11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/27362 E. , 2025/692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
5271 sayılı CMK'nın kanun yollarına başvurma başlıklı, 260/1. maddesindeki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan şikâyetçi ...'nun duruşmada şikâyetçi olduğunu söylediği halde katılma talebi sorulmadığı, ancak şikâyetçi vekilinin kararı temyiz ederek katılma iradesi göstermesi karşısında şikâyetçi ...'nun 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılan, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
A. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'a Yönelik Hüküm Fıkrasının II. ve VI. Paragraflarında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde tespit edildiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Katılanlar ...
ve ...'ya Yönelik Hüküm Fıkrasının 1. Paragrafında, Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Hüküm Fıkrasının III. Paragrafında, Katılan ...'a Yönelik Hüküm Fıkrasının IV. Paragrafında, Katılan ...'a Yönelik Hüküm Fıkrasının V. Paragrafında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerinin İncelenmesinde
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.Sanığın katılanlar ... ve ...'ya yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden tek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2.Katılan ...'ın alınan beyanında kendisi, annesi ..., dayısı ... ve eniştesi ...'tan aldığı toplam 22.500.00 TL parayı sanığa verdiğini belirtmesi ve sanığın ..., ... ve ... ile muhatap olmamış olması karşısında, sanığın bu kişilere yönelik eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince zincirleme şekilde tek dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden katılanlar ... ve ... hakkında ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
3.Sanığın mahkûmiyetine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu avukatlık ücretine hükmolunmaması, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.