin 2019/1804 esas sayılı takip dosyasında yapılan söz konusu ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı taraf aleyhine başlatılan takibe davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edildiğini belirterek davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davalının işleten olması sebebiyle davalı müvekkiline husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın dava dışı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ispat edemediğini ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu rücu sebebinin sürücünün kazadan sonra alkol raporu düzenlenmemiş olması nedeniyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlığını taşıyan B.4. maddesinin f bendinde düzenlenen bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması olarak gösterildiği, taraflar arasındaki poliçenin 10.08.2006 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle, poliçe tarihinde yürürlükte bulunmayan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın uygulanması ihtimali bulunmadığı, poliçe tarihi itibarıyla uygulanması gereken 15.08.2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda sigorta ettirene rücu halleri arasında alkol raporu düzenlenmemesinin rücu sebebi olarak sayılmadığı, ceza dosyasında alınan beyanlar itibari ile sürücü ....'nün olay sırasında alkollü olmadığı belirtildiği gibi davacı tarafından da kazanın sürücünün uyuşturucu veya keyif verici madde almış olarak aracı sevk ve idare etmesi esnasında meydana gelmiş olduğu ve alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş bulunmasından ileri geldiği hususunda dosyaya ibraz edilmiş herhangi bir delilin de bulunmadığı, sırf alkol raporu düzenlenmemiş olma halinin davacı ... şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir etki meydana getirmediği gerekçesiyle davanın reddine ve davacının takipte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu rücu istemine dayanak sigorta sözleşmesinin 10.08.2006 tarihinde düzenlendiği, kazanın ise 07.07.2007 tarihinde gerçekleştiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları'nın 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, eldeki davada 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın uygulanması gerektiği ve "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4 maddesinde sigorta ettirene rücu nedenleri arasında kazaya sebebiyet vereninin alkol raporu eksikliğinin yer almadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği ve davacının bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak ilk derece mahkemesince verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 üncü maddesinde "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi bulunduğu, bu kapsamda, ilk derece mahkemesince maddi tazminat niteliğindeki alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali davasının tamamının reddedilmesi sebebiyle tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Tüketici Mahkemeleri için belirlenen maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, tarifeye aykırı olarak dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ve kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının davacı lehine (vekalet ücreti yönünden) kaldırılmasına ve davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, davanın görevli mahkeme bakımından hukuken hatalı şekilde görülmüş olması nedeniyle vekalet ücreti yönünden de hatalı karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda yaralanma ve vefat nedeniyle ödenen maddi tazminatın rücuen tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/l inci maddesi uyarınca davalının tüketici sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde bulunduğu, aynı Kanun'un 73/1 inci maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklı davalara Tüketici Mahkemelerince bakılacağı, Kanun'un 83/2 nci maddesinde de diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi 6502 sayılı Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, davacı ... şirketinin dava dışı üçüncü şahıslar için ödediği tazminatı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.(f) bendindeki düzenlemeye dayanarak alkol raporu eksikliği nedeniyle davalı sigortalıdan rücuen tazmini istediği ve davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra 06.05.2020 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılmasında ve davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre maktu vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog