Esas No
E. 2022/5888
Karar No
K. 2024/2726
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/5888 E.  ,  2024/2726 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/796 Esas, 2022/836 Karar
HÜKÜM: Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/171 Esas - 2022/40 Karar

Taraflar arasındaki tacirin tutmakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin davalılarda olduğunun tespiti ve şirkete iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; şirket ortağı ...

Otomotiv A.Ş.'nin tek ortağı ve yetkilisi olan... davalılardan M.... ile bazı şirketlerde ortaklık yaptığını, müvekkili şirketin hisselerinin ... Otomotiv tarafından devralınması sürecinde davalı ...'nin yönlendirmesi sonucu adı geçen davalının diğer şirketlerinin faaliyet merkezi olan Göztepe Mah. ... Sokak, No:12 .../İstanbul adresinin müvekkili şirketin merkezi olarak gösterildiğini, davalının yönlendirmesi sonucu müvekkili şirketin ticari defterleri davalı ...'nin diğer şirketlerinin mali müşavirliğini yapan diğer davalı mali müşavir ... tarafından tutulduğunu, davalı ...'un 2018/Ocak ayı sonunda M. ... ile çalışmayı bıraktığını ve davacı şirketin defter tutma işini davalılardan ... Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ltd. Şti.'ye devrettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin enerji firması olarak kurulduğunu, sadece ... Enerji Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş.' nin %72 payını iktisap ettiğini, hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, ticari faaliyeti olmadığı için kayda değer ticari belgesi bulunmayan müvekkili şirketin ticari defterlerinin ise davalı ... gözetiminde olduğu için herhangi bir kontrol ve araştırmaya gerek görülmediğini, yapılan vergi incelemesi nedeni ile vergi müfettişi tarafından müvekkili şirkete ait 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin istenmesi üzerine bu talebin şirketin mali müşaviri olan ... Denetim Mali Müşavirlik Ltd. Şti.' ye iletildiğini, davalı ... Denetim Mali Müşavirlik Ltd. Şti yetkilileri ticari defterler ve belgelerin kendilerinde olmadığını beyan ettiğini, mali müşavirlik görevini üstlenen ... Denetim Mali Müşavirlik Ltd. Şti. ile geçmiş dönemde işi yürütmüş olan davalı ...'a gönderilen ihtarname ile ellerinde bulunan tüm ticari defter ve belgeleri müvekkili şirkete teslim etmeleri istendiğini, ihtarname tebliğ edilmesine rağmen davalı ... Denetim Mali Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, ihtarname tebliğ edilen diğer davalı ...'un ise gönderdiği cevabi ihtarnamede firmaya ait defterleri hiçbir zaman teslim almadığını, ticari defter ve belgelerin ...'nin ofisinde muhafaza edildiğini, davalı ...'un beyanı üzerine davalı ...'ye gönderilen ihtarname ile şirkete ait ticari defter ve belgeleri ibraz etmesini talep ettiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, davalıların kendilerinde bulunan ticari defter ve belgeleri müvekkili şirkete vermemesi sonucu vergi müfettişine defter ve belgeler ibraz edilemediğini, davalılardan ... ve ... Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müş. Ltd. Şti., müvekkili şirketin mali müşaviri olarak görev üstlendiğini, müvekkili şirketin beyannamelerin onaylayarak ilgili vergi dairesine verdiğini, mali müşavirlerin ticari defterler ellerinde olmaksızın beyanname verdiğini, müvekkili şirkete ait 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı envanter, yevmiye ve kebir defterleri ile aynı yıllara ait gelir-gider belgelerinin davalılar nezdinde olduğunun tespitine ve davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılardan ... ve ... Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Ltd. Şti.'nin bir süre davacı şirketin mali müşavirliklerini yaptıkları, davalılardan...'nin ise söz konusu davacı şirketle hiçbir bağının olmadığı, bir süre davacı şirketin mali müşavirliklerini yapan davalıların dava konusu ticari defterleri ellerinde bulundurmadıklarının ilgili vergi dairesine yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılması, davacı şirketin yönetim kurulu değişikliğinden sonra defterleri ve dava dilekçesinde belirtilen belgeleri davalılardan istediği, aksi sabit olmayan iddiaya göre defter ve belgelerin davalılar tarafından davacıya teslim edilmediği ve yine dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre söz konusu davacı şirket faal bir şirket olmadığı için ticari defterlerinin dava dışı başka bir şirketin ticari defterleri ile bir tutulduğunu ancak ticari defterlerin teslimine ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmediğini, ticari defterlerin bir çok kez farklı farklı vergi dairelerin bağlı bulunduğu adreslere taşındığını, sonuç olarak defterlerin nerede kimin elinde bulundurulduğunun bilinmediği bu haliyle davacı şirketin ticari defterlerin tutulmasında basiretli bir tacir gibi davranmadığı, her tacirin ticari muamelelerinin genişlik, mahiyet ve sonuçlarını yakinen bilmek ve defterler sayesinde ticari işletmenin sevk ve idaresini buna göre yapmak zorunda olduğu ve ayrıca on yıl süre ile saklanması gereken evrakın saklanmaması halinde tacirin sorumluluğunun bulunduğu, davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 82 ve devamı yükümlülükleri yerine getirmediği, bu belgelerin ve defterlerin teslimi için görülen davanın açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 64 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticari defterler faslında bu nevi evrakların ancak mahkemelerce veya resmi kurumlarca istenmesi durumunda teslim zorunluluğunun bulunduğu, ticari defterleri elinde bulundurduğunu iddia ettiği davalılar hakkında davacı şirketin Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunma imkanına sahip olduğu, ticari defterlerle ispatlanacak bir dava ile muhatap kalması durumunda davacının dilekçede bahsettiği olayları mahkemeye bildirip mahkemeden defterlerin zorla alınmasını talep etme imkanına sahip olduğu, bu itibarla davacının bu davayı açmakta hukuki bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyadaki delilerin yeterince incelenmediğini, gerekçeli kararda, davalıların dava konusu ticari defterleri ellerinde bulundurmadıklarının ilgili vergi dairesine yazılan müzekkere cevaplarından anlaşıldığı belirtilmesine rağmen dosyada mübrez 03.05.2021 tarihli Göztepe Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen müzekkere cevabında 2016-2017 yıllarına ait beyannamelerin davalı ... ..., 2018-2019 yıllarına ait beyannamelerin davalı ... Denetim tarafından verildiğini, davanın iadenin yanı sıra davacıya ait defterlerin davalılarda olduğunun tespitine yönelik olduğunu ancak dosyada bu yönde kesin delil bulunmasına rağmen Mahkemece defterlerin davalılarda olduğu yönünde kanaate varamamasının da açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, vergi dairelerinden gelen kayıtlar ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkili şirketin her ne kadar tacir sorumluluğu bulunduğu gerekçe gösterilse de davalıların ellerinde olan defterlerin iade edilmemesi nedeni ile 2020 yılına ait beyannamelerin sunulamaması ve bu nedenle davacı şirket yetkilisi hakkında ceza davası bulunmasının işbu davanın açılmasında hukuki yararı olduğunu ortaya koymakla, suç duyurusunda bulunma imkanı gerekçe gösterilerek de somut davanın açılmasında hukuki yarar olmadığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, nitekim yerleşmiş içtihatlar ve doktrindeki görüşler uyarınca dava dilekçesinde de belirtildiği üzere tacirin defterleri elinde bulunduran kişiye iade davası açma hakkı bulunduğunu, kaldı ki ceza davasındaki yaptırım ile hukuk davasındaki yaptırımın aynı olmadığını, zira ceza davasında zorla alma konusunda talep hakkının olduğu kabul edilse dahi bu yönde bir tespit yapılmadan defterlere yönelik zorla iade sağlanamayacağını, diğer taraftan, davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6102 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, her tacirin ticari defter tutmak ve bunları gerektiğinde ibraz edecek şekilde uhdesinde bulundurmak zorunda olduğu, bu kapsamda ticari defterlerin üçüncü kişi nezdinde bulunması halinde şirketin ticari defterlerin kendisine teslimini istemesinde hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalıların ticari defterlerin kendileri tarafından teslim alındığını ve defterlerin kendilerinde bulunduğunu kabul etmedikleri, ticari defterlerin davalılarda bulunduğuna dair dosyada herhangi bir kayıt bulunmadığı, şirketin muhasebe işlemlerinin yürütülmesi için davalılardan ... ve ... ... Ltd. Şti.'nce vergi dairesine bir takım beyannameler verilmiş ise de bu husus defterlerin davalılarda olduğunu ispata elverişli olmadığı, bu durumda, davalıların davacıya ait ticari defterleri uhdelerinde bulundurduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tacirin tutmakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin davalılarda olduğunun tespiti ve şirkete iadesine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 64 ve 82 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog