18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan 06.03.2015 tarihinde imzalanan “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme” (İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamındaki işi tamamlaması neticesinde 02/.05.2019 tarihli yapım işleri kesin kabul tutanağı düzenlenmiş ve kesin kabul tutanağı yetkili makam tarafından 15.10.2019 tarihinde onaylanarak kesin kabul yapıldığını, ancak, davalı idare müvekkiline hiçbir gerekçe göstermeden bu güne kadar kesin hakedişi ödemediğini, müvekkilinin, davaya konu “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme” (İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında yapılan işle ilgili olarak, davalının istek ve onayı ile Sözleşme kapsamında yer almayan ek işleri de yaptığını, bu işlerin yapılmasını bizzat davalı tarafından talep edildiğini ve müvekkilinin hazırladığı bu işlere ait projeler davalı tarafından onaylandığını, bu nedenle, müvekkilinin yaptığı bu ek işlerden dolayı davalıdan kesin kabulün yapıldığı 15/10/2019 tarihi itibariyle 216.551,47 TL alacağı olduğunu, ancak davalının, kesin hakedişi ödemediği gibi, müvekkilinin ek işlerden doğan alacağını da ödemediğini, açıklanan hususlar değerlendirilerek, davamızın kabulü ile;
Müvekkilinin ... (... Genel Müdürlüğü ...)’den aldığı “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme” (İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında olan alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL'nin, kesin kabulün yapıldığı 15.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte ödenmesine,
Müvekkilinin “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme”(İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında yapılan işle ilgili olarak, davalının istek ve onayı ile yaptığı, sözleşme kapsamında yer almayan ek işlerden doğan alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL'nin, kesin kabulün yapıldığı 15.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 14.02.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde talep edilen “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme” (İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında olan alacak tazminatı yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL olarak talep ettikleri alacaklarının davalının cevap dilekçesinde kabul ettiği 270.969,17 TL tutar doğrultusunda ıslah yolu ile 260.969,17 TL daha arttırılarak, toplam 270.969,17 TL'nin kesin kabulün yapıldığı 15.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte hükmen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın dilekçesinde dava konusu iddia ettiği alacak taleplerinin toplam miktarlarını belirtmiş ancak huzurdaki davayı kısmi dava olarak açıldığını, bu şartlarda dava dilekçesinde dava konusu ihtilafın toplam miktarları açıkça belirtilmiş olduğundan huzurdaki davanın kısmi dava açılması, usul hükümleri bakımından açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın bu sebeple de reddine karar verilmesini, davacı şirketin arabuluculuk talebi ve son anlaşamama tutanağında soyut bir genel alacak talebi yazılı olduğunu, tam dava, kısmi dava veya belirsiz alacak davası ile ilgili talep ve anlaşamama tutanağı olmadığını, Arabuluculuk süreci usulüne uygun yürütülmediğini, bu durumun usüle aykırı olduğunu, huzurdaki davayla ilgili usul ve esas bakımından geçerli bir arabuluculuk son anlaşamama tutanağı olmadığından davanın bu sebeple de reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu taleplerle ilgili hangi talebin veya taleplerin sözleşme kapsamında ya da sözleşme dışı olduğuna dair davacı vekili tarafından ayrıca açıklama yapılması ve somutlaştırma yapılması gerektiği, hak kaybı oluşmaması bakımından dava dilekçesinde yazılı tüm talepler bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı yönünden de reddine karar verilmesini, sonuç itibariyle, dava konusu olayla ilgili idarelerinde işlemlerin yürürlükteki mevzuata, sözleşme ile şartname hükümlerine ve hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın dava konusu iddiaları ve talepleri hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın tüm taleplerinin reddiyle birlikte ve ayrıca ticari avans faizi talebinin de reddine karar verilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevaplarıdır. Mahkememizin 01/07/2024 tarihli duruşmasında davalı tanıkları dinlendi.
Davalı tanığı: ... ... T.C kimlik numaralı; ... Genel Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü, ... Mah. ... Cad. No:2 adresinde oturur , engel hali yok usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa, tanık sıfatı ile sorulacak sorulara vereceği cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına, bildiğinden hiç bir şey saklamayacağına, namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerler üzerine yemin edip etmediği soruldu; ederim dedi.
Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu:Ben davalı kurumda 2006 yılından beri işci mühendis sıfatıyla çalışmaktayım, dava konusu sözleşmede de kontrol mühendisi olarak görev yaptım, dava konusu sözleşme anahtar teslimi usulü ileydi, imalatlar kısım kısım tamamlandıkça hakedişler müteahite ödendi, sözleşme gereği eksik kalan kısımlar veya fazla yapıldığı iddia edilen kısımlar var ise işin kesin hakediş aşamasında hesaplanır alacak var ise ödenir, eksiklik var ise hakedişlerden kesilirdi, dava konusu sözleşmede kesin hesap yapılmadan ben bu birimden 2019 yılında ayrıldım, halen başka birimde görev yapıyorum, ufak tefek sözleşme dışı tadilat vb işler davacıya yaptırılmıştır, ben kesin hesaptan ve teslimden önce ayrıldığımdan müteahidin eksik ya da ayıplı işleri ile sözleşme dışı yaptığı işler ve bedelleri hakkında bilgi sahibi değilim, bunlar kesin hesap ve teslim sürecinde netleşir, bilgi ve görgüm bundan ibarettir , dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Ara hakedişlere davacı tarafın itirazı olmadı, kesin hesap yapılmadı diye biliyorum, ben kesin hesap yapılmadan birimden ayrılmıştım, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Davalı tanığı:... ... T.C kimlik numaralı ; ... Genel Müdürlüğü Su İnşaat Daire Müdürlüğü, ... Mah. ... cad. No:7 .../ İstanbul adresinde oturur , engel hali yok usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa, tanık sıfatı ile sorulacak sorulara vereceği cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına, bildiğinden hiç bir şey saklamayacağına, namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerler üzerine yemin edip etmediği soruldu; ederim dedi.
Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: 1993 yılından beri davalı kurumda kontrol mühendisi yardımcısı olarak çalışıyorum, dava konusu sözleşmede elektrik kontrol mühendisi yardımcısı olarak görev yaptım, müteahit işin büyük bir kısmını yaptı, bir kısmı kaldı, eksik kalan kısımları idare tamamladı, kesin hesap yapılmadığından eksik kalıp tamamlanan kısımlarının oranını bilmiyorum, eksik kalan kısımların ödemesi kesin kabul yapılmadığından ödenmedi diye biliyorum, iş devam ederken elektrik kısmı ile ilgili olarak ara hakedişlere davacı tarafın itirazı olmadı, sözleşmede yer almamasına rağmen davalı kurumun talebi üzerine davacının yaptığı işler vardı, bunların kamera sistemleri ve aydınlatma sistemleri, olduğunu biliyorum, alanım olan elektrik kısmında sadece bunlardı, kesin hakediş hala dahi yapılmadığından taraflar arasında husumet oluştu, davacının eksik bırakıp davalının tamamladığı işler davalı kurum personel ve imkanları kullanılarak 3. Şahıslara ihale edilmeden yapıldı, bilgim ve görgüm bundan ibarettir dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.
Davalı tanığı: ... ... T.C kimlik numaralı ; ... adresinde oturur , engel hali yok usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanığa, tanık sıfatı ile sorulacak sorulara vereceği cevapların gerçeğe aykırı olmayacağına, bildiğinden hiç bir şey saklamayacağına, namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerler üzerine yemin edip etmediği soruldu; ederim dedi.
Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: 2011 yılından beri davalı kurumda inşaat mühendisi olarak çalışıyorum, 2017 yılı Şubat ayından beri ... ...İnşaat Şube Müdürü olarak göreve başladım, ben göreve başladığımda dava konusu sözleşmedeki işin yaklaşık yüzde sekseni bitmişti, kalan yüzde yirmilik kısmı şube müdürlüğüm sürecinde büyük kısmı davacı yüklenici tarafından bir kısmı da idaremiz tarafından tamamlandı, hatırladığım kadarı ile davacının eksik bırakıp kurumun tamamladığı işler ; çevre düzenleme işleri ve diğer işlerdi biz yüklenici firmayı çağırdık görüştük, talep ettiği tutarlar ile bizim uygun bulduğumuz tutarlar arasında fark oluştuğundan kesin hesap bağlanamadı, 2021 yılında ben bu birimden ayrıldım, bu tarihten sonraki işleyişi bilmiyorum, aradan uzunca bir süre geçtiği için davacının kurumun talebi üzerine sözleşme dışı işler yapıp yapmadığı konusunda an itibari ile net bilgi sahibi değilim, ben görev yaptığım süreçte ara hakedişler oluyordu hatırladığım kadarı ile davacının itirazı yoktu, aradan zaman geçtiğinden yanlış hatırlıyor da olabilirim, bilgi ve görgüm bundan ibarettir dedi. Mahkememizin 15/04/2024 tarihli duruşmasında;
Davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu, belgesiz mazeretinin reddine karar verildiği, taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK. 150 mad. Gereğince süresinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildi.
Mahkememizin 01/07/2024 tarihli duruşmasında; Dinlenen tanık anlatımlarına karşı varsa beyan ve itirazlarını sunmaları, uyuşmazlık konusu ticari defter kayıt ve belgeleri flash bellek/cd formatında veya fiziken sunmaları için taraflara 2 haftalık kesin süre verilerek, ara kararlarda verilen süreler dolduğunda dosyanın eser sözleşmesi uzmanı, inşaat mühendisi ve mali müşavirden den oluşan 3 kişilik bilirkişilik heyetine tevdii ile, taraflar arasındaki " ... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı İşine Ait Sözleşme" kapsamında 15/10/2019 tarihi itibari ile davacının sözleşme gereği yaptığı işler ile davalının istek ve onayı ile sözleşme dışı yaptığı işlerden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktar ve konusu hakkında rapor düzenlenilmesinin istenilmesine, bilirkişilere HMK 278/4 maddesi gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine, her bir bilirkişiye 6.000,00 TL ücret takdirine, toplam 18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve tebliğ giderinin davacı tarafça 2 haftalık kesin sürede ödenmesine, aksi takdirde HMK 114/1 g maddesi gereği davanın usulden reddedileceği davacı vekiline ihtar edilmiştir.
Mahkememizin 11/11/2024 tarihli duruşmasında; Geçen celse ara kararı gereği belirlenen 18.000,00 TL bilirkişi ücretini iki haftalık kesin süre içerisinde yatırması için davacı vekiline son kez 2 haftalık kesin süre verilmesine, yeniden süre verilmeyeceğinin, verilen sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının, mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı), bilirkişi ücreti yatırıldığında, 01/07/2024 tarihli 3 nolu celse 4 nolu ara kararı gereği rapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Mahkememizin 17/02/2025 tarihli duruşmasında; Geçen celse ara kararı gereği belirlenen 18.000,00 TL bilirkişi ücretini iki haftalık kesin süre içerisinde yatırması için davacı vekiline son kez 2 haftalık kesin süre verildiği, yeniden süre verilmeyeceğinin, verilen sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılacağının, mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edilmiş ise de davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görüldü.
GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; a)Davacının iddia ettiği, ... (... Genel Müdürlüğü ...)’den aldığı “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme” (İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında olan alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL'nin, kesin kabulün yapıldığı 15.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte ödenmesi,
b)Davacının iddia ettiği, “... Yakası ... Hizmet Binaları Yapım İnşaatı (5) İşine Ait Sözleşme”(İhale Kayıt No: 2014/...) kapsamında yapılan işle ilgili olarak, davalının istek ve onayı ile yaptığı, sözleşme kapsamında yer almayan ek işlerden doğan alacağına ilişkin olarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, şimdilik 5.000 TL'nin, kesin kabulün yapıldığı 15.10.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte ödenmesi, taleplerine ilişkin dava olduğu görülmüştür.
Dava eser sözleşmesine ilişkin olduğundan bilirkişi iddia ve savunmalar doğrultusunda davacının tamamlayıp hak ettiği ödenmeyen yapım bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur. Bun nedenle 3 ve 4 nolu celselerde davacı tarafa bilirkişi ücretini ödemesi hususunda ihtaratlı olarak 2 haftalık süreler vermiş , davacı taraf bilirkişi ücretini ödemekten imtina etmiş, davacı vekili 5 nolu celsede bilirkişi incelemesi yapılmasını istemediklerini, davalının cevap dilekçesinde 270.969,17 TL tutarda borcu kabul ettiğini ve bu bedel üzerinden davayı ıslah ettiklerini beyanla ıslah edilen tutar üzerinden davanın kabulünü talep etmiştir.
Ancak davalı vekili taraflar arasında heniz kesin hak edişin yapılmadığını, cevap dilekçelerinde ıslah edilen tutar kadar borcu kabul ettiklerine dair bir beyanını bulunmadığını ifade etmiştir. Cevap dilekçesi ilgili paragraf incelendiğinde "...toplam 270.969,17 TL tutarın haricinde firmaya herhangi bir ödeme durumu bulunmamaktadır.." şeklinde bir ibarenin olduğu, davalı vekilinin bu ibarenin bu tutarda borç kabulü anlamına gelmediğine ilişkin beyanı,bu beyanın HMK 308/1 maddesi gereği kesin net bir kabul ifadesini içermemesi ve davanın konusu itibariyle hak ediş bedelinin tespitinin bilirkişi incelemesini gerektirmesi nedeniyle cevap dilekçesinde yer alan bu ifade mahkememizce HMK308/1 madde anlamında bir kabul beyanı olarak takdir edilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Delil İkamesi İçin Avans” başlıklı 324. maddesinde; “ (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Somut olay nezdinde davacı tarafça mahkememizin kesin süreye yönelik usulüne uygun ihtaratına rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmamış olması sebebiyle işbu bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmış, bu sebeple davacının alacağının varlığını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2022/228 Esas, 2022/1788 Karar Sayılı, 28.12.2022 Tarihli "... mahkemece; kesin süreye ilişkin ara kararın davacı tarafça yerine getirilmemesi sebebiyle davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bu işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, kesin süreye uymayan davacı tarafın artık bu delile dayanma imkanı kalmadığı, davalı tarafça kusur durumuna itiraz edildiğinden, davacının kusur durumunu ve davayı ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden" şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Reddine,
2.Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından ( peşin alınan 269,85,70 TL + 4.457,00 TL ıslah harcı ) olmak üzere toplam 4.726,85 TL'nin mahsubu ile artan 4.111,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4.Davalı tarafça yapılan 641,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 43.355,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
6.Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)