Esas No
E. 2025/275
Karar No
K. 2025/683
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/275

KARAR NO: 2025/683

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 12/12/2024

NUMARASI: 2023/217 E. - 2024/260 K.

DAVA: Faydalı Model Belgesine Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı
KARŞI DAVA: Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü,
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu emniyet kilidi ürünün bizzat müvekkili ... tarafından tasarlandığını ve geliştirildiğini, söz konusu ... firması tarafından üretilip satıldığını, ürünün müvekkili adına ... sayı ile TPMK nezdinde faydalı model olarak tescilli olduğunu, davalı ...’nin, müvekkillerinin ürünüyle teknik ve görsel olarak aynı özellikteki ürünleri piyasaya sürdüğünü, bunun tesadüfi olmayıp bilinçli ve kasıtlı bir taklitçilik olduğunu, taklit ürünlerin, davalı ...'nin fabrikasında üretildiğini, yine aynı kişilerin sahibi oldukları ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, davalının faydalı model başvurusu incelendiğinde, 2013 tarihli tescilinden haberdar olduklarının görüleceğini, davalının ... sayılı faydalı model başvurusunun tarif namesinin 2. sayfasında davacının tesciline atıf yapıldığını, davalı başvurusunda ilave özellikler bulunsa bile, temel ve esas alınan hususun müvekkiline ait tescilden izin alınmadan üretim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı başvurusundaki istemlerin sadece anahtarsız kilitlenme özelliği için tescil istendiğini, bu özellik dışında kalan tüm teknik özelliklerin, ürün parçalarının ve çalışma prensibinin müvekkillerinin ... sayılı tescilinde bulunduğunu, anahtarsız kilitlenme özelliğinin yeni ve ilave bir özellik olmadığını, piyasada bilinen ve 2013 yılından bu yana müvekkillerinin ürünlerinde bulunan bir özellik olduğunu, müvekkilinin faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref'ini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının, haksız fiil tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; müvekkilinin kamuya mal olmuş ürüne (anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidine) yenilik unsuru katarak, anahtarsız kitlenen güvenlik kilidine çevirdiğini ve yeni bir faydalı model yarattığını, davacı tarafın tescil ettirdiği ürünün ise, sadece anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidini kapsadığını, anahtarla kitlenebilen güvenlik kilidinin yenilik unsurunun bulunmadığını, yenilik niteliği taşımayan bir ürünü Türkiye’de ürüne ilişkin tescil bulunmamasından faydalanarak kötü niyetle tescil ettirdiğini, davacının yenilik özelliği bulunmayan bir ürüne dayanarak hak iddia edemeyeceğini, müvekkilinin kullandığı ürünün farklı bir ürün olduğunu, anahtarsız çalışan bir sistem ortaya çıkardığını, müvekkilinin faydalı modelinin sanayiye uygulanabilir bir yenilik unsuru getirdiğini, ayrıca söz konusu ürün için kullandığı ambalajın, genel standartlarda herkesin kullandığı mevcut bir ambalaj olduğunu ve taraflara özel bir tasarım barındırmadığını iddia ederek, asıl davanın reddini, davacı-k.davalılar adına ... sayı ile tescilli faydalı model belgesinin, yenilik unsuru barındırmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve karşı dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarihli 2023/217 Esas 2024/260 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;

1.Davacının davasının REDDİNE,

B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davalının karşı davasının REDDİNE," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilinin tescille korunan ürününe eklemeler yaparak kullandığını ve faydalı model ihlali yaptığını, müvekkilini faydalı modeline eklemeler yapsa dahi söz konusu ürünü üretebilmesi için müvekkili tescilli gerekli olduğundan müvekkilden lisans alınması gerektiğini, davalı firma f.model ihlalinin ötesinde müvekkilin ambalajında yer alan tüm ürün ve kurulum açıklamalarını birebir kopyaladığını, ambalajda yer alan ürün açıklama ve kurulum açıklamalarının ingilizce olduğu ve ingilizce kelime hatalarını hatta "..." markasını dahi kopyalayıp kendi ambalajlarına koyduklarını, bu durumun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, davalı taraf da ambalaj açıklamalarının birebir aynı olmasını inkar etmediğini, davalı firma bu durumu "teknik zorunluluk" olarak ifade ettiğini, karşı tarafın müvekkilin ürünlerini kopyalayıp f.model ihlali yapmasının ötesinde müvekkilin unvan ve markasının yer aldığı ambalajını kopyaladığını ve ambalaj üzerindeki yazıları birebir aldığını, bilirkişi raporu ve gerekçeli raporda yer alan "ambalaj açıklamaları, teknik zorunluluk nedeniyle birebir aynıdır" kararını anlamak mümkün olmadığını, tarafın ambalajlarında ki ingilizce açıklamalar kelimesi kelimesine, hatalarına kadar aynı olduğunu, hatta müvekkilin "penkid" markası dahi yer aldığını beyan ederek hükme esas alınan bilirkişi raporu ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunması nedeniyle ilgili kararın kaldırılmasına, tarafın ambalajlarında yer alan ürün ve kurulum ingilizce açıklamalarının kelime hatalarına varana kadar birebir aynı olmasının "teknik zorunluluk" olarak kabul edilmesi hatalı olup kararın TTK haksız rekabet hükümlerine aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını, davalı ambalajında, müvekkilin tescilli "..." markasının dahi yer almasının "teknik zorunluluk" olarak kabul edilmesi hatalı olup kararın TTK haksız rekabet hükümlerine aykırı olması nedeniyle kaldırılmasını, tescilli bir buluşa (+) artı eklemeler yapılsa dahi kök/temel buluştan izin (lisans) alınması gerektiği gözetilmeden oluşturulan ... ihlali oluşmadığın beyan ederek,

İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, taleplerinin kabulüne karar verilmesini, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozularak yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı'nın dilekçesinde ambalaja yönelik benzerliğin olduğunu, bunun haksız rekabet olduğunu iddia ettiğini ancak ambalaja yönelik bir tasarım tescili bulunmadığını, davacının kullanmış olduğu ambalajın kendisine ait olduğunu iddia etmesinin, müvekkilinin bunu taklit ettiğini iddia edemeyeceğini, söz konusu ambalaj davacıya ait bir ambalaj olmadığı ve kamuya mal olmuş genel kullanımda bir ambalaj olduğunu ilk derece mahkemesi dosyada bulunan tüm deliller doğrultusunda yenilik unsuru bulunmayan davacı/karşı davalıya ait ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğün karar vermediğini, bilirkişiler tarafından kapsamlı inceleme bu hususta yapılmadığını, bu nedenle esas davanın reddi ile karşı davanın da reddine karar veren ilk derece mahkemesinin karşı davayı reddine dair verdiği kararın yapılacak inceleme sonunda kaldırılması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesinin verdiği esas davaya ilişkin kararın onanmasını, karşı davaya ilişkin verdiği kararın ise kaldırılması ile davacı/karşı davalının faydalı modelinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava faydalı model belgesine tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatı istemine , karşı dava ise faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Davacı vekili, dava konusu olan emniyet kilidi ürünününe ilişkin ... sayılı faydalı model tescilinin müvekkiline ait olduğunu, davalı ...'nin bu ürünü teknik ve görsel olarak taklit ederek piyasaya sürdüğünü, dağıtımın ... aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davalıların ... sayılı faydalı model başvurusunun tarifnamesinde davacının tesciline atıf yapılmasının, önceki üründen haberdar olduklarını gösterdiğini beyanla faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men ve ref’ini, ayrıca şimdilik 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi ve 5.000 TL itibar tazminatı talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kamuya mal olmuş anahtarla kilitlenebilen güvenlik kilidini geliştirerek anahtarsız kilitlenebilen bir ürün ortaya koyduğunu, bu yenilik sayesinde farklı bir faydalı model oluşturduğunu , davacının tescil ettirdiği ürünün teknik olarak yenilik unsuru taşımadığını ve yalnızca anahtarla çalışan sistemleri kapsadığını, dolayısıyla tescilin kötü niyetli olduğunu ve hukuken geçersiz sayılması gerektiğini, kullanılan ambalajın genel geçer bir ambalaj türü olduğunu ve özgünlük barındırmadığını beyanla asıl davanın reddini, ... sayılı faydalı model tescilinin hükümsüzlüğünü ve verilecek hüküm özetinin ilanını istemiştir. Mahkemenin 04/07/2019 Tarih ve 2017/596 Esas - 2019/256 Karar sayılı kararı ile, asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiş, istinaf talebi üzerine Dairemizin 28/09/2023 Tarih ve 2020/1621 Esas - 2023/977 Karar sayılı ilamı ile " mahkemece iki kez rapor alındığı, asıl ve karşı dava yönünden her iki rapor arasında çelişki bulunduğu, taraf vekillerinin itirazlarının karşılanmadığı, eksik inceleme ile sonuca gidildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve taraf vekillerinin itirazlarının giderilmesi amacıyla, dosyanın konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları kapsamında yeni bir heyetten rapor aldırılması gerektiği ." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmış , 27/02/2024 tarihli raporda sonuç olarak; asıl dava bakımından; davalı ürünlerinin dava konusu ... no.lu faydalı modelin gerek lafzi gerekse eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığı, davalı ürün ambalajı ile davacı ürün ambalajlarının tüketici nezdinde karışıklığa neden olmayacağı değerlendirilmekle, ambalaj arka yüzlerinde birbir aynı teknik açıklamaların kullanılmasının haksız rekabete neden olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu, karşı dava bakımından; dava konusu ... no.lu faydalı modelin dosya kapsamındaki deliller karşısında tüm istemleri itibariyle yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu bildirilmiştir. 25/07/2024 tarihli ek raporda ise ; faydalı model tecavüzü yönünden ve davalı ürün ambalajı ile davacı ürün ambalajlarının tüketici nezdinde karışıklığa neden olmayacağı yönündeki kök rapordaki görüşlerini değiştirecek bir durum bulunmadığı, ürünlerin ambalaj arka yüzlerinde birbir aynı teknik açıklamaların kullanılmasının yanısıra davalı ambalajında davacı ... markasının da açıklamalarda yer almasının teknik kurulum açıklamalarının davacı ambalajından temin edildiğine dair bir emare olarak değerlendirilmesinin ve haksız rekabete neden olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Davacı karşı davalılar, adlarına tescilli ... nolu faydalı modelin (pencere emniyet kilidi) benzerinin davalı karşı davacı ... tarafından taklit edilerek üretildiğini, diğer davalı karşı davacı ... tarafından da piyasaya sürüldüğünü, ürün haricinde ambalajın dahi kopyalandığını iddia etmiş, davalı karşı davacılar ise; karşı tarafa ait ürünün yenilik özelliği taşımadığını beyan ederek, davacı karşı davalılar adına ... sayı ile tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında alınan 14.09.2018 tarihli ilk raporda; Faydalı Model Belgesi'nin hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, asıl dava yönünden karşı yan ürününün davacı tarafa ait Faydalı Model Belgesine tecavüz ettiği yönünde görüş bildirilmiş ise de, bu raporun suçlanan ürünler incelenmeden düzenlendiği bu nedenle hükme esas alınamayacağı, ürünler üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen 30.04.2019 tarihli ikinci raporda ise; karşı davaya konu Faydalı Model Belgesi'nin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, asıl davada dava konusu faydalı modele tecavüzün söz konusu olmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Dairemiz kararı sonrası alınan üçüncü rapor ve ek rapor daha önce alınan 30.04.2019 tarihli ikinci rapor ile uyumlu olup, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Patent ve faydalı model belgesine konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardandır. Bu nedenle dosyada mevcut ve birbirini teyit eden bilirkişi raporları dikkate alındığında; Karşı dava konusu , ... no.lu faydalı modelin alınan teknik bilirkişi raporu ile tüm istemleri itibariyle yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu tespit edilmiş olduğundan hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, karşı davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Faydalı model belgesinden doğan korumanın kapsamı istem veya istemler ile belirlenir. İstem veya istemler tarifname ve resimler esas alınarak yorumlanır. Faydalı modele konusunun sahibinden izinsiz kısmen veya tamamen taklit edilerek ürün haline getirilmesi tecavüz sayılmaktadır, Yorumlanan istemlerin suçlanan ürün ile karşılaştırılması gerekir. Kullanımın tecavüz oluşturduğunun söylenebilmesi için faydalı model belgesinde bulunan istemlerden en az bir tanesinin tüm unsurlarının davalı ürününü üzerinde aynen yada eşdeğerinin bulunması gerekir. Bir istemdeki unsurların yalnızca bir kısmının suçlanan üründe bulunması ve buna karşılık diğer unsurların yerine eşdeğerlik arz etmeyen başka unsurların kullanılması veya hiç bulunmaması halinde tecavüzden söz edilemeyecektir. Tespiti gereken buluşun taklidinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğidir. Asıl dava konusu, faydalı model hakkına tecavüz iddiası yönünden, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre, davalı ürünlerinin dava konusu ... no.lu faydalı modelin istemleri itibariyle gerek lafzi gerekse eşdeğer yolla koruma kapsamında olmadığı, dava konusu faydalı model ana istemi ile davalı ürünü arasında kıyaslama yapıldığında faydalı model ana istemindeki unsurlardan 3 tanesinin davalı ... ibareli ürününde yer almadığı, bu unsurlarla aynı işi aynı şekilde yapan ve aynı sonuca ulaşılmasını sağlayan unsurların yani eşdeğer unsurların da suçlanan üründe yer almadığ tespit edilmiş olduğundan davalıya ait emniyet kilidinin, davacıya ait faydalı model belgesinin koruma kapsamı dışında kaldığı, davalı ürün ambalajı ile davacı ürün ambalajlarının tüketici nezdinde karışıklığa neden olmayacağı, ambalaj arka yüzlerinde birbir aynı teknik açıklamaların kullanılmasının benzer ürünün kurulumuna ilişkin teknik zorunluluktan kaynaklandığı faydalı modelden doğan haklara tecavüzün söz konusu olmadığı davalı ambalajının arka yüzünde teknik açıklama kısmında “...” ifadesinin kullanılmasının markasal bir kullanım olmadığı , ancak açıklamaların davacı ambalajından alındığına bir emare olabileceği raporda belirtilmiş ise de, ilgili sektörde pen ibaresinin pvc nin kısaltması olarak yaygın kullanıldığı yine kid ibaresinin ingilizce çocuk anlamına geldiği ve ülkemizde yaygın kullanılan bir sözcük olduğu, “...” ibaresinin kullanımının kuruluma ilişkin teknik açıklama vasfını ortadan kaldırmadığı gözetildiğinde haksız rekabete sebebiyet vermeyeceği anlaşılmakla asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sonuç olarak, dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/12/2024 tarih ve 2023/217 E. 2024/260 K. sayılı kararına karşı davacı karşı davalılar ve davalı karşı davacılar vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı- karşı davalılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Asıl dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı- karşı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Karşı dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davalı- karşı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog