6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden hükümlü ...'in diğer müvekkili ... adına kayıtlı sigortasız araçla bir trafik kazasına karıştığını, Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında kazada tali kusurlu olduğundan bahisle mahkumiyet kararı verildiğini, kazanın karşı tarafı olan dava dışı asli kusurlu ...'ın ... aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında tazminat davası açtığını, dava sırasında ...nın davacı ile yargılama giderleri, vekalet ücreti ve 8.500,00 TL tazminat olmak üzere toplamda 11.000,00 TL karşılığı davadan feragat etmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını ve taraflar arasında sulh belgesi imzalandığını ve davacının feragat etmesi üzerine davanın feragatle sonuçlandığını, ...nın ...'a ödediği 11.000,00 TL'nin tamamının ve faizinin müvekkili hükümlü ... ve işleten ...'den tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında 7 örnek icra takibi başlattığını, 30/01/2019 tarihinde 1.500,00 TL, 28/02/2019 tarihinde 1.000,00 TL, 03/04/2019 tarihinde 1.000,00 TL olmak üzere borcun 3.500,00 TL'sinin haricen davalı vekiline ödendiğini, ...nın yaptığı ödemeyi gerçek zarar ve kusur oranında sorumlulara rücu edebileceğini, sürücü ... ve işleten ...'in ancak gerçek zarar nedeniyle ve ancak sürücü ...'in kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkillerinin yasal zorunluluk olmadığı halde yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemelerinden hiçbir şekilde sorumluluğu olmadığını, dava dışı zarar gören ...'ın gerçek zararın ne olduğu ve müvekkili sürücü ...'in kusur oranı belirlenmediği halde bu hususların kötüniyetli şekilde tümden gözardı edilerek hem yargılama giderleri ve vekalet ücreti, hem de tazminat ödemesinin tamamı için müvekkillerine karşı icra takibi yapıldığını, sürücü ...'in kusur oranı belirlenerek davalıya icra takibine konu miktarda borçlu olunmadığının tespiti ve yapılmış olan ödemelerin istirdadı amacıyla arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşmaya varılamadığını belirterek öncelikle İİK 72 uyarınca davalıya yapılmış olan harici ödemeler de dikkate alınarak öncelikle teminatsız olmak üzere icra veznesine yatacak paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, gerçek zarar ve kusur oranı ile rücuya konu olabilecek alacak kalemleri ve miktarları belirlenerek müvekkilinin davalıya İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, yapılmış olan ödemelerin istirdadına, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle davalıdan takip alacağının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ...'in maliki-işleteni olduğu ve kaza tarih-saatinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın diğer davacı ...'in sevk ve idaresinde iken dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsiklete 16/10/2013 tarihinde çarpması neticesinde ...'ın yaralandığını, ... plakalı aracın trafik sigortası olmaması sebebiyle ... tarafından müvekkili idare aleyhine Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporu ile davacı ...'in işbu kazada %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili idare tarafından aktüerya incelemesi de yaptırılarak 02/10/2018 tarihli Maluliyet Tazminatı Raporu ile dava dışı zarar görenin kaza nedeni ile net 34.996,35 TL gerçek zararı meydana geldiğinin tespit edildiğini, tespit edilen gerçek zarar miktarı ve zarar görenin %75 kusur oranına göre, davacıların da lehine olacak şekilde dava dışı zarar gören ile sulh protokolü imzalandığını ve buna istinaden müvekkili idare tarafından 23/10/2018 tarihinde 8.000,00 TL'sı tazminat (davacıların kusuruna göre gerçek zararın %25'i) olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücreti toplamı 11.000,00 TL ödeme yapıldığını, davanın açılmasından sonra sulh halinde davacı taraf vekilinin vekalet ücretine hak kazanacağı sabit olup sulh kapsamında karşı taraf vekiline 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenmiş asgari vekalet ücreti olan 2.180,00 TL 'nin ödendiğini, ayrıca gerçek zarar miktarı 34.996,35 TL olup bunun davacıların kusuruna göre %25'i 8.749,09 TL olmasına rağmen sulh kapsamında bu miktardan daha az olacak şekilde ancak tamamı kusur oranına tekabül eden 8.000,00 TL tazminat ve 628,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.628 TL olarak belirlendiğini, müvekkili idarenin ödediği tüm tazminatların yerine ödeme yapılan sigortasız araç sürücüsü ve işletenine rücu edilerek, talep ve dava olunmasının ... Yönetmeliğinin 16. maddesi uyarınca yasal zorunluluk olduğunu, bu itibarla idarece ödenen tazminatın rücuen tahsili için davacılar sigortasız araç işleteni ve sürücüsü aleyhine 25/12/2018 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız takibe başlandığını, takibin kesinleştiğini, takip borcuna mahsuben davacı tarafça 30/01/2019 tarihinde 1.500,00 TL, 28/02/2019 tarihinde 1.000,00 TL,03/04/2019 tarihinde 1.000,00 TL ve 15/08/2019 tarihinde 9.775,00 TL ödeme yapıldığını ve dava konusu icra takip dosyasının infazen kapatıldığını,dava konusu icra takibinin haksız ve kötüniyetli olmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davanın reddine, dava konusu icra takibinde müvekkili idarenin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden davanın kabulü halinde dahi müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacılar aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmekle incelenmesinde; davacı ... tarafından ... aleyhine maddi tazminat talebi ile 12/03/2018 tarihinde açılan dava hakkında, mahkemenin 16/11/2018 tarih ve ... Karar sayılı ilam ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, kararın 18/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası fiziken celp edilmekle incelenmesinde; şüpheli ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan Karşıyaka C.Başsavcılığı'nın ... nolu İddianamesi ile açılan dava hakkında, mahkemenin 26/09/2017 tarih ... Karar sayılı ilam ile 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 05/07/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dava,
İİK. 89/3 maddesi uyarınca açılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe esas alacak yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı, davalı ... tarafından, ... Yönetmeliğinin 16.maddesine dayanarak, davacının haksız fiili nedeniyle dava dışı hak sahibi ...'a ödemiş olduğu tazminat nedeniyle uğradığı zararı davacıdan tahsiline yönelik başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle, takip dosyasındaki borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup; dava TTK' da düzenlenen sigorta hukukundan doğan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olmayışı nedeniyle bir ticari işletme ile ticari işle de ilgili olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle, davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Taraflardan birinin tacir olmaması ve uyuşmazlığın iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili olmayışı yanında davanın mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı; Türk Ticaret Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri gereğince taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusuna göre de görülmekte olan davanın mutlak veya nîspi ticarî dava olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından, Mahkememizin görevli bulunmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Davanın HMK'nun 114/1-c.maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
3.HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek açıkça okunup usulden anlatıldı.29/06/2020 Katip...
(e-imzalıdır)
Hakim...
(e-imzalıdır)