16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/06/2020 tarihinde, müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ...'dan ... yönünde seyrederken hangi araçtan düştüğü belli olmayan forklift lastiğine aracının ön kısmı ile çarptığını ve aracın savrulması ile şarampole uçtuğunu, bu şekilde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kazada bedensel zarara uğradığını ve sakat kaldığını, kazada faili meçhul araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin ... CBS'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını, sakatlanma neticesinde maddi zararın karşılanması amacı ile davalı şirkete başvuru yapıldığını, ancak davalı yanca 15 gün içerisinde cevap verilmediğini akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını ve işbu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulüne, maluliyete dayalı maddi tazminatın davalıya başvuru tarihi olan 21/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ; 7.700,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı masrafı ve 100,00 TL sürekli bakıcı masrafı olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili dava değeri belirlediği dilekçesinde özetle ; Toplam 370.194,31-TL'nin temerrüt tarihi olan 21/08/2020'den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili davacı yanın çelişkili ifade ve beyanları dışında kazanın oluştuğuna dair somut delillerin bulunmadığını, kazanın yolda atılı halde durmakta olan fork-lift lastiği olduğu iddia edilen cisme, davacının çarpması neticesinde meydana geldiğini, yolda duran cismi bir araç sürücüsünün attığının dahi varsayım olduğunu, ayrıca davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğunun ispat edilemediğini, davacının aracın varlığını ispata dair herhangi bir bilgi veya belge sunamadığını, müvekkilinin maluliyet tazminatı ödenebilmesi için , kişinin maluliyete sebep olan arazlarının trafik kazasından kaynaklanmasının gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte , davacı tarafından dosyaya sunulan raporların ikisinde de geçici iş göremezlik tespitine yer verilmediğini, davacının fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgeyi dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alınmasının gerektiğini belirterek , davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 13.06.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazada davacının malul kaldığından bahisle maddi tazminat istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1958 doğumlu ...‘ın 13.06.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.1e göre Kategori III % 13 olarak tespit edildiğine göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 13 (yüzdeonüç) olduğu,
2.İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Mevcut belgelere göre ... ve ... oğlu 1958 doğumlu ...‘ın 13.06.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle; Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... ve ...tarafından düzenlenen 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 13/06/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında;
1.Azami hız sınırı 110 km/saat olan bölünmüş yolda, gece ve aydınlatılmış kesimde seyir şeridi içinde bulunan dolgu lastiğin, aracın çarpıp savrulmasına yol açarak kazanın meydana gelmesinde %100 etkili olduğu,
2.Davacı sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı,
3.%100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın ;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 12.623,88-TL
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %13 maluliyeti ile ilgili maddi zararının = 357.570,73-TL olduğu,
c)Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi zararının davalının kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu 410.000,00-TL'lik sakatlık teminat limiti içinde kaldığı,
d)ATK tarafından davacının geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı,
e)Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 03.09.2020 olarak belirlendiği,
f)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Davalı taraf dava değerinin belirlenmesinden sonra zamanaşımı itirazı ileri sürmüş ise de; kazanın 13.06.2020 tarihinde meydana geldiği, davanın 13.05.2022 tarihinde ve belirsiz dava şeklinde açıldığı, KTK 109 da yer alan 2 yıl zamanaşımı süresinin arabuluculukta geçen süre dikkate alınmasa dahi dava tarihi itibari ile dolmamış olduğu ve dava belirsiz dava olarak açıldığından alacağın tamamı için dava tarihi itibari ile zamanaşımının kesildiği anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacının 13/06/2020 tarihinde, ... plakalı araç ile seyrederken hangi araçtan düştüğü belli olmayan forklift lastiğine aracının ön kısmı ile çarptığı ve aracın savrulması ile şarampole uçtuğu , bu şekilde malul kaldığı iddia edilerek eldeki davanın açıldığı, olaya ilişkin ... CBS nin ... soruşturma numaralı dosyasında davacının yoldaki araç lastiğine çarptığının ve kaza tespit tutanağı uyarınca davacının kusuru bulunmadığının sabit olduğu, olayın başkaca türlü gerçekleştiğine dair bir delil bulunmadığı, KTK 85/3 hükmü uyarınca davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 13.06.2020 tarihi itibari ile yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri kapsamında temin edilen, davacının son haline ilişkin güncel raporlar da incelenerek hazırlanan ATK raporunda davacının % 13 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığının, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun , bakıma muhtaç olduğu sürenin ise bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür.
ATK raporunun dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile güncel durum raporları da dikkate alınarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı anlaşılmakla, yeniden rapor alınması yoluna gidilmemiştir.
Ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun tanzim edilmekle mahkememizce itibar edilir bulunan kusur raporu içeriği ışığında; davacı tarafın kusursuz olduğu, bu tespitin ceza soruşturma dosyası ile uyumlu olduğu, kusura ilişkin başkaca bir değerlendirme unsuru bulunmadığı ve aksi yönde delil ibraz edilmediği, davacının müterafık kusuruna ilişkin kaza tespit tutanağında bir değerlendirme unsuru da bulunmadığı anlaşılmakla, usul ekonomisi ilkesi ışığında kusur yönünden yeniden inceleme yapılması yoluna gidilmemiştir. 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, güncel asgari ücret hesaplamalarına göre hazırlanmakla itibar edilir bulunan aktüer bilirkişi raporu kapsamında; davacının 357.570,73-TL kalıcı maluliyet, 12.623,88-TL geçici maluliyet olmak üzere toplam 370.194,61-TL talep edebileceğinin belirlendiği, davacı tarafın işbu rapora bir itirazının olmadığı, dosyaya gelen müzekkere cevabında görüleceği üzere SGK tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, böylece davacı yanın talep miktarı, maluliyet oranı, kusur durumları ve ZMMS poliçe limiti uyarınca; davacının 357.570,73-TL kalıcı maluliyet, 12.623,88-TL geçici maluliyet olmak üzere toplam 370.194,61-TL maddi tazminat talep edebileceği, anılı tazminat bedeli yönünden davalı ... hesabının tazmin sorumluluğunun KTK 85/3 maddesi uyarınca mevcut olduğu anlaşılmış ve anılan tutarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından 200-TL üzerinden harçlandırılan geçici/sürekli bakıcı ihtiyacına yönelik maddi tazminat talebinin ise reddi gerekmiştir.
Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten sonra ... Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup buna göre 03.09.2020 tarihinden itibaren ve talep gibi yasal faiz işletilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
357.570,73-TL kalıcı maluliyet, 12.623,88-TL geçici maluliyet olmak üzere toplam 370.194,61-TL maddi tazminatın 03.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığından 200-TL üzerinden harçlandırılan bakıcı ihtiyacına yönelik maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.287,99-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 1.318,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.969,29-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafça yapılan 8.332,25-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 8.328,08 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 59.231,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 200-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8.Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin 1.238,00-TL ıslah ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.399,40-TLnin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9.Devletçe karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.559,22-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 0,78-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)